BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Sen mahzun olma!”

“Sen mahzun olma!”

Nuh aleyhisselamın davet ve nasihati, kavminin nefslerine ağır geldiği için, ona akıl almaz hakaretler ve işkenceler yapmışlardı. Hz. Nuh onlara buyurmuştu ki: “Bana olan buğzunuz, sizi, eziyet etmeye sevketti. Hâlbuki, ben size, sizin bana yaptığınız kötülükle değil, Allahü teâlâya tevekkül etmekle, yalnız Ona itimat edip güvenmekle karşılık veririm. Sakın ola ki, eziyet vermenizin ve ölümle tehdit etmenizin, beni, insanları Hakka, Allahü teâlâya imana davetten alıkoyacağını zannetmeyiniz!”



Nuh aleyhisselamın davet ve nasihati, kavminin nefslerine ağır geldiği için, ona akıl almaz hakaretler ve işkenceler yapmışlardı. Hz. Nuh onlara buyurmuştu ki: “Bana olan buğzunuz, sizi, eziyet etmeye sevketti. Hâlbuki, ben size, sizin bana yaptığınız kötülükle değil, Allahü teâlâya tevekkül etmekle, yalnız Ona itimat edip güvenmekle karşılık veririm. Sakın ola ki, eziyet vermenizin ve ölümle tehdit etmenizin, beni, insanları Hakka, Allahü teâlâya imana davetten alıkoyacağını zannetmeyiniz!” Hz. Nuh, onların kötü niyetlerinin bulunduğunu haber verip, meydan okudu ve şöyle dedi: “Maksadınızın meydana gelmesini temin edecek, ne kadar çare, yol varsa hepsini toplayın. Kendilerine yakın olmakla, durumunuzun kuvvetli olacağını zannettiğiniz ortaklarınızı kendinize katın. Bu işiniz size tasa olmasın, faaliyetinizi gizli olarak devam ettirip sıkılmayın. Ne yapacaksanız, aşikâre olarak yapın! Bütün bu hazırlıklardan sonra, yapacağınız kötülüğü bana yöneltin. Bu kötülüğünüzü icra edeceğinizde, bana mühlet vermeyin ve bütün gücünüzle acele edin.” Hz. Nuh, kavminin kendisine yaptığı eziyetlere katlanıyor, ancak, iman etmemelerine üzülüyordu. Nihayet Allahü teâlâya şöyle yalvardı: “Ya Rabbî! Kullarının bana yaptığını görüyorsun. Kulların hakkında hayır dilemişsen, onları hidayete erdir. Yoksa sen onlar hakkında hükmedinceye kadar, bana sabır ver. Çünkü sen, hükmedenlerin en hayırlısısın.” Bunun hakkında, Hud suresinin 36. ayet-i kerimesinde mealen şöyle bildirildi: “Nuh’a vahyolundu ki, kavminden daha evvel iman etmiş olanların dışında hiç kimse iman etmeyecek. O hâlde sen, kavmin seni yalanladıkları için ve sana eza verdikleri için mahzun olma, kederlenme ki, onlardan intikam alma vakti gelmiştir.” Allahü teâlâdan gelen vahiy ile de sabit olmuş, iyice anlaşılmıştı ki, bu kavim ıslah olmayacak ve başka iman eden bulunmayacaktı. Artık ümit de kalmamıştı. Bundan sonra Hz. Nuh, kavminin helâkı için şöyle duâ etti: “Ya Rabbî! Bu zâlimleri helâk ve azabını ziyade eyle! Ey beni hidayet ve doğru yol üzere gitmek yaratılışı ile terbiye eden Rabbim! Yeryüzünde hareket eden hiçbir kâfiri bırakma! Eğer sen, onları bırakırsan, kullarını dalalete sürüklerler. Ey Rabbim! Beni, anamı, babamı mümin olarak evime girenleri, erkek, kadın, bütün müminleri magfiret eyle! Zâlimlerin, kâfirlerin ise ancak helâk ve hüsranlarını arttır.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86771
    % -0.03
  • 6.0043
    % -0.6
  • 6.7092
    % -0.48
  • 7.6486
    % -0.38
  • 246.92
    % -0.74
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT