BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Salih Bozok...

Salih Bozok...

Bir kişi vardır ki, her 10 Kasım’da duyduğum hüzün dolu duygulara, bambaşka boyutlar katar. O, Mustafa Kemal’in başyaveri Salih Bozok’tur.



Bir kişi vardır ki, her 10 Kasım’da duyduğum hüzün dolu duygulara, bambaşka boyutlar katar. O, Mustafa Kemal’in başyaveri Salih Bozok’tur. Büyük bir sevgi ile bağlıdır Atatürk’e... O’nun binbir ağrı ve acı ile kıvranarak gelen ölümünün en yakın tanığıdır. Mustafa Kemal’in ölümüyle o da intihar eder... Buraya kadar olanı herkes bilir ama eksik veya yanlış bilir. Yaygın olan bilgi, Atatürk öldükten hemen sonra, Bozok silahı şakağına dayar ve kendini öldürür şeklindedir. Olayın trajik yönünü ve doğrusunu, Bozok’un oğlu Muzaffer Bozok’tan öğreniyoruz. Bozok, Atatürk’ün kurtuluş ümidinin kalmadığı günlerin birinde oğlu Muzaffer’i yanına çağırır: “Bak evladım. Artık kocaman oldun. Seninle açık konuşacağım. Hakikatleri bilmelisin. Atatürk çok hasta. Son günlerini yaşıyor... Sağlığı için hep dua ediyoruz ama şayet ona bir şey olursa, ben de yaşamamaya kararlıyım. Benim için ondan sonra hayat düşünülemez artık...” 17 yaşındaki Muzaffer Bozok, önce donup kalır, sonra hıçkırarak ağlamaya başlar. Babasının kararlılığı karşısında hiçbir şey söyleyemez. Salih Bozok, oğlunu öper ve uğurlar... * * * Bu arada Salih Bozok, Atatürk’ün öldüğü an, kendisi için en kesin ölüm yollarını araştırır. Atatürk’ün doktorlarından birine, öylesine bilgi alıyormuşçasına, kalbin hangi bölümüne ateş edildiğinde kesin ölümün gerçekleşeceğini sorar. Doktor, “Aç göğsünü göstereyim” der. Bozok, doktorun gösterdiği yeri tentürdiyotla işaretler. * * * 10 Kasım sabahı Mustafa Kemal ölünce, Bozok odadan hızla uzaklaşır ve alt kattaki odasına gelir. Silahı kalbine doğrultur ve işaretlediği yere ateş eder. Ancak çok yağlı vücudu, kurşunun iki milimetre sapmasına neden olur. Hemen hastaneye kaldırılır. Operatör Kara Kamil Bey, kurşunu çıkartır. * * * Bozok, 1 yıl ölüm ile hayat arasında gider gelir. Doktorların insanüstü uğraşlarıyla biraz iyileşir gibi olur. İsmet İnönü, kendisini Ankara’ya çağırır; “Sen bana Atatürk’ten yadigarsın. Seni mebus yapmak istiyorum” der. Ve Atatürk’ün en yakın çalışma arkadaşı, en sırdaşı, en sevdalısı, ömrünün geri kalan 1.5 yılını, Bilecik Milletvekili olarak yaşar. *** Perşembe günü Atatürk’ün ebediyete intikalinin 67’nci yıldönümü... O’na ve bütün şehitlerimize gani gani rahmet diliyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT