BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hükümetten istek var... “Doları yükseltin de kazanalım”

Hükümetten istek var... “Doları yükseltin de kazanalım”

Kabul ediyorum. Doların sert düşüşü tehlikeli. TL’nin aşırı değerlenmesi ekonomideki dengeleri bozuyor. İthalat ucuzluyor. İhracat zorlaşıyor.



Kabul ediyorum. Doların sert düşüşü tehlikeli. TL’nin aşırı değerlenmesi ekonomideki dengeleri bozuyor. İthalat ucuzluyor. İhracat zorlaşıyor. Ekonomi yönetimi Doların kötü gidişatı karşısında endişelenmekte haklı. Hiç kimsenin bu gerçeklere itirazı yok. Derviş’e Saddam yardımı Nitekim.. Bu olumsuzluğa karşı ilk harekete geçen Kemal Derviş oldu. 1 milyon 660 bin TL’den 1 milyon 295 bin TL’ye kadar inen Doların düşüşünü durdurmak için Derviş ağzını açtı. İstanbul’da ihracatçılarla özel bir sohbette buluşan Derviş’in “Doların 1 milyon 400 bin TL’nin üzerinde olması gerekir” dediğini bizzat ben duydum. Doların istenilen seviyeye çekilmesi için Merkez Bankası’nın müdahalesine bile gerek kalmadı. Piyasalar Irak’a harekât düzenleneceği ihtimalini de dikkate alarak dövize yöneldi. Sonuçta Dolar 1 milyon 410 bin TL’lik seviyeye ulaştı. Derviş’in istediği sadece beş günde gerçekleşti. Bir yerde Saddam Hüseyin Irak kriziyle Derviş’e yardım etti. Sizi ‘tuzu kurular’ sizi Her şeyden önce şunun üstünde anlaşalım. Doların artışı, Türkiye gibi ithalatı ihracatından fazla ve hammadde ihtiyacını yurtdışından sağlayan ülkelerin zararına. Özellikle.. Ham petrolü Dolar ödeyerek satın almıyor muyuz? Halk olarak Dolardaki yükselişten rahatsız değil miyiz? Dövizdeki her çıkış devleti ve milleti fakirleştirmiyor mu? Döviz yükselince kazananlara bakalım. Döviz stoklayan bankalar, ihracatçılar ve tabii ki spekülatörler ile kara paracılar. ‘Tuzu kurular’ diye de isimlendirebileceğimiz sınıfın içinde kimin sesi yükseliyor son günlerde? Gazetelerin ekonomi sayfalarına göz atın görürsünüz. Ağlayan da, inleyen de, döviz yükselsin duası eden de ihracatçılar. Bu yorumumuzda kesinlikle tüm ihracatçılarımızı eleştirmiyorum. Yanlış anlaşılmasın. Güldüren ve kızdıran sözler İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İTKİB) Başkanı Nuri Artok gazete sayfalarında boy gösteriyor. Açıklama yapıyor Sayın Artok. “Dünyadaki rakiplerimizle eş değer şartlarda mücadele edebileceğimiz bir politika olan rekabetçi kur uygulanmalı.” Aynen katılıyorum. Türkiye ihracat gelirini artırmak için ihracatçıyı desteklemeli. Yurtdışına mal satan kesime kesinlikle yardım edilmeli. İTKİB Başkanı Nuri beyin dilinin altındaki bakla, masum ve haklı talebinden çok farklı. Çünkü.. “İhracatçıya farklı bir kur uygulanabilir. İhracatçı kesim olarak genel ekonominin olumsuzluklarını bu kadar sırtımızda taşımak durumunda olmamalıyız” sözlerini Nuri Artok’tan duyuyoruz. Hiç olur mu canım? Nasıl böyle bir ifade kullabilirsiniz Sayın Başkan? Beş bin mi 68 milyon mu önemli? İhracatçı memleketini sevenlerin baş tacıdır. Türkiye’ye legal yollardan döviz getirenleri sırtımızda taşırız. Bunlar ayrı konular. Bana kalırsa.. Sizin talebininiz ve beklentiniz kendi cebinizi ilgilendiriyor Nuri bey. Türkiye Cumhuriyeti’nin 68 milyon vatandaşı döviz yükselişi yüzünden ‘zede’ olurken, bazı ihracatçıların ‘zade’ olmaları asla kabullenemez. Hele hele.. Genel ekonominin olumsuzluklarını sayıları beşbini bulan ihracatçı sırtında taşımayacakta, 70 milyon insan mı taşıyacak? Bizler de yük taşıyacak sırt mı kaldı ki? İç piyasaya yönelik çalışan firmalar, döviz kredisiyle yatırım yapıp borca giren şirketlerin hali ne olacak? Dövizdeki artışın vücudumuza iğneden ipliğe zam olarak saplanacağını nasıl unutabiliriz? “Nalıncı keseri gibi hep kendi tarafına yontanlar” zihniyetinden kurtulalım. Değil mi Sayın Nuri Artok? Ne dersiniz? Ekonomi yönetimi ihracatçıya elbette destek ver-me-li. Eximbank’ın kredi muslukları ihracatçıya sonuna kadar açılabilir. Vergi oranları düşürebilir. İhracatçının üretimde kullandığı enerji maliyetleri sübvanse edilebilir. Arzu edilirse ihracatçının getireceği döviz daha yüksek değerden alınabilir. Fakat.. İhracatçı daha çok ihracat yapsın düşüncesiyle döviz yükseltilmemeli. Yoksa Türkiye Cumhuriyeti kaybeder.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT