BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkçe’nin bayramı...

Türkçe’nin bayramı...

Türkçe’nin, ana dilimizin de bir günü var. 13 Mayıs da Türkçe’nin bayram günü. Anneler günü, cihanşümul bir hadise olduğu için bu kadar heyecanla kutlanıyor Türkçe ise...



Türkçe’nin, ana dilimizin de bir günü var. 13 Mayıs da Türkçe’nin bayram günü. Anneler günü, cihanşümul bir hadise olduğu için bu kadar heyecanla kutlanıyor Türkçe ise... dil bayramı yalnızca Karaman ilimizde yapılmakta. Türkçe, sadece Karamanlı’nın mı meselesi? Değil, fakat acı gerçek bu. Ondan da ilgili veya meraklısı dışında kimin haberi var? Milliliğinden dolayı milletlerarası alanlara taşınamayacağına göre Türkçeye onu konuşanların sahip çıkması, gereken değeri vermeleri lazım. Yabancılar, gelip Türkçenin dertlerini, sıkıntılarını veya zevklerini tartışacak değiller. Bunu bizim yapmamız lazım. Ama Karamanlıların vefası dışında faaliyet olarak bir de BKY-Babıali Kültür Yayıncılığı, dil bayramı münasebetiyle “Türkçe’nin Sözlüğü” ismiyle hacimli bir eser çıkarttı. O kadar. Onun dışında, bir çalışmadan haberdar değiliz. Türkiye’nin meselesi hayat pahalılığından ibaret olamaz. Enflasyon denen hayat pahalılığının korkutan tarafı nedir? Milli paranın itibardan düşmesi. Para itibardan düşerken Türkçe itibar mı kazanıyor? Hayır. Türkçe de giderek yabancı istilası altına girmekte. Dili ve parası yabancı, dini bozulma tehlikesindeki bir millet, herhalde birtakım aleyhte tuzakların hedefidir. Beyinler, Arapça-Farsça’dan kurtuluyoruz diye yıkanırken diğer taraftan İngilizcenin hücumuna uğradı. Bir gönüllü müstemlekecilik yaşadık. Ruhlar aç kaldı, aç kalan ruhlarda aşağılık hisleri meydana geldi ve ardından yabancı hayranlığı başladı. Ondan sonra da batı dillerine özenti. Bu toprakların aydını, bir garip. Dönem dönem bu garipliklerini tekrarlıyor. Ortadoğu dilleriyle de batı dilleriyle de. Karamanoğlu Mehmet Bey’in bu milleti var eden ana unsurlardan diline sahip çıkarak her yerde Türkçe’nin konuşulacağını ferman eylediği tarih, üzerinde dikkatle durulmaya değer. Bir ara dönem... Anadolu Selçuklu devleti, takatten düşmüş, Osmanlı, kurulmamıştır. Bey, biliyor ki siyasi kudret kaybolurken dil de zayıflarsa bir millet yok olabilir. Fermanın tarihi, 13 Mayıs 1277’dir. Yüce devletin kurulmasına daha 22 yıl var. İmparatorluk şafağında Anadolu’dan Türkçe’ye dair yükselen bu ses Karamanoğlu Mehmet Bey’in vasiyeti sayılsa yeridir. O hassasiyet Osmanlı devletinde de aynen devam etmiştir. İmparatorlukta resmi dil, hep Türkçe’dir. Osmanlı Türkleri, Karamanoğlu Mehmet Beyin vasiyetini yerine getirmişlerdir. Kapuda, divanda, mecaliste... hep Türkçe konuşulmuştur. Bugün de Türkçe, resmi lisan. Ne var ki birçok sahada Türkçe ya yok veya varlığı tehlike altında. Bilişim işkolu başta olmak üzere, ticaret, eğitim hatta sokak en önce sayılabilir. Türkçe, büyük bir tehlike yaşıyor. Aksanlar Amerikan Türkçesiyle konuşulmakta. En alakasız yerlerde bile Amerikan özentisi bir düşman mızrağı gibi göğsümüze batmakta. Dikkat edilecek şudur. Para zayıftır. Mânevi değerler zayıflamıştır. Türkçe, büyük bir çırpınış içindedir. Nüfus artış hızı 50 yıl sonrası için tehlike arz etmektedir. Ülkenin sahipleri bir gün azınlığa düşebilirler. Peki Türkiye’nin 50 yıllık planı var mı? Kısır çekişmelerden büyük hesaplara zaman kalmıyor ki. Kör döğüşü, görülmesi gerekenleri gözden saklamakta. Zaten hemen her yerde yaşanan o kargaşanın da sebebi bu değil mi? Bir ân kendi kendimize kalıp şöyle esaslı bir muhasebe yapmamıza fırsat bırakılmıyor. Onun için Türkiye hudutları dahilide yapılan her toplantının dili Türkçe olmalıdır. Ankara’daki bir toplantıda bile kendi delegemizin masasında “Turkey” yazdığını görüyoruz. Türk devlet başkanları, başbakanları kendi aralarında ne İngilizce, ne Rusça konuşsunlar. Onların ortak ana dilleri Türkçe’dir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT