BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > İnsanı yazıyor

İnsanı yazıyor

Genç ve ödüllü yazarlarımızdan Nihan Kaya, “İnsanın pratik yanıyla günlük yaşantımızda zaten sürekli ilişki kurmak durumunda kalıyoruz. Benim peşine düştüğüm, insanın dışarıdan görünmeyen, bakar bakmaz göze çarpmayan, kimi zaman köşede, kimi zaman arkada, kimi zaman da derinde kalmış gizli tarafı” diyor.



Dergah Yayınları’ndan çıkan “Çatı Katı” adlı hikaye kitabı Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın hikaye kitabı seçilen Nihan Kaya ile yazarlık çalışmaları çerçevesinde konuştuk. Daha önce de yine aynı yayınevinden çıkan “Gizli Özne” adlı bir romana imza atan Kaya sorularımızı samimiyetle cevaplandırdı. * Öykü romanlarınızda insanı hangi yönüyle anlatmayı / anlamayı hedefliyorsunuz? KAYA: İnsanın pratik yanıyla günlük yaşantımızda zaten sürekli ilişki kurmak durumunda kalıyoruz. Benim peşine düştüğüm, insanın dışarıdan görünmeyen, bakar bakmaz göze çarpmayan, kimi zaman köşede, kimi zaman arkada, kimi zaman da derinde kalmış gizli tarafı. Dışımızdaki hayatı istesek de istemesek de dolu dolu yaşıyoruz, benim ilgimi içimizde, görünenin arkasında neler döndüğü çekiyor. Zorla gözümüze sokulanların değil, üzerine basıp ge çtiklerimizin, kıyıda köşede kaldıkları için farkedemediklerimizin üzerinde durmak istiyorum. Roman ve öykü * Öyküden ziyade romanı ön planda tutuyorsunuz. İki tür arasında bir karşılaştırma yapabilir misiniz? KAYA: İki türden birini diğerine üstün tuttuğumu söyleyemem. Ama kendimi romana daha yakın hissettiğim bir gerçek. Bunun nedeni romanın etiketini üzerime daha çok yakıştırdığım için değil. Kimi öyküler vardır, kapınızı hikaye kılığına bürünüp çalarlar; kimi öyküler vardır, sizden daha fazlasını talep edip dururlar; ne yapsanız susturamaz, elini kolunu bağlayıp bir köşeye oturtamazsınız. Ben hikayeyi bir ani delip geçen dikey bir çizgi, romanı farklı yer, noktalardaki farklı anları delip geçen bu dikey çizgileri birbirine teğet şekilde bağlayan uzun bir çizgi olarak görüyorum. Eşelemeye, eşelemekle kalmayıp çıkardığınız parçacıkları bitiştirmeye, yap-boz oynamaya meraklıysanız, roman öykünüzü resmetmeniz için size daha uygun biçimler sunabilir. Kadına dair... * Öykü ve romanlarınızda kadın karakterlerin bariz bir ağırlığı var. Bunu nasıl yorumluyorsunuz? KAYA: Aslında kadın karakterler her zaman ağırlıkta değil. Hiç yayınlamadığım ilk romanımın üç ana kahramanından ikisi erkekti mesela. Çatı Katı’ndaki öykülere de bakıyorum; kitapta yer alan on bir öyküden beşinde, çocuk veya yetişkin erkek kahramanlar baskın. Geri kalan öykülerde de ‘kadın öyküsü’ diyebileceğim, kadına dair bir şeyler söylemek maksadıyla yazılmış üç tane hikaye var (Bunlar isimlerinden de anlaşılıyor zaten: Evdeki Kız, Gelin ve Dantel Hatıra). Gizli Özne’de farklı yaşlardaki iki kadının bir şekilde kesişen iki öyküsü konuya hakimdi, bu öyküyü tamamlamak için aralara motif olarak yerleştirdiğim yan öyküleri de ağırlıklı olarak kadınların öyküleri arasından seçmiştim. Farklı şekillerde yaşanabilen bir yalnızlık duygusu ve anlaşılamama hissini kadınların üzerinden göstermek gibi bir niyetim vardı çünkü. Kitaptaki ara tezler bir araya geldiğinde, belirli bir hedefi olan ortak bir çıkarımı resmedeceklerdi. (Gizli Özne’de ne bu resmi, ne diğerlerini farkedebilen biri maalesef henüz çıkmadı. Bütüne dikkat edemedikleri için bu resimciklerin aralara özensizce atıldığını zannettiler) Buna rağmen, özellikle bizim memleketimizde, kadına dair öykülerin çok zengin, dinamik ve çeşitli olduğu kanaatindeyim. Sırf kadının öyküsü üzerinde yoğunlaşan, özel olarak kadını yorumlayan metinler yazmaya uzun vadede dönüşlü olarak devam etmeyi planlıyorum. Beğenilmek güzel şey... Önümüzdeki dönemde sürprizlerle okurunun karşısına çıkacağını söyleyen Nihan Kaya, “Şu an hazırlığını yapmakta olduğum yeni bir roman, yine ara ara öyküler ve kimi zaman onların da arasına serpiştirilmiş edebiyat yazıları. Bir de bazı sürpriz düşüncelerim var ki onların da ne olduğunu söylesem zaten sürpriz olmazlar, öyle değil mi?” diyor. TYB’nin “Çatı Katı’nı yılın öykü kitabı seçmesi hakkında da şunları söylüyor: “Eserinizin ismini beklenmedik bir anda, beklenmedik bir şekilde ödül listesinde görmek tabii ki mutluluk verici; fakat bu durum, ödüllerin çok da ciddiye alınmaması gerektiği konusundaki kanaatimi değiştirmedi. Bunun yanında ödüllerin nispeten genç yazarlar için daha teşvik edici olduğu düşüncesinin doğruluğunu pratik olarak tecrübe ettim. Aynı ödülü yirmi beş değil de, kırk veya elli yaşında almış olsaydım zannediyorum aynı etkiyi uyandıramayacaktı.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT