BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > The Globalist Seyr-i Âlem

The Globalist Seyr-i Âlem

Dünyanın gelişmekte olan ülkeleri büyümeye devam ederken harcadıkları enerji miktarı da her geçen gün artıyor. Bunun en önemli sebebi, enerji kullanımının en hızlı büyüyen türü olan elektriğe olan talep. Öte yandan, küresel ısınma ile ilgili endişelerin yaygınlaştığı bir dönemde temiz enerji kaynakları da hiç olmadığı kadar önem kazandı. Acaba aşağıdakilerden hangisi dünyanın en hızlı büyüyen enerji kaynağı?



1. Küresel Test Dünyanın elektriği Dünyanın gelişmekte olan ülkeleri büyümeye devam ederken harcadıkları enerji miktarı da her geçen gün artıyor. Bunun en önemli sebebi, enerji kullanımının en hızlı büyüyen türü olan elektriğe olan talep. Öte yandan, küresel ısınma ile ilgili endişelerin yaygınlaştığı bir dönemde temiz enerji kaynakları da hiç olmadığı kadar önem kazandı. Acaba aşağıdakilerden hangisi dünyanın en hızlı büyüyen enerji kaynağı? A. Doğal Gaz B. Nükleer Enerji C. Hidroelektrik Enerji D. Kömür A. Doğal Gaz. YANLIŞ. Dünya genelinde doğal gaz kullanımı 2000-2006 seneleri arasında her yıl yüzde 2.4 arttı. Dünya elektriğinin yüzde 20’si doğal gazdan sağlanıyor. Dünya toplam enerji tüketiminin yüzde 40’ını elektrik enerjisi oluşturuyor. Elektriğe olan talebin 2006-2015 yılları arasında senelik yüzde 3.2 artacağı tahmin ediliyor. Mevcut yükselişin sürmesi halinde 2030’a gelindiğinde dünyadaki toplam enerji talebinin yüzde 45 artması bekleniyor. Öngörülen bu artışın yüzde 97’si gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkacak. B. Nükleer enerji. YANLIŞ. Yakıt kaynakları içerisindeki en yavaş büyümeyi gösteren nükleer enerjinin kullanımı 2000-2006 yılları arasında senelik sadece yüzde 1.3 oranında arttı. Nükleer enerjiden dünya elektriğinin yüzde 15’i sağlanıyor. Öte yandan, Fransa elektriğinin yüzde 79’unu, İsveç ve Ukrayna yüzde 47’sini ve Güney Kore yüzde 37’sini nükleer enerjiden sağlıyor. ABD, yüzde 29’luk oran ile dünyanın en büyük üreticisi olmasına rağmen elektriğinin sadece yüzde 19’unu nükleer enerjiden üretiyor. C. Hidroelektrik Enerji. YANLIŞ. Hidroelektrik enerji kullanımı dünya genelinde 2000 ile 2006 seneleri arasında yıllık yüzde 2.5 oranında arttı. Elektrik enerjisi üretimindeki oranı 1970’lerde yüzde 21 iken şimdi yüzde 16’da. Biyo yakıtların kullanımı ise yüzde 2.1 arttı. Jeotermal, rüzgar ve güneş enerjisi gibi diğer yenilenebilir enerji türlerinin kullanımındaki artış ise nispeten daha fazla (yüzde 3.1) oldu. Ne var ki, bu kaynakların hepsi birden dünya elektriğinin ancak yüzde 2.3’ünü sağlıyor. D. Kömür. DOĞRU. Uluslararası Enerji Kurumu’na göre dünyada kömür kullanımı, başta gelişmekte olan ülkelerde enerji üretimi olmak üzere 2000-2006 arasında yıllık yüzde 4.9 artış gösterdi. Bu oran, diğer fosil yakıt ve yenilenebilir enerji türlerinin kullanımında görülen artışların hepsinden daha fazla. 2. İlginç Rakamlar 1- 2009 itibariyle dünyada erkeklerin yüzde 89’u, kadınların ise yüzde 79’u okuryazar. 1990’da bu oran erkeklerde yüzde 82, kadınlarda ise yüzde 70’ti. (UNESCO) 2- Hollanda topraklarının dörtte biri deniz seviyesinin altında. (Wall Street Journal) 3- Fransa’da insanlar yemeğe ve içmeye günlük 135 dakika harcıyor. Bu, ABD’de harcanan sürenin (74 dk.) neredeyse iki katı. (OECD) 4- İnternet trafiği yıllık yüzde 50 -60 oranında artıyor. (University of Minnesota) 5- Solaklar sağ elini kullananlara göre yüzde 15 daha fazla kazanıyor. (National Bureau of Economic Research) 6- Küresel çapta yakalanan kokainin yüzde 17’si Avrupa’da ele geçiriliyor. (The Economist) 7-Hem ABD hem de Irak tarafından yapılan yatırımlara rağmen Irak 2008’de talebin ancak yüzde 52’sini karşılayacak kadar elektrik üretebildi. Bu durum bir çok Iraklıyı susuz bıraktı. (US Government Accountability Office) 8- Pakistanlı kadınların yalnızca yüzde 26’sı okuma yazma biliyor. Komşu Afganistan’da ise bu oran erkeklerde yüzde 19’u, kadınlarda ise ancak yüzde 3’ü buluyor. (UNESCO) 9- Osmanlı Devleti 1299’dan 1923’e kadar hüküm sürdü. (Middle East Times) 10- Osmanlı Devleti 1299’dan 1923’e kadar hüküm sürdü. (Middle East Times) © 2009 www.theglobalist.com 3. Dudak Okuma Steven Chu ile iklim değişikliği üzerine... Halen ABD Enerji Bakanı olarak görev yapan Steven Chu 1997’de Nobel fizik ödülünü kazandı. Bu bölümde, alternatif enerji ve küresel iklim krizinin çözümü üzerine görüşlerine yer veriyoruz. 1- Uygulama anlamında Amerikalılar iklim değişikliği ile nasıl mücadele edebilir? “Amerikalıların çoğu bu anlamda aslında çok şey yapabilir. Bunların en başında evlerin yalıtımını doğru bir şekilde yaptırmak ve sızdıran kapı ve pencereleri tamir ettirmek geliyor.” (Nisan 2009) 2- Otomobil sanayi nasıl katkıda bulunabilir? “Şarjlı hibrit arabaların ve sonra da elektrikli taşıtların artık gerçek olmasını ve pazarda ciddi bir şekilde yayılmasını umuyoruz. Bu teknolojiler için gerekli bataryaların önümüzdeki beş yıl içinde geliştirileceğini ümit ediyorum.” (Mayıs 2009) 3- Bir bilim adamı olarak kabine seviyesinde hizmet etmek sizin için oldukça yeni bir durum. Nelere alışmakta zorlandınız? “Bürokraside, bir şeyi harekete geçirdiğinizde ya durur ya da raydan çıkar. Hareketin devamı için güç uygulamaya devam etmelisiniz.” (Mart 2009) 4- ABD Enerji Bakanlığı için nasıl bir vizyonunuz var? “Enerji araştırmaları ile tanınan eski Bell Laboratuvarları’nın modern versiyonu olmak için çabalamalıyız. Geçiş teknolojileri üzerindeki araştırmalar hem daha yüksek risk hem de daha uzun süre anlamına geldiğinden ancak hükümet yatırımı uygun olabilir ve mutlaka gerekli.” (Mart 2009) 5- Alternatif enerjileri tanıtmak için hükümete başka ne görevler düşüyor? “Rüzgâr enerjisi gibi daha olgun teknolojiler için hükümetin yapabileceği en iyi şey istikrar sağlamaktır. Böylece şirketler uzun vadeli yatırımlar yaparak rüzgâr endüstrisini ve türbinlerini geliştirebilir. Avrupa’da böyle oldu.” (Nisan 2009) 6- Neden bazıları küresel ısınmayı kabullenmekte zorlanıyor? “İnsanların bugünden 30, 50 sene sonra ne olacağını düşünmeleri gerçekten zor. Birçok toplum bir şeyin önümüzdeki 50 yıl içerisinde vahim sonuçları olabileceği gerçeğini kavrama zahmetine bile girmiyor.” (Nisan 2009) 7- Hiç olumlu bir haber yok mu? “Birçok insan ileride bir buz dağı olduğunu görüyor. Ancak gemiyi geri çevirmek çok uzun zaman alıyor. Eğer şimdi dönersek etkiyi hafifletebiliriz.” (Nisan 2009) 8- Peki savaş nasıl kazanılacak? “Enerji ve iklim değişikliği ile ilgili hedeflerimize yönelik kısa dönemde önemli ilerlemeler kaydetmemiz için gerekli teknolojiye zaten sahibiz. Bunların içinde en önemlisi aynı enerji hizmetlerini sağlamaya devam ederken maliyetleri düşürmemizi ve kaynaklarımızı korumamızı sağlayacak olan enerji etkinliği.” (Mart 2009) 9- Hiçbir değişiklik yapmazsak neler olabilir? “Eğer dünya bugün olduğu gibi kömür kullanmaya sadece ABD ve Rusya’da değil, Hindistan ve Çin’de de devam ederse oldukça kötü bir kâbus bizi bekliyor demektir.” (Ocak 2009) 10- Son olarak, bilim dünyasından ayrılmanızın en büyük bedeli ne oldu? “Doğrusunu isterseniz, basına ve toplum içinde söylediklerime dikkat etmem gerektiği hususunda sürekli uyarılıyorum. Sesli olarak düşünemez hale geldim. Ağzımdan çıkan her söz tamamen ciddiye alınıyor.” (Mayıs 2009) Editör’ün Notu: “Dudak Okuma”nın her bir bölümü, röportaj yapılan şahıslarca söylenmiş on alıntı içerir. Yalnız, bu sadece sanal bir röportajdır. Mümkün olduğunca, ifade edilen düşüncelere daha iyi bir anlam sağlayacak sorular eklenmiştir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT