BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ülül-emir nedir?

Ülül-emir nedir?

Sual: Nisa suresinde, (Ey iman edenler, Allah’a itaat edin, Resule itaat edin ve Ülül-emrinize itaat edin!) buyuruluyor. Burada bildirilen ülül-emir kimlerdir?



Sual: Nisa suresinde, (Ey iman edenler, Allah’a itaat edin, Resule itaat edin ve Ülül-emrinize itaat edin!) buyuruluyor. Burada bildirilen ülül-emir kimlerdir? CEVAP: İctihad derecesine yükselmiş olan âlimlerdir. Böyle âlimler de, herkesin bildiği dört hak mezhebin dört büyük imamıdır. Bu âyetteki Ülül-emir denilen üstün kimselerin, müctehid oldukları yine âyetle bildiriliyor: (Resule veya ülül-emre sorsalardı, onlar bilirdi.) [Nisa 83] Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Ülül-emir, fıkıh âlimleridir) [Darimi] İbni Abbas (Ülül-emir, fıkıh ve din âlimleridir) buyurdu. (İtkan, Müslim şerhi, Tefsir-i kebir) Âyet-i kerimelerin ve hadis ve tefsir âlimlerinin bu açık beyanları, müctehidlere itaat etmek lazım olduğunu gösterdiği gibi, mezhepsizlerin (Allah’tan ve Peygamberden başkasına itaat etmek şirk ve bid’attir) sözlerinin bozuk ve saçma olduğunu da ortaya koymaktadır. Bu konuda birçok hadis-i şerif vardır. Birkaçı şöyledir: 1- Resulullah, Muaz bin Cebel’i Yemen’e hakim olarak gönderirken, (Orada nasıl hüküm edeceksin?) buyurunca, Allah’ın kitabı ile dedi. (Allah’ın kitabında bulamazsan?) buyurdu. Allah’ın Resulünün sünneti ile dedi. (Resulullahın sünnetinde de bulamazsan?) buyurunca, ictihad ederek, anladığımla dedi. Resulullah, mübarek elini Muaz’ın göğsüne koyup buyurdu ki: (Elhamdülillah, Allahü teâlâ, Resulünün elçisini, Resulullahın rızasına uygun eyledi.) [Tirmizi, Ebu Davud, Darimi] Ülül-emrin müctehid demek olduğunu ve buna itaat edenden Resulullahın razı olduğunu, bu hadis-i şerif açıkça göstermektedir. 2- Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (İlim üçtür: Âyet-i muhkeme, Sünneti kaime ve Faridai [fariza] âdile.) [Ebu Davud, İbni Mace] Mişkat şerhi, bu hadis-i şerifi şöyle açıklıyor: Faridai âdile, Kitaba ve sünnete uygun ilimdir. İcmaa ve Kıyasa işarettir. Çünkü, İcma ve Kıyas, Kitaptan ve Sünnetten çıkarılmaktadır. Bunun için, İcma ve Kıyas, Kitaba ve Sünnete eşit tutuldu, Faridai âdile denildi. Böylece, ikisi ile amel etmenin vacib olduğu tenbih edildi. Hadis-i şerifin manası, dinin kaynağı dörttür: Kitab, Sünnet, İcma ve Kıyas demek oldu. (Eşiat-ül-lemeat) 3- Hz. Ömer, Şüreyh’i kadı olarak gönderirken buyurdu ki: Allah’ın kitabında açık olarak bildirilene bak. Bunu başkasından sorma! Burada bulamazsan Resulullahın Sünnetine uy! Burada da bulamazsan, ictihad et ve anladığına göre cevap ver! 4- Hz. Ebu Bekir’e davacı gelince, Allahü teâlânın kitabına bakardı. Burada bulduğuna göre hüküm ederdi. Burada bulamazsa, Resulullahtan işittiğine göre cevap verirdi. İşitmemiş ise, Eshab-ı kiramdan sorup, onların icması ile hüküm ederdi. 5- Abdullah ibni Abbas’a bir şey sorulunca cevabını Kur’ân-ı kerimde bulup, cevap verirdi. Kur’ân-ı kerimde bulamazsa, Resulullahtan işittiğini söylerdi. İşitmemiş ise, Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer’e sorardı. Cevap alamaz ise, kendi reyi ile bulup hüküm ederdi. > Tel: 0 212 - 454 38 20 Faks: 0 212 - 454 38 29 www.dinimizislam.com
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT