BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kız evi naz evi ama...

“Bu ikramlar için kasaptan et alınmaz illaki büyükbaş veya koyun-keçi kesilirdi...”
 
 
Çok iyi hatırlıyorum, 1970 yılının temmuz ayındaydık. Sebze ve meyvenin bol olduğu bu ayda kız tarafı olan komşumuzla erkek tarafı olan komşu köylüler düğün için anlaşmışlardı.
Eski düğünler, 3 gün üç gece sürerdi ve çok haraketli olurdu…
Öyle ki gece gündüz 3 gün boyunca sürer yeme içme izzet ikram gelen giden oldukça bol olurdu. Yeme içmede kız tarafına ağırlık verilirdi. Çünkü düğünde aksi davranış çıkarılmasından çekinilir hatta korkulurdu. Buna halk arasında “Kız alayının düğün kavgası” denilirdi. Kavganın çıkmaması, verilecek güzel hizmete ve bol yiyeceğe bağlıydı.
Düğün sahibi, hizmetin iyi yapılabilmesi için düğünün birinci gecesinde komşu ve akrabalarına iyi bakmalıydı. Çünkü kız tarafına hizmeti yapacak olanlar bunlardı. Bu aynı zamanda geleneklerimizdendi bir âdetti. Bakımların iyi olmasının temelinde illaki et vardı. Et yemekleri olmadan iyi bakmak olmazdı… Bunun için kasaptan et alınmaz illaki büyükbaş veya koyun-keçi kesilirdi. Ayrıca ilave olarak çok sayıda kümes hayvanı da kesilir gelen gidene ikram edilirdi.
Düğün sahibi, anlaşılan o ki düğünün ilk gecesi için koyun kesmeye karar verir. Temmuz ayı sıcak olduğundan hayvanlar dışarıda çitle çevrili özel barınma yerlerine alınır orada kırdan sonra barınmaya ve ek beslenmeye devam edilirdi. Düğün sahibi, “düğün misafirlerine iyi bakayım” düşüncesiyle besili ve güçlü bir koçu diğer hayvanların içinden çıkarır. Hayvanı güçlükle yatırıp hayvanların bağırış-çağırışları arasında kestirir. Hayvan, ağaca asılarak yüzülür, eti parçalanır, derisi bir tarafa atılır. Parçalanan etler, kolaylık olsun diye dışarıda odun ateşinde büyük tencereye konularak haşlandığı gibi bir kısmı da közde pişirilir. Böylece taze taze ve sıcak sıcak düğün misafirlerine ikram edilir.
Davar sürüsü, çitle çevrili barınma yerinden alınan bir koçun başına gelenleri anlamış olacak ki sabaha kadar sürekli ses yapar. Köpekler de olup bitenlere havlama ve ulumalarıyla katılırlar. Sabahın erken saatlerinde davar kıra gitmeden önce semiz ve güçlü bir koçu daha çitten ayırmak isterler. O koçun ayrılmasının sebebi de kız evine gönderilip orada kız alayı denilen kız tarafına ikramda bulunmaktır.
Ama koç, uzun süre sürüden ayrılmamak için direnir. Sürekli ses yapar. Kendini yerlere bırakır. DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620021 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/620021.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT