BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Baştakilerin sabrı daha önemli

Baştakilerin sabrı daha önemli

Bir bedevî, İbni Abbas’a, babası Hazreti Abbas için taziyede bulunarak şu şiiri okudu: “Sabret! Biz de seninle sabredici oluruz! Ancak halkın sabrı, başın sabrından sonradır! Abbas’tan sonra senin sabrın Abbas’tan daha hayırlıdır. Allah da Abbas için senden daha hayırlıdır...”



Bir bedevî, İbni Abbas’a, babası Hazreti Abbas için taziyede bulunarak şu şiiri okudu: “Sabret! Biz de seninle sabredici oluruz! Ancak halkın sabrı, başın sabrından sonradır! Abbas’tan sonra senin sabrın Abbas’tan daha hayırlıdır. Allah da Abbas için senden daha hayırlıdır...” Bunun üzerine İbni Abbas dedi ki: ‘Hiç kimse bana bundan daha güzel taziyede bulunmadı!’ Musibetlere sabretmek hakkında vârid olan haberler çoktur. Hazreti Peygamber şöyle buyurmuştur: “Allah kim için hayrı irade ederse, ona musibet verir.” Allahü teâlâ bir hadîs-kudsîde şöyle buyurmaktadır: “Kullarımdan birine, bedeninde veya malında veya evladında bir musibet verdiğim zaman, musibeti güzel bir sabır ile karşılarsa, kıyamet gününde onun için bir mizan kurmaktan veya onun için bir defter açmaktan hayâ ederim.” Herhangi bir kul, herhangi bir musibete giriftar olduğunda, Allahü tealanın buyurduğu gibi, “Biz Allah içiniz ve biz O’na döneceğiz” ve “Ey Allahım! O musibetle kaybettiğimin daha hayırlısını bana ver! derse, muhakkak Allahü teâlâ onun için isteneni yapar.” Ebu Derdâ hazretleri şöyle derdi: “Siz ölüm için doğuyorsunuz. Harap olmak için tamir ediliyorsunuz. Yok olacak olan karşılığında kalacak olanı bırakıyorsunuz. Üç şey ne güzeldir: Fakirlik, hastalık ve ölüm.” Padişahlardan biri, zâhidin (dünyaya düşkün olmayan) birisine şöyle der: -Bir ihtiyacın var mı?’ Buna karşılık zâhid; - Senden ihtiyacımı nasıl talep ederim? Zira benim mülküm seninkinden daha büyüktür! der. Padişah ‘Nasıl olur?’ deyince, zâhid; -Senin kölesi olduğun şey benim kölemdir, diye cevap verir. Padişah ‘Bu nasıl olur?’ der. Zâhid; - Sen şehvetin, öfkenin ve midenin kölesisin; oysa ben, bütün bunları mülk edinmişim ve hepsi de benim kölelerimdir! Geçmişte nimetlere şükretmeyen, nankörlük eden, sabırsızlık gösteren Sebe halkına çeşitli musîbetler, belalar verilmişti. Bunlar, yaşayan kavimlere birer ibret olmuştu. Bu hâdiseler darb-ı mesel hâlinde anlatılmaya başlandı. Bu husûsta, Sebe’ sûresinde, “Şüphesiz ki bunda, çok sabır, çok şükreden için, elbette ibret vardır” buyurulmuştur. Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT