BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Demirel: Sabredin

Demirel: Sabredin

Cumhurbaşkanı kimsenin affedilmesinin söz konusu olmadığını belirterek, “Hukuk harfiyen işleyecek” dedi. Çankaya Köşkü’nde bir grup şehit yakınını kabul eden Demirel, “Sizin acınız bizim de acımızdır. Şehitler bütün milletin şehitleridir. Sabredin” diye konuştu.



Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, terör örgütü elebaşı Öcalan hakkında verilen idam cezasının infazına ilişkin süreçte, hukuk devletinin icaplarının yerine getirileceğini belirterek, “Yapılan şey, kimsenin affı değildir. Sanmayın ki devlet başkanı olarak yalnız ben değil, ülkenin herhangi bir köşesindeki vatandaş, şehitler meselesinde sizden farklı düşünsün. Yalnız biraz sabır lazım” dedi. Demirel, Kırıkkale Şehit Aileleri Derneği Başkanı Mehmet Gencer ve beraberindeki şehit aileleri dernekleri yöneticilerini, Çankaya Köşkü’nde kabul ederek görüştü. Kabulde söz alan dernek yöneticileri, evlatlarını kaybetmekten duydukları üzüntüyü dile getirerek, hükümet ortağı partilerin liderlerinin, Öcalan’ın cezasının infazı sürecine ilişkin olarak 12 Ocak’ta aldıkları kararı eleştirdiler. Şehit yakınları, “Bu hain asılmadıkça, bizim yüreğimizdeki acı dinmez. Rencide edilmiş durumdayız. Asla tahammül edemiyoruz bu duruma” diye konuştular. Kırıkkale Şehit Aileleri Derneği Başkanı Gencer de, şehit aileleri dernekleri olarak aldıkları kararı dile getirdi. Öcalan’ın dosyasının, ivedilikle TBMM’ye gönderilmesini talep ettiklerini belirten Gencer, 5 Şubat 2000 tarihinde “Şehitlere Saygı Mitingi” düzenleyeceklerini hatırlattı. Dosyanın Meclis’e gönderilmemesi durumunda “Devlet Övünç Madalyaları”nı iade edeceklerini de ifade eden Gencer, “Dosyanın Meclis’e gönderilmesini istiyoruz. Meclis’e güvenimiz sonsuz. 3 liderin kararını kabul etmiyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Demirel, şehit yakınlarının acılarının kendisinin şahsi acısı olduğunu dile getirdi. Ülkenin şehitlerinin milletin şehitleri olduğunu belirten Demirel, şöyle devam etti: “Tabii ki bu şehitlerin bir anası, babası olacaktır. Ama şehitler milletindir. Yani şehit olduğu andan itibaren sizin olmaktan çıkmış, milletin olmuşlardır. Ve millet, şehitlerine sahiptir. Şehit, sadece bu terör hadisesi dolayısıyla verilmiş değildir. Çanakkale’de 250 bin kefensiz yatan bu ülkenin şehidi var. Onların da anası, babası vardı. Hangi zamanda olursa olsun, şehit düşmüş vatan evlatlarının takipçisi olduk. Ama esas onların yattığı yer, milletin gönlüdür. Ve zaten, bizim dinimiz, şehitleri ölmüş saymıyor. Şehitleri ölmemiş sayıyor. Hadiseye böyle bakarız. Şehitler, sizin evlatlarınızdır, bu milletin tümünün evlatlarıdır. Ama şehit olduklarından itibaren de bu vatanın, bu devletin evlatlarıdır. Can azizdir. Candan aziz ne vardır, diye baktığınızda vatan vardır. Can veriliyorsa, ondan aziz birşey var. Bu zamana kadar binlerce isimsiz kahraman, bu zamana kadar şehit olmuş binlerce şühedanın sayesinde bu topraklar bizimdir, bu vatan bizimdir.” Şehit ailelerine, “hassasiyetlerini çok iyi anladığını” ifade eden Cumhurbaşkanı Demirel, şunları söyledi: “Bu zamana kadar sabrettiniz. Biraz sabır lazım. Şehitlerin ruhunun rahatsız olmaması lazım. Bugün yapılmış olan şey, kimsenin affı değildir. Bu, bir hukuk devletidir. Hukuk devletinin icapları, harfiyen yapılacaktır. Yani bu dosyanın TBMM’nin önüne gelmemesi söz konusu değildir. Zaten, (hukuk devletidir) dediğimiz yer de, bir Anayasa devletidir. Bu anayasanın gerekleri, icabı neyse o yapılacaktır. Türkiye, madem ki Avrupa hukuk sisteminin bir parçası olmayı kabul etmiştir, onlara (Siz de ne oluyorsunuz?) diyememiştir. Ve o hukuk sisteminin bir müddet daha beklenmesi söz konusudur. Zaten Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bizim mahkemelerimizin verdiği kararı değiştiremez. Yani hüküm değişmez. Netice itibariyle bu karar, Meclis’in önüne gelecektir.” Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, şehit yakınlarının dosyanın hemen TBMM’ye gönderilmemesi durumunda “Devlet Övünç Madalyaları”nı iade yönündeki kararını değerlendirirken de, şehitliğin en yüksek mertebe olduğunu vurguladı. Demirel, şöyle konuştu: “Yine, bizim inançlarımıza göre şehitler, Mahkeme-i Kübra’da sorgulanmazlar. Geçer, giderler. Bu aziz insanların ruhlarının muazzeb olmaması lazım. Bu madalyalar, aslında devlet tarafından verilmiştir. Bunun sahibi şehitlerdir. Size verilmiştir, çünkü siz en yakınlarısınız. Yoksa devlet bir liste asar, (Bunlar madalyaya layık görülmüştür) der, genel yerlere asar, gazetelere verirdi. Şimdi siz, emaneten bu madalyaları tutuyorsunuz. (Madalyaları iade ederiz) şeklindeki tavrınız, fevkalade üzüntü verir. Madalyaları iade etmeniz gibi bir durum beni de üzer, şehitleri de üzer. İyi düşünün, taşının. Türkiye’nin çok sıkıntıları var. İyi düşünün... Yani bu evlatlarımızı geri getirmek mümkün değildir. Hiç endişe etmeyin. (Onların hukukunu savunmayız) diye birşey, aklınıza gelmesin. Biraz sabır, biraz sükunet istiyorum. Hukukun icabı neyse o yapılacaktır. Bu ülkenin anayasası neyi gerektiriyorsa o yapılacaktır. Devleti yönetenlere, parlamentoya, hükümete güvenin. Vatan için şehit düşmüş bu evlatlar hepimizindir.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT