BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir Buket Gül

Bir Buket Gül

Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Doğru baban duymamalı bunu, kahrından ölür sonra. Ne yapalım çocuğum kısa bir süre içinde olsa babanı darıltacaksın, başka çaremiz yok. Yerinin rahat olduğunu, annene dönmek istediğini, bizden bıktığını filan söylersin. Bırakmak istemezse zorla kaçarsın.



Susmak zorunda kalmıştı Gamze... Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Doğru baban duymamalı bunu, kahrından ölür sonra. Ne yapalım çocuğum kısa bir süre içinde olsa babanı darıltacaksın, başka çaremiz yok. Yerinin rahat olduğunu, annene dönmek istediğini, bizden bıktığını filan söylersin. Bırakmak istemezse zorla kaçarsın. -Öleyim daha iyi amca, babama o sözleri söylemek ölümden bin kez daha ağır. Ama sizin için yapacağım bunu, annem ve babam için yapacağım!.. -Sen daha yaşamalısın küçüğüm. Ölüm Allah’ın emridir ama bile bile ölmeni istemiyorum. Hem Ayşegül’ü ardından ağlatacak mısın?.. Ağlayan çocuk gülmeye çalışıyordu. Omuzları sarsılarak, hıçkırıklar içinde: -Ayşegül’ün sırası mı şimdi?.. dedi. -Yooo?.. dedi adam. Sen Amerika’dan dönünce hemen nişanlayacağım sizi. Ölürsem gözüm açık gitmem hiç olmazsa. Kalk gidelim, yaşlarını sil artık!.. Polis arabası geldi. Bir polis indi. Komisere: -Yoklar efendim, dedi. Fikret şaşırmıştı. -Nasıl olur, oltalarıyla gitmişlerdi oraya?.. -Doğru, iki olta nehrin kenarına atılmıştı, onları getirdik. Ama kendileri ortada yoklardı, çok aradık bulamadık. Komiser gözlerini Fikret’e çevirdi. -Benimle karakola geleceksin, dedi. Gamze ileriye atıldı, bir şey söylemek istedi. Vahdet’in bakışlarını üstünde görünce susmak zorunda kaldı. O sırada Cahit’le Mahir usta gülüşerek geliyorlardı. Polisleri görünce duraladılar. Komiser: -Neredeydiniz?.. dedi. -Koruluktaydık, dedi Mahir usta. Balık tutmaya gitmiştik. -Yok canım, diye alaylı konuştu komiser. Oltaları nehir kenarına atarak mı?.. -Çocuğun başı döndü, hastahaneye götürdüm. -Sen o yalanları başkalarına yuttur. Çocuğu ver Vahdet Bey’e... Cahit, Mahir ustanın yanından ayrılıp Gamze’nin yanına vardı. Onun elini tuttu. Kadın bu beklenmedik davranış karşısında şaşırmıştı. Vahdet de bunu hiç ummuyordu. Fikret bir şey anlayamamış, yüzü şaşkın bir ifadeye bürünmüştü. Mahir usta, Gamze’nin yanına vardı. -Kızım izin verirseniz, sizinle mühim bir mesele konuşmak istiyorum. Gamze merakla: -Tabiî Mahir amca, dedi. İkisi bir kenara çekildiler. Mahir usta ona olanları kısaca anlatırken hayretle elini yüzüne götürüyordu Gamze. Az sonra geldiler. Fikret onlara hiçbir şey anlamadan bakıyordu. Gamze, komisere: -Teşekkür ederiz, dedi. Vahdet lütfen gidelim buradan. Komiser: -Bir şey değil Gamze hanım, görevimiz, dedi. Babanıza hürmetlerimi bildirin. Siz merak etmeyin Fikret’i karakola götüreceğiz. -Hayır, dedi Gamze. Götürmeyeceksiniz, çünkü dâvâmızdan vazgeçiyoruz. -Olmaz!.. diye bağırdı Vahdet. -Evet!.. diye karşılık verdi Gamze, son derece sinirliydi. Hayatında hiç bu kadar öfkeli olmamıştı. Unutma ki bu çocuk senin değil, diye devam etti. Bu çocuk Fikret’le ikimizin yavrusu, sen karışamazsın. Dâvâmızdan vazgeçtik komiser Bey... -Pekâlâ hanfendi, dedi komiser. Biz görevimizi yaptık. Çocuklar gidebilirsiniz. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT