BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Atatürk’e takılı kalmak!

Atatürk’e takılı kalmak!

Zaman zaman kullandığım bir fıkra vardır... Sefere çıkmaya hazırlanan bir geminin kaptanına, üç kişi tayfa yazılmak için, başvurmuş..



Zaman zaman kullandığım bir fıkra vardır... Sefere çıkmaya hazırlanan bir geminin kaptanına, üç kişi tayfa yazılmak için, başvurmuş.. Kaptan, birinciye, ne gibi bir becerisi olduğunu sormuş. Tayfa adayı “Ben” demiş “Uzağı gayet iyi görürüm”... Kaptan “Tamam, işimize yararsın” demiş ve adamı almış. İkincisi ise, “Ben uzağı gayet iyi işitirim” deyince onu da, işe yarayacağı için almış... Üçüncü aday, “Benim ara sıra canım sıkılır, ama bunlardan ayrılamam” diye cevap vermiş. Kaptanın iyi tarafına gelmiş, “Haydi sen de gel bakalım” demiş... Günlerce yolculuktan sonra, yeni tayfalardan biri Kaptan’a koşmuş.. “Kaptan, kaptan gördüm!” demiş.. “Neyi gördün?”.. “Binlerce fersah ötede bilmem ne padişahının kızı gergef işliyor!” diye cevap vermiş.. Öteki tayfa da, seyirtmiş, “Doğru söylüyor, kaptan” demiş. “İşittim, kız gergefi yere düşürdü.” Bu sefer, üçüncü tayfa yaklaşmış, “Kaptan” demiş “Hani benim ara sıra canım sıkılır demiştim ya...işte bu heriflerin laflarına canım sıkılır!”... Teşbihte hata olmaz; ama bugünlerde Avrupa Birliği ve üyeliğe “adaylığımız” konusunda öyle ahkam kesiliyor ki, canımın sıkılmaması imkansız! Benim asıl canımı sıkanlar, 70’lerde, NATO’ya, Avrupa’ya ve Amerika’ya “hayır” diyerek “özgürlük” diye özgürlükleri tehdit edenlerin ve Türkiye’yi az kalsın Sovyetler’e uydu yapacak olanların, ülkemizi allak bullak eden ünlü ‘68’lilerin, şimdi Avrupacı-Amerikancı kesilmeleri ve yıllardan beri, Türk Devleti’ne, milletine sahip çıkan biz milliyetçileri ve vatanperverleri, Avrupa Birliği’ne bu haysiyet kırıcı koşullarla üye değil “üye adayı” olmayı kınıyoruz, milli egemenliğimizin bağımsızlığımızın Avrupalılar tarafından paylaşılmasına, ipotek altına alınmasına itiraz ediyoruz diye çağdışı olmakla, “beşparalık akıl sahibi” olmakla ve sıkı durun, “Kemalist” olmakla suçlamaları... “Laiklik” tehlikeye düşünce “Atatürkçülük” diye mangallarda kül bırakmayanlar şimdi, “Atatürk sağ olsa idi ne derdi, ne yapardı?” diye sorunca, ne diyorlar, biliyor musunuz? Gene sıkı durun, “Artık Atatürk’e takılı kalmak doğru değil; zaman ve şartlar değişti” diyorlar.. “Milli Devlet” Atatürk’ün kurduğu ve gençliğe emanet ederek, “ilelebet payidar olacağını” ümit ettiği TC Devleti, hiç kuşkusuz “Üniter ve Milli Devlet” idi. Şimdi TV’lerde AB ve Globalizm karşısında bunların kadük olduğunu açıkça söylüyorlar.. Yani, bu sahte ve seçmeci “Atatürkçülere” göre “Atatürk ve Atatürkçülük” dönemi artık sona ermiş ve Avrupalılık dönemi başlamıştır. Atatürkçü Düşünce Derneği’ne ihbar ediyorum!.. Doğru, çağdaş uygarlık düzeyine erişmemiz muhakkak gerekli ama, şeref, haysiyet ve mutlak bağımsızlık gibi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının uğrunda mücadele ettikleri ilkelerden vazgeçmemek koşulu ile! NE FARK VAR Aynı kişiler, “şimdi Avrupa’nın parasına desteğine ihtiyacımız var, artık kendi başımıza ayakta duramayız” diyorlar. Aynı şeyleri, 1919’da 1920’de de gaflet sahipleri İstanbul’daki hainler ve işbirlikçiler söylemişlerdi. Ancak o zaman Türkiye, bugünkünden çok daha fakir, çok daha yalnız ve “Orduları dağıtılmış, tersane ve kalelerine girilmişken” ve tünelin ucunda en ufak bir ışık yokken dahi Mustafa Kemal ve arkadaşları bağımsızlık için mücadeleyi seçtiler ve de başardılar.. Bugün Türkiye 1918’dekinden, 1920’dekinden, başka seçenekleri olan çok daha güçlü bir ülke... O eski yıllarda bazı vatanperverler (mesela Halide Edip, Bekir Sami, Kara Vasıf, Ahmet Emin Yalman) bile bugün ileri sürülen gerekçelere benzer gerekçelerle, “Hiç olmazsa Amerikan mandasının altına girelim. Bu ehveni şerdir” diyorlardı. Kara Vasıf Bey Meclis’teki konuşmasında, “Dört yüz ila beş yüz milyon borcumuz var... Bu parayı kimse bize bağışlamaz... Bize bunu ödeyiniz diyeceklerdir.. Halbuki bizim gelirlerimiz bunun faizine bile yeterli değildir... Onun için güç durumda kalacağız...bağımsız yaşamaya malî durumumuz elverişli değildir.. Parasız, ordusuz ne yapabiliriz?.. Onlar uçakla havada uçuyorlar biz henüz kağnı arabasından kurtulamıyoruz. Onlar savaş gemisi yapıyorlar biz hâlâ yelkenli gemi bile yapamıyoruz. Bu şartlar altında bağımsızlığımızı kurtarsak bile yine günün birinde bizi bölüşürler!” Ama Mustafa Kemal, “Ehveni şer, şerlerin en kötüsüdür” diyor ve kendi mücadele arkadaşlarının “Amerika’nın mandası altına girmek” baskılarını, en güç koşullarda, reddediyordu. Sonra Lozan’da, İsmet Paşa da, “Bize muhtaç olacaksınız para için kapımıza geleceksiniz” diyen mağrur Lord Curzon’a, artık karşılarında yepyeni bir Türkiye olduğunu hatırlatıyordu. NASIL ANLATAYIM? Ama, şimdi ben, aynı ilkelerin varit olduğunu, “şerlerin ehvenini” ve “ev ödevlerini kabul edemeyeceğimizi” bizi “beş paralık akıl sahibi” olmakla suçlayan, 1970’lerdeki mazisinde, cebinde polislere atamadığı iki bomba bulunan Hasan Cemal kardeşime nasıl anlatayım?.. Hatta milli şeref ve haysiyetin anlamını, milli devletin asla ölmeyeceğini aynı kökten gelen eski Mao’cu, Aydınlıkçı ve şimdiki “Avrupacı” taifesine nasıl anlatayım? Hele Avrupalılar’a nasıl anlatayım. Bir şey daha söylemeliyim; eğer rahmetli Ahmet Taner Kışlalı sağ olsa idi, eminim o da benim gibi aynı ilkeleri savunur Kemalist tavrını koyardı!. EVET CANIM SIKILIYOR... Evet benim canım çok sıkılıyor; bizlere akılsız, çağdışı diyen ve mücadelemizin sandıkları gibi her ne pahasına olursa olsun statükoyu muhafaza etmek olmadığını anlamak istemeyen adamlara canım çık sıkılıyor. Hasan Cemal “Berlin Duvarı çoktan yıkıldı” diyor. Acaba unuttu mu ki, o, bu davarın karanlık tarafında iken biz özgürlükler tarafında idik ve hâlâ da öyleyiz! A. K. GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “Şurası gözönünde tutulmalıdır ki, memleket ve milletin alın yazısı üzerinde, Amerika veya herhangi bir devletle anlaşmaya yetkili olabilecek bir hükümet, ancak milli egemenlik ilkesini kabul eden ve Milli Meclis’in varlığını benimseyerek buna dayanmayı gerekli sayan bir hükümettir.” Mustafa Kemal (Amerikan Mandası konusunda Kara Vasıf Bey’e Telgrafla verdiği cevaptan) Erzurum 19.8.1919
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99149
    % -0.14
  • 6.088
    % -1.44
  • 7.1558
    % -1.59
  • 8.022
    % -1.26
  • 233.843
    % -1.75
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT