BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İşsiz gençlere kayıtsız kalamazsınız

İşsiz gençlere kayıtsız kalamazsınız

Türkiye’nin en büyük probleminin işsizlik olduğunu düşünüyorum. İş bulamamış, parasızlıktan evine ekmek götüremeyen, kirasını ödeyemeyen bir insanın ezikliğini düşünebiliyor musunuz? Ya belli bir yaşa gelmesine rağmen, iş bulamadığı için bütün planları bozulmuş, hayalleri yıkılmış, ruh sağlığını yitirmiş bir gencin hali...



Türkiye’nin en büyük probleminin işsizlik olduğunu düşünüyorum. İş bulamamış, parasızlıktan evine ekmek götüremeyen, kirasını ödeyemeyen bir insanın ezikliğini düşünebiliyor musunuz? Ya belli bir yaşa gelmesine rağmen, iş bulamadığı için bütün planları bozulmuş, hayalleri yıkılmış, ruh sağlığını yitirmiş bir gencin hali... Sorumlular bu büyük problemi görmezden gelemezler. Mutlaka bir çare bulmakla yükümlüler. Kamuyu istihdam kapısı olarak görmek istemiyorsunuz, haklı gerekçeleriniz de var; ama o boşluğu başka türlü gidermeniz gerek. Kesin sonuç alabileceğiniz, bu problemin çözümüne yönelik bir projeyi acilen meriyyete koymanız gerek. “Duble Yol”dan, hatta her şeyden önce... İş bulamamış S. D. ve milyonlarca gencin feryadını duymalısınız ve hemen çözüm bulmalısınız... “Ben lise mezunu işsiz bir gencim. 67 yaşındaki annemin emekli maaşıyla hayatımı idame ettiriyorum. Gülünecek haldeyiz... Benim gibi işsiz milyonlarca lise mezunu gencin bulunduğunu biliyorum, neredeyse Yunanistan’ın nüfusu kadar... Önceki yıllarda lise mezunları sınavla devlet memuru olabiliyordu, şimdi olamıyor. Bu imkan üniversite mezunlarına veriliyor. Üniversiteyi okuyamadık diye ceza mı veriliyor? Lise mezunu zeka özürlü mü? İşsiz lise mezunu sayısı giderek katlanıyor, tabii ki suça bulaşanların da. Bunların yüzüne bütün kapılar kapatılınca, yaşamak için bazı çılgınlıklara, suçlara tevessül ediyorlar. Ben ve benim gibiler AK Parti’ye ümit besledik, destek verdik. Onların da bunu unutmamaları, bizi düşünmeleri gerek. Bizi bazı politikacıların ayağına giderek yalvarmak zorunda bırakmasınlar. Bugünün yarını da var... Yurtdışına gidecek fırsatım olsa bir dakika bile durmam. Gidişat çok kötü, sonumuzu iyi göremiyorum. Özel bir işte çalışmak istediğimiz zaman 225 milyon kuru maaş veriliyor. SSK primlerini yatırdıkları da şüpheli. 60 milyonunu da yola verdiğimiz bu parayla geçinmemizi istiyorlar. Bırakın evlenmeyi, ayakta kalmanın mücadelesini veriyoruz. Az maaş verilmesi bir kısım özel sektörün işine geliyor; az maaş ver, çok kazan... Bu mantıkla kriz biter mi? Şu hale bakın; bir kilo et 12 milyon, süt 1 milyon, çay 6.5 milyon, mutfak tüpü 22 milyon ve aldığımız maaş ortada... Bu manzarayla bizi “Afrika Birliği”ne bile kabul etmezler. Allah bize acısın...”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT