BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kabre azıksız girenin hali

Kabre azıksız girenin hali

Hz. Ebû Bekr buyurdu ki: “Kabre azıksız, sâlih ameli olmadan giren, denize gemisiz girmiş gibidir.” Hz. Ömer buyurdu ki: “Dünyânın izzeti mal ile, âhiretin izzeti, sâlih amel iledir.” Yanî, dünyâ işleri mal ile kuvvetli olur ve iyi gider. Âhiret işleri de sâlih amellerle kuvvet bulur ve iyi olur.



Hz. Ebû Bekr buyurdu ki: “Kabre azıksız, sâlih ameli olmadan giren, denize gemisiz girmiş gibidir.” Hz. Ömer buyurdu ki: “Dünyânın izzeti mal ile, âhiretin izzeti, sâlih amel iledir.” Yanî, dünyâ işleri mal ile kuvvetli olur ve iyi gider. Âhiret işleri de sâlih amellerle kuvvet bulur ve iyi olur. Hz. Osman buyurdu ki: “Dünyâ üzüntüsü, kalbde zulmet, âhiret üzüntüsü ise kalbde nûrdur.” Yanî, dünyâ işlerine âit üzüntü kalbi karartır. Âhiret işlerine dâir üzüntü ise kalbi nûrlandırır. Hz. Ali buyurdu ki: “Kim Cenneti taleb ederse, Cennet de onu taleb eder. Kim günah peşinde olursa, Cehennem onu ister.” Yanî, âkil baliğ olan kimsenin mutlaka bilmesi lâzım olan faydalı bilgiyi öğrenmekle meşgûl olursa, bu bilgileri arar ve isterse, hakîkatte o kimse Cenneti, Allahü teâlânın rızâsını istemektedir. Kim de günah olan şeyleri isterse, hakîkatte Cehennemi ve Allahü teâlânın gazâbını istemektedir. Yahyâ bin Mu’âz buyurdu ki: “Kerîm olan (işleri güzel olan kimse) Allahü teâlâya âsî olmaz. Dünyâyı âhirete tercih etmeyen kimse ise hakîmdir.” Yanî kerîm kimse, takvâya yapışmak, günahlardan korunmak sûretiyle kendisine ikramda bulunur. Hakîm, işlerinde isâbetlidir. Akl-ı selime muhalefetten sakınır. Süfyân-ı Sevrî buyurdu ki: “Şehvetten (yanî nefsin arzu ve isteklerinden) dolayı işlenen günahların af olunması umulur. Fakat kibirden (üstünlük iddiasından, kişinin kendisini büyük görmesinden dolayı) yapılan günahların af ve mağfiret olunması pek zordur. Çünkü, şeytanın günâhının aslı kibirden idi. O, kendisinin Âdem aleyhisselâmdan üstün olduğunu iddia etmişti.” Zâhidlerden birisi buyurdu: “Kim gülerek günah işlerse, Allahü teâlâ onu, ağladığı hâlde Cehenneme atar. Çünkü böyle kimse, sonunda pişman olur. Allahü teâlâdan kendisini af ve mağfiret etmesini diler. Kim de, Allahü teâlâya karşı olan hayâsından ve Allahü teâlâya karşı ibâdet ve tâattaki eksikliklerinden ve kusurlarından korktuğu için, ağlayarak Allahü teâlâya tâatta bulunursa, Allahü teâlâ onu, sevinçli olduğu hâlde Cennetine koyar. O sevinçlidir, çünkü maksudu olan Allahü teâlânın affına kavuşmuştur.” Evliyâdan birisi buyurdu ki: “Günahları küçük görmeyiniz. Çünkü büyük günahlar, küçük günahlardan doğar.” Bazan Allahü teâlânın gazâbı küçük günahlarda olabilir. Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT