BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Temkin ve şantaj

Temkin ve şantaj

Merkez Bankası, Başkan Serdengeçti’nin şahsında güvenli bir çıpa olmaya devam ediyor. Gerçi, kur farkından kâr etmeye veya ucuz TL imkanlarıyla rekabet etmeye alışmış ihracatçılar, yüksek faizde ısrar ettiği gerekçesiyle MB’ye kızmakta kararlılar ama görünen köy kılavuz istemez.



Merkez Bankası, Başkan Serdengeçti’nin şahsında güvenli bir çıpa olmaya devam ediyor. Gerçi, kur farkından kâr etmeye veya ucuz TL imkanlarıyla rekabet etmeye alışmış ihracatçılar, yüksek faizde ısrar ettiği gerekçesiyle MB’ye kızmakta kararlılar ama görünen köy kılavuz istemez. Enflasyon ile savaşta Türkiye’nin ulaştığı gözalıcı performansın mimarlarından birisi, faiz çıpasını çok iyi kullanan ve fiyat istikrarını lafta değil gerçekte hedefleyen Merkez Bankası’dır. Reel faizlerin nisbi olarak hala yüksek olduğu doğru. Yüzde 16’lık bono getirisinin, kısa vadeli yabancı sermayeyi ülkemize çektiği de bir vakıa. Bunun sonucunda da, artan cari açığa rağmen döviz kurunun sürekli gerilediği ve ihracatçıyı zorladığı da gerçek. Ama fiyat istikrarının olmadığı, dolayısıyla “enflasyon hedeflemesi” enstrümanının kullanılamadığı bir ülkede, MB para politikasını oluşturmak için iki “aletten” birisini kullanmak durumundadır : Döviz çıpası veya faiz çıpası. Dövizin sabit çıpa olduğu politikaların sonuçlarını 2001 de yaşadık. Faiz çıpası ise, MB’nin halen uyguladığı politika. Yani enflasyon yüzde 100’lerden dört yılda yüzde 7’lere düşerken, MB de enflasyona karşı faiz kılıcıyla savaşıyordu. Hüküm-netice Serdengeçti, son konuşmasında yine risklerden söz edip, ekonomideki iyileşmenin kalıcı olması için daha gidecek yolumuz olduğunu hatırlatıp bazı riskleri sıralarken, “ekonomide kamu otoritesinin şantajla kulak asmayacağını” da söyledi. Bilhassa yabancı kökenli portföy yatırımcıları, ellerindeki bono miktarlarının da verdiği güçle zaman zaman şantajvari isteklerde bulunuyorlar. “Stopaj oranlarını indirin” gibi...Şurası bir gerçek ki, Türkiye güvenli bir yatırım ortamı oldukça reel faiz oranları düşse bile yatırım çekmeye devam eder. Evet, bugün için Türkiye’nin yabancı portföy yatırımlarına, özellikle artan cari açığın finansmanında ihtiyacı var. Ama enflasyon ve mali disiplin konusundaki kararlılık ve tutarlılık devam ettikçe, doğrudan yabancı sermaye bu ülkeye daha büyük miktarlarda girecek ve portföy yatırımlarına ihtiyaç azalacaktır. Önemli olan istikrar ve kalıcı sonuç. MB Başkanı da sürekli aynı noktayı hatırlatıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT