BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Denizin kuruduğunu gördüm

Ünal Bolat
Facebook
“Suların nereye gittiğine şaştım kaldım. Birkaç saat sonra sular geri geldi.”
 
Yeni Zelandalılar çok ilginç insanlar. Her şey kıvamında, ölçüsünde, anlamındadır. Tehdit, şantaj, korku yoktur.
İşte size bazı örnekler:
"Bu iş yeri kapalıdır, herkesten özür dileriz”, “Arabanızı kilitleyiniz yoksa dönüşte hava alırsınız”, “Burası kamera ile izlenmektedir, lütfen tebessüm ediniz”
“Bu tercihli yol bize aittir” Yazısıyla birlikte kahkaha atan motifler. Ki bunlar belediye otobüsünün arkasındaki yazı.
Yeni Zelandalılar kendilerine Kivi derler, hani şu bildiğimiz kivi meyvesi var ya, onlar dünyaya yaymışlar.
Ayrıca kivi adında çok ilginç bir de kuşları var. Kısacası tek "kivi" sözcüğünün üç değişik anlamı var. Ne kastedildiğini, cümlenin gelişinden anlamak gerekir. Bundan sonra, ben de Yeni Zelandalılar yerine kivi diyebilirim. Yılbaşından sonra oğlum Özgür, internetten uzak bir kentte villa kiraladı, bir hafta için. Oldukça güzel bir evdi. Bahçesinde sebze ve meyve ağaçları vardı. İki tane de hamak kuruluydu bahçede. Bir gün bir göl veya deniz kenarında (bunları anlamak, tanımak ve ayırmak çok zor Yeni Zelanda’da) belediye mangal ve barbekü sistemleri kurmuş. Sizin işiniz sadece alanı temiz tutmak. 2-3 saat sonra, koskoca deniz âdeta kurudu. Suların nereye gittiğine şaştım kaldım. Bütün deniz araçları yerine oturdu. Birkaç saat sonra da sular geri geldi.
Hatırıma Kızıldeniz’in asa ile ikiye ayrılmasıyla ilgili hadise geldi. Yeni Zelanda’nın yerlilerine Mauri deniliyor. Şu anda bir milyona yakın Mauri yaşıyor orada. Toplam nüfus zaten dört milyon dolayında...
1840 yılında Beyazlar ile Yerliler bir barış antlaşma imzalıyorlar.
Ne olmuş imzalamışlarsa?
Bu antlaşma hâlen yürürlükte de ondan.
Evden ayrılırken, ev ve sahibi hakkında not verdik ilgili internet sayfasında. Tabii, o da bizim hakkımızda. Birkaç hafta sonra bu kez yine uzak bir yerleşim yerinde bir ev daha kiraladık. Kiralarken bize hangi milletten olduğumuz sorulmadı. Çünkü bu ırkçılığa giren ve suç olan bir soru imiş.
Gittiğimiz zaman villanın sahibini bizi beklerken bulduk. Ben de hakkımızda bir endişesi olup olmadığını sordum. Cevap, daha önce kaldığımız ev sahibi, bizim için "gördüğüm en temiz ve düzenli insanlar" diye not düşmüş internete. Onu okuyunca yeni ev sahibi hiç kaygılanmamış. Bazen duyuyoruz hani kiracıların bırakın evdeki eşyaları, evi bile sattıklarını… DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
612424 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/612424.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT