BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Padişahın kızı ve “Çingene Ali”...

Padişahın kızı ve “Çingene Ali”...

Bir “Çingene Ali” vardı, Padişahın kızına âşık olmuştu... Âşık olduğu Padişahın kızı, kendisi ise bir Çingene!.. Olacak şey miydi?!. Ama âşık olmuştu bir kere Ali, aklı fikri Padişahın kızı Selma’da idi... Ne olacaktı bu kara sevdanın sonu?!.



Padişahın kızına sevdalanan Çingene Ali, kafasını bir oraya vuruyor olmuyor, bir bu yana vuruyor olmuyordu... Onu sevenlerden biri “Sen bir de Ali Heytî hazretlerine git be Ali’m” dediler. O da, umutsuz, bîçare Ali Heyti hazretlerine vardı, meramını anlattı. O mübarek de dinledi ve: -Ali, ben ne dersem yapmaya razı mısın, Padişahın kızına ulaşabilmek için, dedi. Çingene Ali gözlerini dört açarak dedi ki: - Efendim, siz bu işi halledin, ne dilerseniz yaparım, uğruna her şeye hazırım. -Ben ne dersem yapacaksan bu iş olur; ama çok önemli şart ne dersem yapacaksın, hem de itirazsız. Ali’nin derhal kabul etti bu şartı. Issız mağara günleri... Ali Heyti hazretleri, Çingene Ali’yi bir dağın tepesindeki mağaraya götürdü. Issız bir yerdi orası. Ona: -Şimdi burada şu kayanın üstüne otur ve kim gelirse gelsin, ne olursa olsun kesinlikle umursamadan sadece “Allah” diyeceksin, dedi. Çingene Ali söylenene uydu: “Allah, Allah, Allah” demeye başladı... Haftada bir Ali Heyti hazretleri ona yemek getiriyordu. Ali, Ali Heyti hazretlerini her gördüğünde: - Hani, nerede? Padişahın kızı ne oldu, niye gelmedi? diye soruyor; her defasında “Sabret, sen sadece Allah de!” cevabını alıyordu... Ali’nin namı şehre yayılmaya başladı, civardan geçen kervanların haber vermesiyle Çingene Ali, “Memleketin uzağından gelmiş, ıssız bir mağaraya sığınmış bir büyük Allah dostu, hiç durmadan Allah diyen bir velî” olarak şehirde anılmaya başlanıldı. Öyle ki, onun hakkında, nice kerametler söylendi, nice kişiler onun nefesinin tesirinden bahsetmeye başladılar. Bu arada Ali Heyti hazretleri yine âdeti üzere Ali’nin yanına haftada bir uğruyor, yemek götürüyor ve ona “Az kaldı, bekle, Allah de” diyordu... Padişahın kızı hastalanmıştı... Günlerden bir gün, padişahın kızı hastalandı. Memleketin bütün tabibleri çaresiz kaldılar hastalık karşısında.. Dediler ki Padişaha: -Efendim zamanımızın büyüklerinden Allah dostu bir Ali Heyti hazretleri var, bir de ona soralım; bu hastalık karşısında biz nâçar kaldık... Padişah, o mübarek zatı davet etti huzuruna. Meramını anlattı... Ali Heyti Hazretleri Padişaha nasıl bir yol gösterecekti acaba?!.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT