BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nereye kaçtın Turgay Efendi!

Nereye kaçtın Turgay Efendi!

Fenerbahçe-Efes play-off final serisi, bence, tarihimizde görülmemiş biçimde yaşanıyordu. Basketbolsa basketbol vardı. Her zaman yakındığımız savunma zafiyetlerinin neredeyse sıfırlandığı maçlar dizisi izliyorduk.



Fenerbahçe-Efes play-off final serisi, bence, tarihimizde görülmemiş biçimde yaşanıyordu. Basketbolsa basketbol vardı. Her zaman yakındığımız savunma zafiyetlerinin neredeyse sıfırlandığı maçlar dizisi izliyorduk. Milli yerlilerin içinde beş yabancıyı barındıran kadrolar, bırakın bizim şampiyonluğun şifresini çözmeyi, yarınlardaki Euroleague umutlarımızı büyütüyorlardı. Çünkü önümüzdeki sezon da onlar Euroleague’e çıkacaklardı. Özetle, 60 yıla yakın bir süredir basketbol izleyen bendeniz hem bu sporun bir tutkunu, kendine göre eski bir oyuncusu ve en önemlisi 40 yılı aşkın bir süredir yaptığı spor yazarlığında mutluluk yaşıyordum. Neden dili geçmiş kullandım? Şundan; bütün bu yukarıda sıraladığım güzellikler bu müthiş final serisinin altıncısının sonunda unutuluverdi. Şampiyonluğu kazanmış takımın coach’u, başkanı, genel menajeri, oyuncuları koca bir sezon emeğinin karşılığı olan kupayı kaldırmak şöyle dursun, sevincini bile yaşayamayacaktı. Özellikle Aziz Bey, Mahmut Bey ve Murat Bey tarafından gerek demeçler, gerekse jestlerle gerilen Fenerbahçe taraftarı salona girip rakip oyuncuları tekmeleyip, yumrukluyor, salonun koltuklarını bir ölüme sebebiyet verecek biçimde parkeye fırlatıyordu. İşte bu süreç yaşanırken, bu olayların kaynağındaki faktörler çoktan salondan tüymüşlerdi. Kala kala Ali Koç kalmış, onun tek başına gayretleri de boşa çıkıyordu. Zaten Ali Koç gibi bu ülkenin en saygın kuruluşunun veliahdı olan kişinin bu zihniyetle hâlâ aynı çatı altında kalmasına da bir anlam veremediğimi de buraya bir kere kaydedeyim. Ammaaaaa başka bir şahıs daha vardı, bu basketbolun vahşet gecesinde... Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel... Bu Turgay Bey, müsabakayı Aziz Yıldırım‘ın taa yanı başında izliyordu. Yani omuz omuza... Ve olaylar patladıktan sonra ortadan sırra kadem basan Aziz Bey‘le birlikte Turgay Efendi de görünürlerde değildi. Federasyon başkanı ya kendileri, belki de tribünden inmiş, koridorlarda veya bu çatı altındaki Basketbol Federasyonu odasında gelişmelerle ilgili bilgi topluyordu. Neyse... Uzunca bir süre devam dehşet görüntüler son erdikten, ya da erdirildikten sonra sıra şampiyon Efes Pilsen’in kupa törenine gelmişti. Pardon finalin kaybeden takımı Fenerbahçe de sivilleriyle salona gelip madalyalarını alıyordu. Bu tabloyu da alkışlarken, madalyaları takanın Turgay Efendi olmadığını görüyorduk. Kim bilir belki de şampiyonun kupasına saklıyordu salonun görüntüleri arasına girmeyi... Aaaa o da ne? Şampiyonun kupasını başkası veriyordu. Turgay Efendi ortalıklarda yoktu. Salonu terk etmişti. Tıpkı kendisini başkanlık koltuğuna taşıyan Aziz Bey‘in yaptığı gibi... Kim bilir belki de Aziz Bey bozulur diye onun koluna girip, çoktan kahır dağıtmak (!) için bir masanın arkasına geçmişti bile... Bakın şimdi ne yazacağım... Aynı Turgay Efendi Efes Pilsen’in Türkiye Kupasını da vermekten imtina etmişti. Yani daha Türkçe olarak kaçmıştı. Sebebi mi? Yazayım da dudaklarınız uçuklasın. O Türkiye Kupası finalinin oynandığı gün bir Fenerbahçeli yöneticinin vefat etmiş bir yakınının cenazesine gitmeyi uygun görmüştü Turgay Efendi... Bu defa cenaze yoktu ama koltuğunu borçlu olduğu kişinin acısı vardı. Eh ne işi vardı, Basketbol Federasyonu Başkanının sezonun şampiyon takımı Efes Pilsen’e kupa sunmakta... Şimdi Turgay Efendi’nin en azından aldığı G.Saray kültürüne sarılarak istifa etmesi gerekmektedir. Hatırlatayım, kendileri G.Saray’ın eski başkanlarından Prof. Dr. Sayın Ali Uras‘ın yakın akrabasıdır. Ali Ağabey bu yazıyı okusa yeğeni Turgay‘ın kulağını koparır herhalde!..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT