BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 3 çocuğa vergi indirimi

3 çocuğa vergi indirimi

2020 yılında neredeyse genç nüfusu kalmayacağından endişe eden Hırvat yöneticiler, çocuk sahibi olmayı özendirecek kararlar alıyor...



Haber ve fotoğraflar: Cemil Yıldız cemil.yildiz@tg.com.tr HIRVATİSTAN’IN DA EN BÜYÜK DERDİ HIZLA YAŞLANAN NÜFUS 2020 yılında neredeyse genç nüfusu kalmayacağından endişe eden Hırvat yöneticiler, çocuk sahibi olmayı özendirecek kararlar alıyor... Bütün gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Avrupa’nın genç ülkesi Hırvatistan da nüfusunun hızla yaşlanmasından endişe ediyor. 1618’de başlayan 30 Yıl Savaşları, Balkan Harbi, 1. ve 2. Dünya Savaşları ve 1991’de yaşanan iç savaşın ortasında kalan Hırvatistan, henüz 17 yaşında genç bir ülke olarak AB’ye girmeye hazırlanıyor. Yüzölçümü 56 bin 542 kilometre kare olan ülkenin nüfusu 4.5 milyon civarında. Ancak son derece düşük olan nüfus artış oranı, ülke yöneticilerini kara kara düşündürüyor. Türkiye’de yüzde 1.2 civarında olan nüfus artışı, Hırvatistan’da sadece binde 35 civarında... 2020 yılında neredeyse genç nüfusu kalmayacağından endişe eden yöneticiler, çocuk sahibi olmayı özendirecek kararlar alıyor. Bunlardan biri de vergi indirimi. Hırvatistan’da, 2’den fazla çocuğu olanlara bir çok alanda önemli vergi indirimleri uygulanıyor. İNSANA BÜYÜK DEĞER Tarihî dokusuyla açık hava müzesini andıran başkent Zagreb ise botanik bahçeleri, parkları, yapay gölleri ile turizmin cazibe merkezi haline gelmiş. Bölgenin en pahalı kentlerinden biri olan Zagreb’de lüks konutlar, villalar dikkat çekiyor. Yollar, mezarlıklar pırıl pırıl. Hırvatistan’da insana verilen değeri hayatın her aşamasında görmeniz mümkün. Sadece yaşayanlara değil ölülere duyulan saygı da zirvede. Bunu Mirogoj şehir mezarlığında tanık oluyoruz. Yılda bir düzenlenen ölüler haftasında insanlar mezarlıkları temizleme ve süsleme yarışına giriyor. İŞTE 3 ÇOCUKLU ŞANSLI BİR AİLE Yıllar süren iç savaşa rağmen ayakta kalabilen Balkanlar’ın genç ülkesi Hırvatistan, hızla gelişiyor. Modern Avrupa’nın bir parçası olmayı hedefleyen ülkenin tek eksiği nüfusu. İşte hükümetin cazip kıldığı “çok çocuk” modasına uyan bir Hırvat aile... AB’YE GENÇ NESİLLE GİRMEK İSTİYORLAR AB’ye girmeye hazırlanan Hırvatistan’ı hummalı bir telaş sarmış. Gelenek ve göreneklerinden kopmayan Hırvatlar, çocuklara ayrı bir önem veriyor. Ne var ki onlar da Avrupalı... Giderek yaşlanan nüfuslarını gençleştirmek için her türlü yolu deniyorlar. 30’A ALIP 150’YE SATIYORLAR Kravatı Türkiye’den getirip CROITA etiketini basıyorlar Uzun ve tartışmalı bir tarihe sahip olan kravat, bugün dünyada yüz milyonlarca kişi tarafından kullanılıyor. Yılda satılan kravat sayısı 1 milyara dayanmış. Kravatın tarihçesi ise Balkanlardaki Hırvatistan’da başlıyor. Güzelliklerini anlatmakla bitiremeyeceğimiz Hırvatistan’da tarihi çarşıları gezerken bin anda şoke oluyoruz. Desenleri bile “Ben Türkiye’den geldim” diye bağıran kravatların üzerinde “Croite” yazıyor. Merak edip kravatların fiyatını öğrenmek istiyoruz. Ancak mağaza sahipleri içeriden çekim yapılmasına izin vermiyor. Sadece dışarıdan çekim yapabileceğimizi söylüyorlar. Bu yaklaşımın sebebini bize rehberlik yapan Türk Büyükelçiliği’ndeki yetkililerden öğreniyoruz. Türkiye’deki ünlü markalardan tanesi 30 eurodan ithal edilen kravatlar Zagreb’de 150 euroya satılıyor. Türkiye bu işte kârlı olsa da ülkemizden gelen kravatlara “Croita” damgası vurularak fahiş fiyattan satılması zorumuza gidiyor. Her milletten insan, özellikle Japonlar “Croita” damgasına inanıp, bunu Hırvatistan’da üretilen orijinal kravat diye satın alıyor. Bu kravat oyunu ve yapılan uyanıklık AB’ye girmeye hazırlanan Hırvatistan’a hiç yakışmıyor. HIRVAT’IN OYALI MENDİLİ Tarihi 17. yüzyıla dayanan kravatın doğuşu; Katolik-Protestan kavgasıyla Avrupa’yı saran 30 Yıl Savaşları’nda, Fransa safında yer alan Hırvat askerlerine eşleri tarafından boyunlarına “bir hatıra olarak” bağlanan kırmızı renkli atkı ve eşarplardan geliyor. Savaşa giden Hırvat erkeğinin boynuna eşarbını, atkısını bağlayan Hırvat kadın ile sabah evinizden çıkarken eşinizin kravatınıza bir biçim vermesi ne kadar da birbirine benziyor değil mi?
Kapat
KAPAT