BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dişlerimiz alarm veriyor

Dişlerimiz alarm veriyor

Ağzınızda oluşacak hastalıklar için illâ rahatsızlanmayı beklemeyin. Sağlıklı olsanız da dişlerinizi kontrol ettirmeyi unutmayın.



> Harun Yerebakan İSTANBUL - Ülkemizde hastaların yılda bir defa bile diş hekimine başvurmaması, böyle bir sağlık kültürünün, eğitiminin olmaması ve ekonomik sebepler, hem diş hekimlerinin atıl kalmasına hem de toplumda diş ve dişeti hastalıklarının çok fazla görülmesine yol açıyor. 2004 yılı içerisinde Türkiye’de bulunan sağlık kuruluşlarında 32 bin 784 hastaya ortodonti tedavisi uygulandığını ve ortalama her bir ortodontistin de 2004 yılında 2 bin 49 hastaya baktığını açıklayan Sağlık-Sen, konunun uzmanının az olmasının, hastanelerde yığılmalara yol açtığına ve ortodontik bozuklukları olan hastalara aylar hatta yıllar sonrasına gün verildiğine dikkati çekti. Protez çok pahalı İstanbul Diş Hekimleri Odası Genel Sekreteri Ali Gürlek, öncelikli gruba (0-18 yaş) yapılacak koruyucu tedavilerle ağız diş sağlığı hastalıkları ortaya çıkmadan önleneceğini veya basit tedavilerle sağlığı korumanın mümkün olacağını kaydetti. Gürlek, diş kaybının yaşanmaması halinde ileri yaşlarda protez ihtiyacı olmayacağından ciddi manada tasarruf sağlayacağını belirterek, “Diş hekimliğinin en pahalı tedavileri protezle ilgilidir” dedi. Çürüksüz ağız yok 2003’te yapılan bir araştırmaya göre; Türkiye’de bir diş hekimine 3 bin 566 kişi düşüyor. Bu oran İstanbul’da 2 bin 79, Tokat-Pazar’da 20 bin 295, Gaziantep-Nurdağı’nda 38 bin 429, Şanlıurfa-Viranşehir’de 93 bin 853 ve İzmir’de bin 739. Ayrıca araştırmada, halkımızın yüzde 47.11’i son bir yılda diş hekimine gitmediği, yüzde 12.5’i ise hayatı boyunca hiç diş hekimine gitmediği ortaya çıktı. 6 yaş grubunda süt dişi dizisinde çürüksüz kişi sayısı yüzde 17, 35-44 yaş grubunda kırsal kesimde çürük diş oranı yüzde 95-98, şehirlerde ise yüzde 76. Bütün diş dizini ağızda yer almış olarak kabul edilen 12-13 yaşlarında her 100 çocuktan 81-84’ünün dişlerinde çürük bulunuyor. 30-34 yaş grubunda ise 100 kişiden çürüğü olmayan kişi sayısı yalnızca 3. Ulusal politika şart Gürlek, gelişmiş ülkelerin uyguladıkları genel sağlık sistemleri ve ulusal projelerle vatandaşlarını ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlendirmiş ve koruyucu diş hekimliği hizmetlerini mecburi hale getirerek problemleri asgariye indirdiğini belirterek, “Bu konuda ulusal politikalar oluşturulmadığı için toplumun ağız ve diş sağlığı problemleri üçüncü dünya ülkeleri insanları ile aynı seviyede. Yeni diş hekimliği fakülteleri açmak veya kontenjanları artırmak problemleri çözmeye yetmez. Diğer problemlerimiz ise; daha önce Sağlık Bakanlığı’nın da izniyle İstanbul’da şirket şeklinde faaliyet gösteren özel muayenehanelerin kapatılmaya çalışılması. Sahte diş hekimliği ve kamuda çalışan meslektaşlarımızla ilgili döner sermaye uygulamasında performans problemidir” şeklinde konuştu. Çözüm erken teşhis Dişlerin bakımı 3-4 yaşından itibaren yapılmalı. 6 ayda bir kontrole gidilmeli ve çocuğun ağzındaki diş problemi, en kısa zamanda giderilmeli. Diş ve dişetlerinde ortaya çıkan problemin çözüm yolu, ‘kısa vade’de tedavi indeksi çıkartarak, hastaları öncelik sırasına koyup tedavi etmek. Böylelikle tedavide geç kalmanın önüne geçilmiş olur. Karşılaşılan ortodontik bozuklukların, hemen hemen yüzde 70-80’i çok erken dönemde bir diş hekiminin basit müdahalesiyle tedavi edilebilecek problemlerdir. 3 bin sahte dişçi Türk Diş Hekimleri Birliği’nin verilerine göre, ülkemizde 18 bin 906’sı diplomalı, 3 bin civarında da sahte dişhekimi bulunuyor. İstanbul Dişhekimleri Odası’na üye 5 bin 850 dişhekiminin bulunduğunu hatırlatan Gürlek, “Sahte dişhekimleri tek başlarına çalıştıkları zaman o mekanı kapatmak daha kolay. Bazen sahte dişhekimleri bir dişhekiminin göz yumması ile onun tabelası ve diploması altında faaliyet gösterebiliyor. İstanbul’da bu şekilde çalışan 100 civarında sahte dişhekimi bulunuyor. Bunlara sürekli baskınlar yapılıyor. Böyle yerleri tesbit ettiğimizde İl Sağlık Müdürlüğü’ne bildiriyoruz. Onlar da suçüstü yaparak kapatabiliyor. Yeni yasa (3 ile 5 yıl arası hapis ve ağır para cezası) çok caydırıcı oldu” dedi. Ellerine düşmeyin İstanbul Diş Hekimleri Odası Genel Sekreteri Ali Gürlek, Vatandaşımız her diş hekiminin Ortodonti alanında tedavi uygulayabileceğini düşünüyor. Ekonomik problemlerden dolayı her şeyin en ucuzunu arayan ve bir an önce tedavi olmak isteyen hasta, maalesef bazı istismarcıların eline düşüyor. Bu kişilerde yaptırdığı hatalı tedavilerde, vatandaş hem parasını kaybediyor, hem de bu yüzden birçok kişinin ağzı, çenesi ve yüzünde bozukluklar ortaya çıkıyor. Özellikle bu tür bozukluklar çocukların hayatını etkileyecek psikolojik problemlere sebep oluyor. Genel müdürlük şart İl Özel İdaresi Ağız ve Diş Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dt.Ferhat Arol, “Sağlık Bakanlığı’nda Ağız ve Diş Sağlığı Genel Müdürlüğü kurulmalı. Biz hâlâ Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak çalışıyoruz. Bu müdürlükten yana herhangi bir problem veya şikayetimiz yok ancak, iş yoğunluğu çok yüksek olan ve çok sayıda müstakil bir kurum olduğumuz için mutlaka bu kurumun oluşması gerektiğini düşünüyoruz” dedi. DUS da yapılsın Başhekim Dt. Ferhat Arol, “Mutlaka, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda (TUS) olduğu gibi, diş hekimliğinde de uzmanlık imtihanının bir an önce merkezi sistemle başlatılması gerekir. Türkiye’de hâlâ üniversitelerimizde onun bunun yakını olan insanlar, hak etmedikleri şekilde asistan olarak gidiyor ve ihtisas yapma imkanı buluyor. Oysa TUS gibi bir de DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı) gerçekleştirilirse herkes hak ettiği şekilde yerleştirilir ve sıkıntı büyük oranda aşılmış olur” şeklinde konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT