BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çelik’ten masallar

Çelik’ten masallar

MHK Başkanı, Levent Bıçakçı’ya 8 aylık icraatlarını anlattı... . Ancak TFF Başkanı’na anlatılanlarla gerçekler birbirini asla tutmuyor.



> Ömer Faruk Ünal Yer: Grand Cevahir Otel Tarih: 10 Mart 2005 TFF Başkanı Levent Bıçakçı, MHK toplantısına başkanlık ediyor. Bıçakçı bir konuşma yapıyor. Ardından MHK Başkanı Sabri Çelik bütün MHK üyelerinin huzurunda Bıçakçı’ya bir brifing veriyor. Bir bütün olan Çelik’in konuşmasını maddelendirdik. Ve her maddeyi mercek altına aldık. Mutlu Çelik “Masalları dinleyin” dediğinde gülmüştük. Sayın Bıçakçı gerçekleri bir de bizden dinlesin, öğrensin... Sabri Çelik diyor ki; “Başarının tek yolunun güvenilir olmaktan geçtiğini biliyoruz. Hep bu doğrultuda hareket ettik. Kısa dönemde bunun büyük oranda sağlandığını iftiharla söyleyebilirim.” Hayır öyle değil sayın Sabri Çelik! Bütün spor yazarları, kulüpler, eski hakemler, “Maçlar zorlaştı, yabancı hakem gelsin” diyor. Beşiktaş, A.Gücü ve Trabzon’la başlayıp devam eden diğer kulüpler, altta ezilen A ve B kategorileri, 3. Lig kulüpleri size güvenmediklerini açık açık söylüyor. Genç hakemleri olmadan bitirdiniz. Tecrübelileri küstürdünüz. Kendi hakemlerinizi sezon başında şaibeli ilân ettiniz. Gencecik çocukları dünya yıldızı zannettiniz. 7-8 hafta sonra ellerinizde kaldı. Acemi tayinlerinizi arka arkaya devam ediyor. Son örnek Serkan Akal 5 Şubat 2005’te Samsun-F.Bahçe maçında notu 7. Yani beklentilerin altında. Ama 12 Şubat 2005’te Ç.Rize-G.Saray maçıyla ödüllendirildi. Bitmedi. Akal 7 gün içinde bir takımın iki maçına çıktı. 27 Şubat 2005’te Pendik-Nazilli Belediyesi ve 6 Mart 2005’te Nazilli B.-İnegöl maçlarını yönetti. Aynı hakemi iki hafta üst üste Nazilli’nin maçına verdiğini fark edemeyen bir MHK. Salih Türktunç ve Murat Ilgaz bu hataya nasıl düştü? Sabri Çelik diyor ki: “Kurul içinde demokratik bir yapıya sahibiz.” MHK üyeleri genellikle ikisi hariç, tayinleri gazetelerden sadece yarım saat önce öğreniyor. Bölgelerindeki MHK üyeleri, maçı hakemden sonra öğreniyor. İzmir’de oturan üyeniz niye Antalya’ya bakıyor? Hakemlik tarihini araştırınız. Böyle bir uygulama var mı? İzmir böyle bir ayıpla karşılaştı mı? İzmir üyeniz TFF baskısıyla İzmir’den Antalya’yı idare ediyor. O kadar demokratiksiniz ki; MHK’daki görev dağılımını bir ay sonra yapabildiniz. Sabri Çelik diyor ki; “Bölge farkı gözetmiyoruz.” Bütün Türkiye size gülüyor. Öyle değil mi Ordulu hakemler? Samsunlu, Trabzonlu hakemler? İşte çarpıcı birkaç örnek: İstanbul’dan M.Fatih Gökçe 24 haftada 20 maçta görev aldı. Üstelik 2.haftada Altay-Karşıyaka maçındanki notu 6.4’ken iki hafta sonra Antalya-Elazığ maçına çıktı. 8 defa 2 A’da hakemlik yaptı. 4 büyük takımın maçlarına 4.hakem çıktı. Yine İstanbul’dan Cüneyt Elmaskeser toplam 14 maça çıktı. Ya diğer bölge hakemleri? Namık Karaman (Samsun) 9 maç, Hüseyin Kalafatoğlu (Rize) 8 maç, Mücahit Tatar (Aydın) 8 maç, Metin Kır (Ordu) 7 maç, Yılmaz Kalk (Sakarya) 6 maç, Abdullah Yılmaz (Trabzon) 6 maç, Fırat Kızıl (Diyarbakır) 5 maç. Sabri Çelik diyor ki; “Hakemin neden hata yaptığını derinlemesine sorguluyoruz. Düzeltilmesi için özel tedbirler alıyoruz. Gözlemciler ve Temcileri Kurulu ile yakın temas ve koordinasyon içindeyiz. Atamalarda birlikte hareket ediyoruz ve azami titizlik gösteriyoruz.” Kuddusi Müftüoğlu Trabzon-Beşiktaş maçından sonra Beşiktaş-G.Birliği maçına verildi. Cem Deda Samsun-F.Bahçe maçından sonra F.Bahçe-G.Birliği verildi. Sezon başında TFF kuvvetler dengesini ayırarak 2 ayrı kurul oluşturmuştu. Haksızlık ve torpilleri önlemek için. Ancak netice şu: “Bizim çocuklara bizim gözlemciler.” Bizden olmayanlara ise başka gözlemciler. Notların asla standardı yok. Beşiktaş maçlarına MHK üyeleri gözlemci gitmeye başladı. Sabri Çelik diyor ki; “Bu sezon önemli maçlara genç hakemler verildi. Bu atamalarda aldığımız riski hatırlatmak isterim. Her biri MHK’yı ve federasyonumuzu başarıyla temsil etti.” Bu durum maçların sonuçlarına tesir etmedi mi? Yumruk ve tekme atanlar sahada kaldı. Hatta parmak atanlar bile sahada kalıyorsa, genci değil, cesaretli genci istiyoruz. Beşiktaş-F.Bahçe ve G.Saray-Beşiktaş derbilerinde gösterilmeyen kırmızı kart sayısı 8. Sabri Çelik diyor ki; “Sonuca etki eden ve kendine çeki düzen vermeyen hakemler uzun süre dinlendirildi.” Kimler dinlendirildi? Kendilerine yakın görmedikleri hakemler dinlendi. Eyyamcılar sahaya sürüldü. “Yaşasın büyükler” diyenler yoluna devam etti. Samsun-Kayseri maçında penaltı atışındaki ihlâli görmeyen, Tomas’ı atmayan, ofsayt golü veren Cem Papila bu hafta derhal ödüllendirildi. Vedat Tan, D.Bakır-G.Birliği maçı sonrası maç üstüne maç aldı. Penaltı ihlâlleri sadece Erol Ersoy ve Cüneyt Çakır için mi geçerli? Sabri Çelik diyor ki; “Ceza ve mükafât düzenini adil olarak gören hakemler de maçlara bu şekilde daha fazla motive oldu.” 100 hakemi karşımıza alsak ve MHK’nın güven anketini yapsak... Adam kayırmacılık: 10, Eşitlik: 0. Suratına tükürülenler çatır çatır maç aldı. Cesur olanlar, kırmızı kart gösterenlere “Siz bizden değilsiniz, kusuru bakmayın” denilmedi mi? Sabri Çelik diyor ki; “Antrenman ve eğitim saatleri artırıldı. Her hakemin bedenen ve fikren maçlara tam hazır olduğu görülmeden görev verilmedi.” Evet, hiçbir dönem de olmadığı kadar atletik testler gizlendi. İstanbul, Çanakkale ve Ankara’da olanları herkes gördü. İHA kameralarının tespitleri var. Yapılan atletik testlerde hiç bir bölgede fotosel kullanılmadı. El kronometresi ile birileri birilerini idare etmedi mi? Sabri Çelik diyor ki; “Hakemin onuru ve gururu en üst seviyede tutuldu.” Hiçbir dönemde hakemler bu kadar aşağılanmadı. Kulüpler Birliği Başkanı İlhan Cavcav, TFFHGD Genel Başkanı olan Mustafa Çulcu’dan utandığını söyledi. A.Gücü Başkanı Cemal Aydın, FIFA kokartını sökenleri kutladı, taktırdığı kokartlar için pişman oldu. Hırvat Tomas, Türk hakemine tükürme cesaretini gösterdi. Sabri Çelik diyor ki; “Yıldız hakem değil, her hakem yıldızdır felsefesi benimsendi.” Döneminizde yıldızlar olmadan söndü. Son örnek Cem Deda. Yıldız sandığınız Vedat Yüksel’i, Yunus Yıldırım’ı da herkes gördü. Sabri Çelik diyor ki; “Siyasi veya diğer güçleri arkasına alarak hareket etmenin bir fayda sağlayamayacağı herkes tarafından kabul edildi.” Bunun cevabı bizi aşıyor. Bunu herkesi dinleyen Meclis’teki sayın komisyon başkanı, Sabri Çelik’e sormalıydı. Siyasi ve diğer güçler açıklansın. Sabri Çelik diyor ki; “Bu hakemi istemeyiz, tavırları asgariye indi.” Azaldı mı, çoğaldı mı? Onlarca örnek var. Gerekirse onları da yazarız. Erol Ersoy ve Metin Tokat için Cemal Aydın’ın sözleri... İstanbulspor’un çok ciddi iddiaları var.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT