BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kutsal topraklara giden vatandaşlarımız mağdur ediliyor

Kutsal topraklara giden vatandaşlarımız mağdur ediliyor

Hac veya umre için kutsal topraklara giden vatandaşlar çeşitli sıkıntılarla karşılaşıyor. Bazı sorumsuz turizm şirketleri ya da görevlerini gereği gibi yapmayan yetkililer yüzünden yaşlı insanlarımız olmadık eziyetler çekiyor, telafisi imkansız mağduriyetlere uğruyor. Hak aranınca da gerekli duyarlılık gösterilmiyor... Bununla ilgili mağduriyetlere daha önce de değinmiştim.



Hac veya umre için kutsal topraklara giden vatandaşlar çeşitli sıkıntılarla karşılaşıyor. Bazı sorumsuz turizm şirketleri ya da görevlerini gereği gibi yapmayan yetkililer yüzünden yaşlı insanlarımız olmadık eziyetler çekiyor, telafisi imkansız mağduriyetlere uğruyor. Hak aranınca da gerekli duyarlılık gösterilmiyor... Bununla ilgili mağduriyetlere daha önce de değinmiştim. Eskişehir Günyüzü’nün Gecek Köyü’nden 1929 doğumlu Muharrem Acartürk de fazlasıyla mağdur edilenlerden. Muharrem bey eşini de alarak, Ramazan ayında Diyanet’in organizasyonuyla, Eskişehir İl Müftülüğü’nün kafilesiyle umreye gitmiş. Daha ilk gün sürprizler başlamış, Mekke’de, otelde yer kalmadı denerek Muharrem bey, ihramlı olarak eşiyle dışarıda bırakılmış. Kendisinin de herkes gibi özel oda parası yatırdığını belirterek, kafile başkanı Karaman Müftüsü Mehmet Özlen’e bunun sebebini sormuş. Yaşlı olması hasebiyle sona kalması, geç gelmesi gerekçe gösteriliyor... Hızlı davrananlar yerleri kapmış, sona kalan yaşlı vatandaş dışarıda kalmış... Yapılan münakaşalar sonucu otele sonradan yerleşebiliyor... Maceranın devamını yine Muharrem Bey anlatıyor: “Daha sonra Medine’ye gitmek için eşyalarımızı otobüse yerleştirdik. Bizi başka bir otobüse bindirdiler. Medine’ye vardıktan sonra eşyalarımın olmadığını görünce, sebebini araştırdım. Meğerse, kafile başkanı, ‘Eskişehir’den hacım yok’ diyerek valizlerimi dışarıya atmış. Aldığım hediyelik eşyalar, yiyeceğim, çamaşırlarım, 2 bin dolar, 500 milyon Türk Lirası, nüfus cüzdanlarımız valizde idi, onlar da yok. Kafile başkanı yine dalga geçerek, gidin buna para toplayın diye söylendi. 10 gün Medine’de simitle iftar yaptık. Kafiledeki tanıdıklardan 500 dolar borç alarak, 70 kilogram hurma ile 2 bidon zemzem aldım, bunları “Adrese Teslim Kargo Hizmeti” veren bir şirkete 0701 numaralı makbuzla teslim ettim. 20 gün sonra 2 bidon zemzem gelmiş, bizim belediye otobüsüne teslim edilmiş, 30 gün sonra da 20 kg hurma yine aynı şekilde bize gönderildi. Kalan 50 kilogramlık hurma için yaptığım bütün müracaatlar ise sonuçsuz kaldı. Halbuki eve teslim etmeleri için para vermiştim... Ankara’ya, Diyanet İşleri Başkanlığı’na gittim, kafile başkanından şikayetçi olduğumu belirttim. Gerekeni yapacaklarını söylediler. 15 gün sonra valizimin bulunduğunu söylediler, eşime ve bana ait çamaşırların bulunduğu valiz. Ama hediyelerin, paraların bulunduğu valizden eser yok. 45 gün geçti, şikayetimle ilgili bir bilgi de verilmedi...” Yaşlı bir vatandaşa, kutsal yolculukta bu eziyet yapılır mı? İşini gereği gibi yapmayan yetkililer, turizm şirketleri neden cezalandırılmıyor? Bunun gibi çok örnek olduğunu yetkililer de biliyor... Lütfen bitirin artık bu tür rezaletleri... Memleketlerine dönecek çocukları düşünün! Milli Eğitim Bakanı’na; Okulların yarıyıl tatilinin 19 ocak 2005 tarihinde, bayram arefesinde başlatılacağını öğrendik. Öğretmenler ve değişik illerdeki okullarda okuyan çocuklar, bayram öncesi telaşında memleketlerine nasıl dönecekler? Zaten 10 Ocak’ta notlar okul idarelerine verilmiş olacak, 14 Ocakta karnelerin verilmesiyle de yarıyıl tatili başlatılabilir. 31 Ocak’ta da tekrar dersbaşı yapılabilir. Eğitim ve öğretim de aksamaz. Bayram arefesinde ulaşım o kadar sıkıntılı iken, çocuklarımızın nasıl gidebilecekleri düşünülmüyor mu? Lütfen bu hususları da göz önüne alarak yeni bir değerlendirme yapın... Fevzi Terzi (Dişhekimi) AMASYA
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT