BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Büyümek ya da büyümemek

Büyümek ya da büyümemek

İşte bütün mesele...mi acaba? Türkiye, gelişmekte olan bir ülke olarak büyümeyi her zaman öncelemek zorunda. Ama mali disiplinin eksik olduğu, bütçesi kevgire dönmüş bir ekonomide, reel faizleri tavana vurmuş, enflasyon sarmalında debelenen bir ülkede, dönemsel bir büyüme olsa da sonuç hep hüsran olur.



İşte bütün mesele...mi acaba? Türkiye, gelişmekte olan bir ülke olarak büyümeyi her zaman öncelemek zorunda. Ama mali disiplinin eksik olduğu, bütçesi kevgire dönmüş bir ekonomide, reel faizleri tavana vurmuş, enflasyon sarmalında debelenen bir ülkede, dönemsel bir büyüme olsa da sonuç hep hüsran olur. Geçmişte oldu da...Türkiye 3-4 yıl kör topal büyüdükten sonra kafasına yediği kriz balyozuyla her defasında yere serildi. 90’lı yılların serencamı budur. 2001, ülkeyi yönetenlerin de ekonomistlerin de ayıldığı bir sene oldu. Ülkenin temel paradigması olan büyüme değişmedi ama, yapısal ve kronikleşen sorunlar “kalıcı olarak” düzeltilmeden, enflasyon düşmeden, bütçenin iki yakası bir araya gelmeden elde edilecek büyümenin, “buz üstüne yazı yazmak”tan farkı olmadığı anlaşıldı. Ve 3 yıl içinde hem mali disiplinde, hem de enflasyon mücadelesinde ciddi merhaleler kaydedildi. Ama henüz tam netice alınmış değil. Türkiye’nin önünde, 2008 yılına kadar devam edecek zorlu bir enflasyon mücadelesi var. Mesele... Ekonomik düzelmenin kalıcı hale gelmesi. Mesele enflasyon belasının bu ülkeden, bir daha gelmemek üzere kovulması. Mesele bütçe disiplininin, bir daha hiç bozulmayacak biçimde sağlanması. Mesele zihinlerde ve beklentilerde 90’lı yılların meydana getirdiği tahribatın ortadan kaldırılması. O halde, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelesinin ve sıkı para programının başarıya ulaşmasını, hükümetin mali disiplin ve bütçe dengesi konusunda bugüne kadar gösterdiği performansını devam ettirmesini ümit etmek durumundayız. Türkiye, ekonomide şeytanın bacağını kırmaya ilk defa bu kadar yaklaştı. Ülkenin etrafı ateş çemberi haline gelirken, terör belası ayağımıza tekrar dolanmaya çalışılırken, statüko ile demokratikleşme iradesi arasındaki mücadele sürerken, ekonomimizi bu berzahlardan ne yapıp edip aşırmamız lazım. Bu defa ıskalarsak “bir dahaki sefere” diyemeyiz. Zira bir daha yok. Olmayacak. Bu kadar ilerlemişken, kalıcı başarı bu kadar yakınlaşmışken, bu defa ıskalamayalım. Türkiye büyüyecek, büyümeli... Ama bünyesine yapışmış kronik dertlerinden de ilanihaye kurtulmalı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT