BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beklenen uzlaşma

Beklenen uzlaşma

Hükümeti oluşturan partilerin liderleri, kendilerinden beklenen karara varıp, yola devam dediler. Aksini de bekleyen yoktu zaten!..



Hükümeti oluşturan partilerin liderleri, kendilerinden beklenen karara varıp, yola devam dediler. Aksini de bekleyen yoktu zaten!.. Merak edilen konu, MHP’nin tavrının ne olacağı idi. Daha doğrusu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin almış olduğu ihtiyati tedbir kararı doğrultusunda, Öcalan’ın idam konusunun Başbakanlık’ta bekletilmesine ne türlü bir kılıf bulunacağı idi! Yedi saat süren sıkıntılı bir toplantı sonunda, ne şiş yansın ne kebap kabilinden olan karar kısa bir açıklama ile kamuoyuna duyuruldu. “...Şimdilik bekletme kararı alıyoruz, ancak; iş, Türkiye’nin yüksek menfaatlerine halel verici bir boyut kazanırsa, bekletme kararından vazgeçer, süreci hızlandırırız!..” Bu kararın, özellikle MHP’li milletvekillerini tatmin edip etmediğini doğrusu millet gibi biz de merak ediyoruz! Defaatle belirtmemize ve Sayın Altemur Kılıç’la yalnız kalmamıza rağmen; birileri, özellikle meslekdaşlarımız, iki şeyi, bilerek veya bilmeyerek (!) birbirine karıştırıyor. Birincisi, Öcalan hakkındaki bağımsız mahkeme kararıdır. Bir diğer konu ise, Avrupa hukukuna entegrasyon için, Türk Ceza Kanunu’ndan idam hükmünün kaldırılmasıdır. Ama, anlaşılan o ki, Avrupa’nın gayesi, Türkiye’yi Birliğe üye etmek uğruna, Türk milletinin hakimiyetini elinden almaktır! Yani, üzüm yemek değil, bağcıyı dövmeyi hedeflemektedir. Zira, onlar için Türk hukuk sisteminden idamı kaldırmaktan daha önemli olan, Öcalan’ın idam kararının infaz edilmemesidir! Bunu da saklamıyorlar; açık açık itiraf ediyorlar. Son olarak söyledikleri: “...Biz sizi üyeliğe aday yaparken, Öcalan’ın idam edilmemesini şart koşmuştuk! Bu şart yerine getirilmeyip, aksine bir tavır takınılırsa, Türkiye’ye yazık olur!..” Evet, açıkça bunu söylüyorlar. Daha dün, sayın Ecevit’in, Öcalan için; dirisi, ölüsünden hayırlıdır sözü de bu manaya gelse gerektir! Acaba öyle mi? Bundan, Sayın Başbakan da şüpheye düşmüş olacak ki; “...Bu bekletme, Türkiye’nin yüksek menfaatleri aleyhinde kullanılmak istenirse, infaz için gerekli süreç işletilir!” demek zorunda kalıyor! Bu karardan da anlaşılıyor ki, koalisyonu oluşturan partilerin liderleri, gazetemizin dünkü manşetinde belirttiği gibi Zoraki uzlaşmışlardır. Yani, Öcalan hakkındaki kararın, Meclis’e getirilmeden Başbakanlıkta bekletilmesi hiç de kolay olmamıştır. Şehit kanları kurumadığı gibi, el-an da akmaya devam etmektedir. Zira, o günlerde altı civanmert vatan evladı, hain PKK kurşunu ile, canlarından aziz bildikleri vatanları uğruna can vermiş, toprağa verildikten sonra da şehit yakınları, büyük bir kalabalıkla Başbakanlığa yürümüştür. Hem de, onları iktidar yapan (Şehitler ölmez, vatan bölünmez!) sloganıyla yeri göğü inleterek... Hiçbir makam sahibi, bu feryatları duymazlıktan gelemez! Bir kısım meslekdaşlarımızın yazıp söyledikleri gibi, hiç kimse, hain de olsa bir şeririn idamından zevk almaz. Ölümden zevk almak, insanlıktan nasibi olmayan, insan kanına doymayan gözü dönmüşlerin, kalpleri mühürlenmiş, vicdanları körelmişlerin işidir. Sağduyu sahibi bu aziz milletin istediği, Hakkın ve adaletin tecellisidir. Şeriatın kestiği parmak acımaz lafını, niye devamlı söyleyip dururlar öyleyse?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT