BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hakim Temel!..

Hakim Temel!..

Karadeniz’de bir davada, evi soyulan adam nasıl soyulduğunu anlatır...



Karadeniz’de bir davada, evi soyulan adam nasıl soyulduğunu anlatır... Hırsızın avukatı da bizim Dursun... Söz alır savunma: - Kardaşum muvekkilum ha bu adamun evinden birkaç bişey çalacaktı... Eeee şimdi yakayi ele verdu... Gerçi bikaç ay habuslan kurtarurdi da... Ama davacı adam evun balkonini çok çürük yaptuğu içun zavalli muvekkilum asilur asilmaz kopti... Muvekkilum yere tuşti yaralandi... Esas biz ondan şikayet edeyruk... O adam biraz sağlam balkon etsaydi. Muvekkilum cezadan daha fazla yara aldi sakatlandi, davaciyuk... Hakim Temel biraz derin düşünür: - Evet doğru deyisun ev sahibi haksuz... Ev sahibini asun... Ev sahibi şaşkın kendini savunur: - Efendum kabahat benum değil kalfanundur. O kalubi sakat etti, beton çürük çikti benum suçum midur? Hakim Temel: - Çok doğri, eveeet suçli kalfadur... Kalfayi bulun oni asun... Kalfa kan ter içinde gelir şaşkın şaşkın bakar karar kötü... Kendini savunur: - Efendim benim suçum yok... Doğru evin balkonunu ben ettim ama kalıbı yaparken o ara bi kadun ordan geçeydi, üstindeki fustan o kadar çok renkli ve göz alıcı idi ki... Çivileri o kadun yüzünden yanlış çaktum kalup çökti ben masumum... Hakim Temel kafayı sallar: - Az daha yanliş adam asayduk, bulun o kaduni oni asun... Kadını bulur, yaka paça mahkemeye getirirler. Kadın da şaşkın anlatır: - Değerli hakimum... Bi de bağa ki benum suçum midur? Benum fistanumi boyiyan adamundur... O öyle boyatti ben de giyeyrum oni... Gidun da fistanumun bezini boyiyan adami bulun... Suçli odur... Hakim Temel başlar kafayı kaşımaya. Kadına: - Çok doğri dedun... Az daha seni asacaktuk... O zaman boyaci adam asilacak, oni bulun oni asalum... Hem de evun kapisina... Sonunda dava böyle bitti, boyacının asılması kesinleşti... Ama bizim hakim Temel bayağı yoruldu. Bu davadan da çok bıktı... Odasında oturuyor. Pat diye mahkeme kararını yerine getirecek kişiler Temel beyin odasına dalarlar... Başlarlar anlatmaya: - Efendum sizin kararunuzda o evin kapısına asun dedunuz... Boyaci çok uzun boyli evin kapısı da alçak... Nası edeceğuk bu adam oriya asilmaz, deyince davadan zaten bıkan hakim Temel sinirli sinirli. - Bunun için mi beni rahatsız ettunuz... Tamam tamam kısa boyli bi boyaci bulun oni asun! -?!. Tıraş! İkisi de hemşerim ve sevdiğim kişilerdir... Hacıefendinin İbrahim ve Musa Kumbaroğlu. Ramazanda birbirine iftara giderler. Bir akşam Musa iftara gider İbrahim’e: Kapıda İbrahim’in oğlu Gökhan, Musa’ya: - Amca iftara mi geldun? Bizim Musa şaşkın: - Tabii iftara geldum. Gökhan devam eder: - Amca sen berber misun? - Ula ne ikide bir soraysun... Hayır berber değilum niye sordun Gökhan? - Hiççç amca sen gelurken babam seni camdan gördi... Musa gene tıraşa geluyi dedi da...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT