BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İsrail’in saldırıları ve gerçekler

İsrail’in saldırıları ve gerçekler

İsrail Gazze ve Lübnan’da tek kelime ile haksız ve vahşet kokan, insanlık dışı devlet terörü yapmaktadır. Ölenlerin sayısı 500’ü aşmış, yaralılar binlercedir. Şu anda 500 bin kişi evsiz kalmıştır. Her iki ülkede altyapı tesislerinin tamamına yakını enkaz haline gelmiştir. Yüzbinlerce kişi Lübnan’ı terk etmiştir. Bu bir savaştır. Hatta “Haçlı Seferi”dir.



İsrail Gazze ve Lübnan’da tek kelime ile haksız ve vahşet kokan, insanlık dışı devlet terörü yapmaktadır. Ölenlerin sayısı 500’ü aşmış, yaralılar binlercedir. Şu anda 500 bin kişi evsiz kalmıştır. Her iki ülkede altyapı tesislerinin tamamına yakını enkaz haline gelmiştir. Yüzbinlerce kişi Lübnan’ı terk etmiştir. Bu bir savaştır. Hatta “Haçlı Seferi”dir. Bu saldırı 2000 yılında hazırlanan planın icrasıdır. Bu plan Dick Cheney, Richard Perle ve Irak işgalinin mimarı Douglas Feith ve bunlara ilaveten 6 kişilik “İnstitude for Advenced Strategie and Politicial Studies” isimli kuruluş tarafından hazırlandı. Planın hedefi “2000’e doğru İsrail’e yeni bir strateji” idi. Bu rapor o tarihteki İsrail Başbakanı Benjamin Netenyahu’ya verildi. Planda İsrail’in barış yolunu terk ederek, hedefine savaş ile varması tavsiye ediliyordu. Planı Ehud Olmert, aslında Genelkurmay Başkanı yürürlüğe koydu. Çünkü Olmert gölgedir, yani Genelkurmay Başkanının rehinesidir. Gazze ve Lübnan ne ilk ne de sondur. Yukarıda ifade edilen raporda Türkiye dahil olmak üzere Fas’tan Endonezya’ya kadar 22 İslam ülkesinin işgal, bölünme, ABD yanlısı iktidarlarla haritaların (sınırların) değişmesi ABD ve İsrail kuklası yeni küçük devletlerin kurulması, dünya petrol rezervinin yüzde 70’ine sahip bu ülkelerin esaret altına alınması vardır. Küresel Savaş Bush iktidarına yön veren “Financial Times”in 16 Temmuz 2006 tarihli sayısında William Kristal “Orta Doğu’da bölgesel bir savaşa değil, radikal İslamcılığa karşı küresel topyekun bir savaşa da odaklanmalıyız ve hazırlık yapmalıyız” demektedir. Radikal Müslüman ya da radikal İslam şudur: Batı medeniyetini red ederek İslam medeniyetini benimseyen herkesin adıdır. “Ilımlı İslam” ise: Allahü teâlânın istediği İslam yerine Batının istediği Protestanlaşmış İslamdır. Ahlak anlayışı Batıdan Filistinli, Lübnanlı ya da diğer Müslümanlar için merhamet beklemek akrepten bal yapmasını beklemek gibidir. Batının ahlak anlayışına misal olarak ABD’nin Birleşmiş Milletler Temsilcisi John Bolton’un şu açıklaması gösterilebilir: “İsrail’in Gazze ve Lübnan’da yaptığı operasyonlardaki sivil Müslüman kayıplarla; İsrail’de terör eylemleriyle öldürülen İsrailliler ahlaken eşit tutulamaz.” Ron Jacobb’un 29.6.2006 tarihli yazısında (Counter-punch sitesinde) deniyor ki: “Asıl düşündürücü olan nokta Amerikan ve İsrail halklarının çoğunluğunun üstelik de terörü yok etmek gibi masumane bahane olduğu için kendi ülkelerinin liderlerinin işledikleri cinayetleri coşkuyla destekliyor olmalarıdır.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT