BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Unutulmuş Günler

Unutulmuş Günler

Sinemayı geçtikten sonra hüzünle gülümserken, birden karşısında Canan’ı gördü. Kız bahçenin kapısında dikiliyordu ve onu farketmeyen Cihat az daha ona çarpıyordu. Durumu son anda farkedip kenara çekilirken, kız gülümseyerek konuştu.



Sinemayı geçtikten sonra hüzünle gülümserken, birden karşısında Canan’ı gördü. Kız bahçenin kapısında dikiliyordu ve onu farketmeyen Cihat az daha ona çarpıyordu. Durumu son anda farkedip kenara çekilirken, kız gülümseyerek konuştu. -Siz hep böyle güler misiniz?.. -Anlayamadım?.. dedi Cihat. -Siz diyorum. Hep böyle neşeli misiniz?.. Cihat güldü. -Aslında değilim de siz neşeli zamanıma denk geldiniz. Tesadüf işte.. -Öyle mi?.. Fakat ben hep yüzünüz gülsün isterim. -Sağol. Fakat siz de hep öylesiniz galiba?.. -Ben öyle olmaya çalışıyorum. Arkadaşlarım da güleç yüzlü olduğumu söyler, özellikle İstanbul’dakiler. -Neşeli olabilmek güzel bir şey gerçekten. Siz İstanbul’da mı oturuyorsunuz? -Evet... Sizin isminiz neydi?.. -Cihat!.. -Benim adım Canan. Tanıştığımıza memnun oldum. Cihat şaşkındı. -Ben de memnun oldum. -Biz İstanbul’da oturuyoruz. Aslında buralıyız da, babamın işleri nedeniyle İstanbul’da kalıyoruz. Fatih ve Florya’da evimiz var, en çok Fatih’de kalıyoruz. Ya siz?.. -Ben bu ilçedeyim. Ulucami Mahallesinde, Yukarı Çimen’de oturuyorum. -Biliyorum orayı, teyzemler oraya yakın bir yerde oturuyorlar. Hastane tarafındalar. Cihat izin isteyip ayrılmayı düşünürken, kız tekrar konuştu. -Bir şey rica edebilir miyim?.. -Tabiî, buyurun!.. -Her ne kadar buralı olsam da, Tavşanlı’yı çok fazla tanımıyorum. Sizce bir sakıncası yoksa, beni biraz gezdirebilir misiniz?.. Bir an düşündü Cihat, böyle şeylerden pek hoşlanmazdı. Göz ucuyla kıza baktı. -Olabilir, dedi. Gitmek istediğiniz bir yer var mı?.. Fındık yeşili gözleri sevinçle parladı kızın. -Mülayim Tepe’ye götürürsen sevinirim. -Tamam, bence bir sakıncası yok. -İçeriye haber edip geleyim o zaman. Kız sekerek eve girerken, sarı saçları savruluyordu. Mülayim’e gidecek olmaları pek hoşuna gitmemişti Cihat’ın. Ya Begüm oralarda görürse, hali yamandı. Canan hemen geldi. -Çok bekletmedim umarım. -Hayır, dedi Cihat. Oradan görünen Cumhuriyet meydanına doğru yürümeye başladılar. Belediye binası, ata binmiş Atatürk heykeli ve park vardı meydanda. Park tıklım tıklım kalabalıktı, millet videodan karate filmi seyrediyordu. -Bu yürüdüğümüz cadde İstasyon Caddesidir, dedi Cihat. Karşısı ise Cumhuriyet Meydanı. Yani, Tavşanlı’nın en merkezî yeri. -Yaaa!.. diyerek Canan gülümsedi. Bilmiyordum, öğrenmiş oldum. -Bu ilçede benden daha iyi rehber arasan bulamazdın!.. -Desene çok şanslıyım!.. Cumhuriyet Meydanına çıkmadan PTT caddesine döndüler. Mağazaların ve dükkânların önüne iskemle çekip oturanlar, Haydar Bey’in “İstanbullu” kızına merakla bakıyorlardı. Lacivert bir kot ve beyaz gömlek giymişti Canan. Omuzlarına dökülen uzun sarı saçları güneş ışıklarından parlıyordu. Onun fındık yeşili gözlerine ve sürekli gülümseyen yüzüne yan gözlerle bakan Cihat, sevgilisiyle piyasa yapıyormuş gibi hissediyordu kendisini. Bu durumlardan hoşlanmadığı için, bu gezinin bir an önce bitmesini arzuluyordu. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT