BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İbadeti ve tövbeyi geciktirenler helâk olur

İbadeti ve tövbeyi geciktirenler helâk olur

Günahtan sonra hemen tövbe etmek, farzdır. Tövbeyi geciktirmek de büyük günahtır. Bunun için de, ayrıca tövbe etmek lâzımdır. Allahü teâlânın emirleri olan farzları ve vâcibleri yapmamanın günahı, ancak kazâ etmekle affolur...



İbâdetleri vakti girince hemen yapmakta ve işlenen günahlara da hemen tövbe etmekte acele etmek lazımdır. Zira Peygamber efendimiz; (Müsevvifler helâk oldu) buyurmuşlardır. Yâni, ileride ibâdet yaparım, daha sonra tövbe ederim diyenler, tövbeyi ve ibâdetleri geciktirip vaktinde yapmayanlar ziyân etti. Lokman Hakîm hazretleri, oğluna nasîhat ederek; “Oğlum, tövbeyi yarına bırakma! Çünkü, ölüm ansızın gelip yakalar” buyurmuştur. Günahtan sonra hemen tövbe etmek, farzdır. Tövbeyi geciktirmek de büyük günahtır. Bunun için de, ayrıca tövbe etmek lâzımdır. Allahü teâlânın emirleri olan farzları ve vâcibleri yapmamanın günahı, ancak kazâ etmekle affolur. Her günahın affı için kalble tövbe etmek ve dille istiğfar etmek, yalvarmak ve bedenle kazâ etmek lâzımdır. Yüz kere tesbih etmek yâni; “Sübhânallah-il-azîm ve bihamdihi” demek, sadaka vermek ve bir gün oruç tutmak günâhın tövbesi için çok iyi olur. Allahü teâlâ, En’âm sûresinin 120. âyetinde meâlen; (Açık olsun, gizli olsun günahlardan sakınınız!) buyurmuştur. Allahü teâlâ, tövbe edenleri sever, affeder. Sonra, o günâhı tekrar yaparsa, tövbesi bozulmaz. İkinci bir tövbe lâzım olur. Tövbe ettiği bir günahı hatırlayınca, günahı işlediğine sevinirse, tekrar tövbe lâzım olur. Peygamber efendimiz; (En iyiniz, günahtan sonra hemen tövbe edeninizdir) buyurmuştur. Hak sâhiplerine haklarını ödemek veya helâl ettirmek, gıybet ettiği kimseden af dilemek ve rızâsını almak, yapmamış olduğu farzları kazâ etmek farzdır. Bunlar tövbenin kendisi değil, şartıdır. Bir lirayı sâhibine geri vermek, bir sene nâfile ibâdet yapmaktan ve yetmiş nâfile hacdan daha iyidir. Tövbe etmek farzdır! Günahı bir daha yaparsam tövbem bozulur diyerek, tövbe yapmamak doğru değildir, câhilliktir ve Şeytanın aldatmasıdır. Her günahtan sonra, hemen tövbe etmek farzdır. Tövbeyi bir saat geciktirince, günah iki kat olur. İbrâhim Desûkî hazretleri, talebelerinden birine hitaben buyurdu ki: “Ey oğul! Eğer tövbe etmek istiyorsan, bunu şakaya alma. Oyuncak zannetme. Tövbe ettim demek sûretiyle yalnız dil tövbesi yapmak insana hiçbir şey kazandırmaz. Hakîkî tövbe, kulun kendi kalbini, mahlûkâtı düşünmekten ve hâtırlamaktan kurtarabilmesi ile mümkün olur. Ancak kalbi böyle olan kimselerin tövbesi makbuldür. Kalbin böyle olabilmesi için, insanın evvelâ kendi nefsini dizginlemesi, sonra da tâatlarını ihlâs üzere inşâ etmesi lâzımdır. Bundan sonra da evliyâ-yı kirâmın menkıbe ve sözlerini okumalıdır.” Tövbe ettim demek, tövbe olmaz. Çünkü, tövbenin sahîh olması için üç şart lâzımdır: 1- Hemen günahı bırakmalıdır. 2- Günah işlediğine, Allahü teâlâdan korktuğu için utanmak ve pişman olmak lâzımdır. 3- Bu günahı bir daha hiç yapmamaya gönülden söz vermektir. Allahü teâlâ şartlarına uygun olan tövbeyi kabul edeceğine söz vermiştir. Her günahın tövbesi kabul olur. Şartlarına uygun yapılan tövbe, muhakkak kabul olur. Tövbenin kabul edileceğinde şüphe etmemelidir. Tövbenin şartlarına uygun olmasında şüphe etmelidir. Tövbe edilmeyen herhangi bir günahtan Allahü teâlâ intikâm alabilir. Çünkü, Allahü teâlânın gadabı, günahlar içinde saklıdır. Allahü teâlâ pek kuvvetli, herkese gâlib ve intikâm alıcıdır. Yüz bin sene ibâdet eden makbul bir kulunu, bir günah için, sonsuz olarak reddedebilir. Bunu Kur’ân-ı kerîm haber vermektedir. Allahü teâlâ ile kul arasında olan, kul hakkı bulunmayan günahların affolması için, gizlice tövbe etmek kâfidir. Başkalarına haber vermek, imâma bildirmek lâzım değildir. Para vererek, papaza günah affettirmek, Hristiyanlıkta yapılıyor. İslâmiyette böyle bir şey yoktur. Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Günah işleyen biri, pişman olur, abdest alıp namaz kılar ve günahı için istiğfâr ederse, Allahü teâlâ, o günâhı elbette affeder. Çünkü, Allahü teâlâ [Nisâ sûresi 110. âyetinde meâlen]; “Biri günah işler veya kendine zulmeder, sonra pişman olup, Allahü teâlâya istiğfâr ederse, Allahü teâlâyı çok merhametli ve af ve mağfiret edici bulur” buyurmaktadır.) Hasan-ı Basrî hazretleri buyuruyor ki: “Dünyâ üç gün gibidir. Geçen gün, geçip gitmiştir artık. Geri döndüremezsin. Ondan ümit kesilmiştir. İkinci gün, içinde bulunduğun gündür. Bunu ganîmet ve fırsat bil. Üçüncüsü ise gelecek olan gün ki; sen ona ulaşır mısın belli değil. Belki de gelecek olan güne kavuşamadan ölürsün.” Tövbe, geciktikçe zorlaşır! İmâm-ı Gazali hazretleri buyurdu ki: “Sonra tövbe ederim ve iyi şeyler yaparım diyorsan, ölüm daha önce gelebilir, pişman olup kalırsın. Yarın tövbe etmeyi, bugün etmekten kolay sanıyorsan, aldanıyorsun. Çünkü tövbe, geciktikçe zorlaşır ve ölüm yaklaşınca, hayvana yokuş önünde yem vermeye benzer ki, faydası olmaz.” Günâh işleyince, hemen tövbe etmelidir. Gizli işlenen günâhın tövbesi gizli olur. Açık işlenmiş günâhın tövbesi açık olur. Zira Peygamber efendimiz: (Gizli yapılan günâhın tövbesini gizli yapınız! Âşikâre yapılan günâhın tövbesini âşikâre yapınız! Günahınızı bilenlere, tövbenizi duyurunuz!) buyurmuştur.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT