BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Bir sofra da sen aç

Bir sofra da sen aç

Meydanlarda dev Ramazan çadırları... Her gün binlerce insan iftar ediyor. 15 bin kişiye yetecek kadar çorba, etli pilav ve tulumba tatlısı derken bütün bunlar sadece 7 milyar liraya mal oluyor. Belediyeler, “Zenginler için bu para ne ki!” diyerek yardım çağrısı yapıyor.



Mahya, davul, sahur topu derken iftar çadırları bir İstanbul klasiği oldu çıktı. İlçe belediyelerinin düzenlediği çadırlarda sahipsiz yaşlılar, yetimler, işsizler, talebeler, evlerine yetişemeyenler ve “bir değişiklik olsun” diyenler buyur ediliyor. Efendimiz’in (Sallallahü aleyhi ve sellem) bir hurma ile iftar açtırana bile müjdeler verdiğini düşünürseniz, binlerle fukarayı doyuran nelere kavuşmuyor? İyi de onbeş bin insanı doyurmak kolay mı? Bunca yemeği nasıl hazırlar, hem kaça çıkarırlar? Bunu öğrenmek için Üsküdar Belediyesi’nin aşhanesine gidiyoruz. Daha iftara dört beş saat var, yemekler bitmeli olmuş ama telaş sürüyor. Onlarca yamak haşlanmış tavukları didikliyor, etleri küçük küçük parçalara ayırıp, pilava katıyorlar. Bu aşhanede (kadir gecesi hariç) hep aynı yemek yapılıyor. Önü mercimek çorbası, sonu tulumba tatlısı. Ortada etli ya da tavuklu pilav var. Pilava çuval çuval nohut katıyor, hem doyurucu, hem de lezzetli olmasını sağlıyorlar. Yorulduklarına değiyor Aşhanenin idarecisi Ergun Kopuz “Burada mesai gün doğarken başlar” diyor, “işimiz son fukara da doyurulunca bitiyor. Bu bazen akşamın altısını buluyor. Arkadaşlarımız yaptıkları hizmetin farkındalar. İnsan üstü bir gayretle çalışıyor, yorulmaktan tad alıyorlar.” Aşçıbaşı, işe tavuk ya da parça eti haşlayarak başlıyor. Bu arada yamaklar pirinci ayıklıyorlar. Şükürler olsun pirinçler eskisi gibi değil, taşı, toprağı az çıkıyor ama elden geçmeden olmuyor. Ayıklanan pirinç yıkanıyor, paklanıyor bir güzel kavruluyor. “Kavruluyor” demesi kolay ama bir çuval pirinci, 4,5 kiloluk çomça ile karıştırmak bilek istiyor. Şimdi etler ya da tavuklar haşlandı ya, ellerinin altında mis gibi et ya da tavuksuyu bulunuyor. Zaten pirinci tavuk suyuna saldıkları için pilav “yeme de yanında yat” cinsinden oluyor. Gelelim hesap işine Sabah mutfağa 15 çuval pirinç, 4 çuval nohut, iki çuval mercimek, 10 teneke yağ (bir tenekesi 18 litre), yarım ton et ya da tavuk giriyor. Sadece 25 kilo tuz kullanıldığını düşünürseniz işin hacmi ortaya çıkıyor. Aşhaneden 15 kazan çorba ve 18 kazan pilav çıkıyor. Bir kazan neredeyse bin kişiye yetiyor. Peki 15 bin kişiyi doyurmanın maliyeti ne? Eğer böylesi bir tezgah kurulmamış olsa pahalıya çıkar ama Belediye’nin imkanları seferber edilince sadece 7 milyar liraya bitiyor. Ama dileyen dilediği miktarlarla havuza katılabiliyor. Şimdi ninem hizmetten etkilenmiş, gönlünden kopan üç beş kuruşu getirmiş. Ona da “hayır” denmiyor, insanların hayır yapma heveslerine set çekilmiyor. Biz en eski ve en büyük olduğu için Üsküdar Belediyesinin çalışmalarını dile getirdik ama İstanbul’un tek iftar çadırı o değil. Diğer belediyeler de benzer hizmetleri sunuyor, gariplerden dua alıyorlar.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 87143
    % -3.46
  • 5.7875
    % -2.96
  • 6.5899
    % -2.46
  • 7.3507
    % -2.54
  • 219.169
    % -2.33
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT