BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > BİR YILDIZ KAYDI

BİR YILDIZ KAYDI

Fırıncı Ömer ilk tedirginliğini atmıştı. -Ben öyle şeylerden ağnamam müdürüm. -Sen hiç piyes seyretmedin mi? -Yoh, seyretmedim... -Canım hiç sinemaya gitmedin mi, hiç film seyretmedin mi? -Geddim, geddim de...



Fırıncı Ömer ilk tedirginliğini atmıştı. -Ben öyle şeylerden ağnamam müdürüm. -Sen hiç piyes seyretmedin mi? -Yoh, seyretmedim... -Canım hiç sinemaya gitmedin mi, hiç film seyretmedin mi? -Geddim, geddim de... -Ha işte onun gibi bir şey. Filmde oynadığını farzet kızının... -Ne yani benim gız artis mi olacak? Fırıncı Ömer’in takoz koyacağını hisseden öğretmenler tedirgin olmaya başlamışlardı. Türkan hanım söze girdi: -Ne artisti Ömer bey, tiyatro oyuncusu olacak, müthiş bir kabiliyet var Emine’de... -Tiyatora oyuncusu olup da nolacah... -Yahu Ömer efendi ne laf anlamaz adamsın sen. Kızının tanınmış bir sanatçı olması bulunmaz bir şans, üstelik sana hiçbir masrafı olmayacak. Kaymakam bey vilayetteki işleri ayarlayacak, orada hem ortaokulu okuyup hem tiyatroda çalışacak, para kazanacak... Fırıncı Ömer para lafını duyunca biraz yumuşamıştı. -Para mı gazanacah? Yahu kim verü barmak gader gıza parayı... -Sen ne diyorsun, hele bir yıldız olsun, o zaman milyona para demez... -Yapma müdür beğ... Eyi o zaman... Ne yapacasak yapah, yılduz olsun Emine! Hem bizi şu peruşanlıhdan gurtarsın... Muharrem bey tam kalbinden vurmuştu Fırıncı Ömer’i... Para lafını duyar duymaz hemen çark etmişti. Bir an önce kızının tiyatrocu olmasını istiyordu şimdi, fakat bu sefer de Kambur Salih çıktı ortaya!.. Söylenenleri tam işitmese de torunu Emine’nin artist yapılmak istendiğini anlamış, itiraza başlamıştı. -Siz ne diyoğuz? Şuncacuk bi gızın oyununan, oynaşınan ne işi var? Sinemalardaki kepazeler gibi mi olacah benim torunum... Kambur Salih’e öfkeyle bakıyordu Türkan hanım. Babasının itirazlarının bitmeyeceğini anlayan Fırıncı Ömer yaşlı adamı susturdu. -Yahu baba bırak şincik bu lafları sen ağnaman bu işlerden. Müdür beğden, muallim beğlerden, hoca hanımdan daha mı eyi bileceğük biz? Müdür beğim siz ne gerekürse yapın, gerçi şu bizim Lütfü’ye de sözüm varıdı emme, boş ver oğa başga bi gız buluruh elbette... Muharrem bey Emine’nin annesine döndü, onun da fikrini alma gereği hissetmişti. -Yenge hanım sen ne diyorsun, kızının tiyatrocu olmasına? diye sordu. -Müdür beğim bilmem ki, Eminem daha güccük bi gız, vilayedde ne yapar, ne eder, başına bi iş gelü gandurular mı gınalı guzumu acep?.. - Yok canım, hiç olur mu öyle şey? Kim kandıracakmış, aydın, bilgili, görgülü modern bir oyuncu olacak Emine. Tiyatrodaki başarısına göre belki de Yeşilçam’a geçer, kasabamızın gururu olur... Kambur Salih gene söze karışmıştı. Ancak Muharrem bey, yaşlı adamı: -Sen hiç merak etme Salih amca, her şey çok güzel olacak, çocuğun istikbali kurtulacak, sen gönlünü hoş tut, diye susturup, toplantıyı sona erdirmek için ayağa kalktı. -Evet arkadaşlar gördüğünüz gibi Emine’nin ailesiyle de görüştük, bir problem kalmadı kayıt işlemlerini yaptırmak için harekete geçebiliriz. Ömer efendi sana haber verdiğimiz zaman çocukla beraber şu evrakları hazırlayarak vilayete gidersin... Fırıncı Ömer, Muharrem beyin eline verdiği kağıdı cebine koyarak babasının ardından kapıya yöneldi...  Emine hayalindeki dünyaya adım adım yaklaşıyordu. Şehir tiyatrosuna adım attığı gün şansı yaver gitmeye başlamıştı. “Bakkalın Kızı” adlı romanı tiyatroya aktarmak için on üç, on dört yaşlarında bir kız oyuncuya ihtiyaç vardı. Kaymakam ve belediye başkanının kuvvetli referansıyla “Bakkalın Kızı” rolünü Emine kapmıştı. Emine’nin il tiyatrosuna girmesiyle prova çalışmaları hemen başladı. Emine sanki doğuştan yetenekliydi. Bütün provalarda herkesin gözü onun üzerindeydi, hiçbir sahneyi ikiletmeden ve adeta yaşayarak oynuyordu. Yönetmen, sinemanın taçsız kraliçesi Ferda Dilan’ı bütün yönleriyle taklit eden bu küçük kızın geleceğin parlak bir yıldızı olacağını dillendirmeye başlamıştı... Emine, tiyatrodaki üstün başarısını ne yazık ki okul hayatında sürdüremiyordu. Okumayla arası iyi değildi. İlkyarı sonunda beş tane zayıfı gelse de hiç aldırış etmiyordu, okul onun için önemli değildi çünkü... İkamet ettiği yatılı bölge okulunun yurdunda bütün kızlar etrafında pervane gibi dönüyor, onunla arkadaşlık kurabilmek için can atıyorlardı. >DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93671
    % 1.06
  • 6.5406
    % -6.55
  • 7.4491
    % -6.58
  • 8.2727
    % -5.68
  • 251.454
    % -4.64
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT