BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Liderler zirvesi

Liderler zirvesi

Ecevit-Bahçeli-Yılmaz üçlüsünün beş artı beş için Anayasa değişikliğine “start” vermesi önemlidir. Bu şekilde ANAP da değişiklik için DSP-MHP-DYP blokuna katılmış oldu. Ancak buna rağmen değişiklik halen banko değildir... Öte yandan uç veren enerji bunalımı, nükleer enerjinin gerekliliğini bir kez daha teyit etmiştir.



Ecevit-Bahçeli-Yılmaz üçlüsünün beş artı beş için Anayasa değişikliğine “start” vermesi önemlidir. Bu şekilde ANAP da değişiklik için DSP-MHP-DYP blokuna katılmış oldu. Ancak buna rağmen değişiklik halen banko değildir... Öte yandan uç veren enerji bunalımı, nükleer enerjinin gerekliliğini bir kez daha teyit etmiştir. Önceki gün akşam saatlerinde Davos’tan dönen Başbakan Bülent Ecevit dün de koalisyon ortağı partilerin liderleri ile 4 saat süren bir toplantı yapıyor. Başbakan, ortaklarına Davos izlenimlerini anlatıyor ve gündemdeki diğer konuları açıyor. Uyum tek kelime ile mükemmel. Her şey dakik ve de kuralına göre yürüyor. Ciddiyet, devlet yönetimine son yıllarda ilk kez bu biçimde egemen oluyor. Başbakan yurt dışından yeni dönmesine ve Pazar günü olmasına rağmen böyle bir toplantı gerçekleşiyor ve dahası, bu toplantıdan önemli kararlar çıkıyor. ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ Bu kararların en dikkat çekeni koalisyon ortaklarının Cumhurbaşkanlığı için 5 artı 5 modelini benimsemesiydi. Evet önce DSP ve ardından MHP’den sonra ANAP da Cumhurbaşkanlarının görev sürelerinin 5 yıl olması ve de iki dönem seçilebilmesi için Anayasa değişikliğine “yeşil ışık” yaktı. Peki bu değişim gerçekleşirse mevcut Cumhurbaşkanı bundan yararlanacak mı? Başbakan’a göre yararlanacak. Ya değişikliğin gerçekleşme ihtimali? Kağıt üzerinde yani teorik olarak değişiklik “banko” gibi görünüyor. ANAP’ın da, DSP-MHP-DYP blokuna katılması ile sayı 435’e yükseldi. Oysa Anayasa değişikliği için gereken 367 oydur. Yani 68 fire verilse bile sorun yoktur. Peki bu; “iş bitti”, Sayın Demirel “tamam” anlamına mı geliyor? Hayır gelmiyor. Oylama tamamlanmadan böyle bir hükme varmak yanıltıcı olur. Gizli oylamada sürprizler de muhtemeldir. Özellikle liderlerini Çankaya’ya çıkarmak isteyen ANAP grubunun takınacağı tavır çok önem taşıyor. Peki Mesut bey’in malum tavrına rağmen ANAP ciddi bir fire verir mi? Bize göre bu da ciddiye alınması gereken bir ihtimaldir. ANAP’lılar eğer olayın ciddiyetini kavrayıp konuyu kişisellikten çıkarırsa sorun yaşanmaz, çıkaramazsa değişiklik zordur. Dün zirve sonrası büromuzda çalışırken eski ANAP’lı önemli bir isim bizi aradı ve şunları söyledi: “Mesut Bey siyasi satrancı çok iyi oynuyor. Kendisi ısrarla Sayın Demirel’i istiyor görünüyor ve Demirel’e angaje olan Ecevit’le partisine ters düşmüyor. Şimdi 5 artı 5’i de kabul etti. Kabul etti ama Mesut Bey buna rağmen Anayasa değişikliğinin Meclis’ten geçmeyeceğine yüzde yüz inanıyor. Kapalı oylamada değişiklik gerçekleşmeyince ortaklarının arzusuna ters düşmeyen Yılmaz’a adaylık hakkı doğacak, ortaklar da centilmenlik ve diğer realiteler gereği ya da başka biri olur ahengi bozar endişesi ile Mesut Bey’e evet diyecek. Hesap ve strateji budur.” Bu değerlendirme eskilerin deyimi ile suiniyetten hareketle yapılan değerlendirmedir. Dolayısı ile gerçeği yansıtıp yansıtmadığı tartışılabilir. Değerlendirmede hakikat payı olsa bile gözden kaçırılan husus siyasi satrancı iyi bildiğine bizim de inandığımız Sayın Yılmaz’ın karşısında o oyunun ordinaryüsü olan bir ismin yani Sayın Demirel’in bulunmasıdır. Daha birkaç ay gündemimizi işgal edecek olan bu konu da bugün dikkatleri çekeceğimiz bir başka husus Sayın Demirel’in Cumhurbaşkanlığına ikinci kez seçilmemesi durumunda, onun etrafında Demirel’e rağmen çok çok büyük bir kenetlenme olacağı ve bunun da siyasete kesin olarak yansıtılacağıdır. ENERJİ BUNALIMI Bugün değineceğimiz bir başka husus son dönemlerde uç veren enerji bunalımı olacak. Evet Türkiye bir süredir ilk kez tekrar kesintilere gidiyor. Bunun müsebbibi kuşkusuz 90’lı yıllarda yeterli yatırım yapmayan malum siyasi iktidarlardır. Son günlerde bazı sütunlarda bu kısıntıların nükleer enerjiye gerekçe olsun diye yapıldığı iddiaları var. Böyle bir değerlendirme asgariden ayıptır. Türkiye Muz Cumhuriyeti değildir ki onun yöneticileri böylesine ucuz ve basit kandırmacalar içinde olsunlar. Böyle bir iddiayı seslendirmek bile bu topluma hakarettir. Gelelim Nükleer Enerjiye. Bunun gerekliliği artık kanıtlanmıştır. Batı’nın devleri bile bu yolla enerji üretirken Türkiye’deki çevre hassasiyeti olsa olsa fantezidir. Hükümet hiç vakit kaybetmeksizin Nükleer Enerjiye start vermelidir..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104322
    % -0.51
  • 5.4689
    % -0.19
  • 6.2114
    % -0.1
  • 7.2404
    % -0.35
  • 229.55
    % -0.22
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT