BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Muhalefet ile küslük olmaz

Muhalefet ile küslük olmaz

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, demokratik açılım sürecine yönelik muhalefetten gelen sert eleştirilere rağmen hükümetin ‘küstüm oynamıyorum’ deme hakkı bulunmadığını söyledi.



> Nuri ELİBOL Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, demokratik açılım sürecine yönelik muhalefetten gelen sert eleştirilere rağmen hükümetin ‘küstüm oynamıyorum’ deme hakkı bulunmadığını söyledi. “ERDOĞAN, EL SIKIŞMALI” Birleştirme görevinin Başbakan’a ait olduğunu belirten Arınç, “DTP de PKK’dan kurtulmak istiyor. Çözüm için en iyi konjonktür oluşmuştur. Bu ortamda PKK’yı tasfiyeye götürecek her şeyin düşünülmesi lazım. Güneydoğu’da bir adet vardır, kavga edenlerden birisi başındaki örtüyü yere çalarsa kavga biter. Bence başbakan başlığını yere atmalı ve muhalefetle el sıkışmalı. Bu iş çözülecekse herkesle görüşülür. Baykal gelmeyin dese de, itip kaksa da görüşülebilir. Bu işi çözecekse CHP lideri Deniz Baykal’ın elini bile öperiz. Yaşı da buna müsait” dedi. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, demokratik açılım süreci için iyi bir fırsat yakalandığını belirterek, muhalefetin sert eleştirilerine rağmen hükümetin ‘Küstüm oynamıyorum’ dememesi gerektiğini söyledi. Arınç, muhalefet başta olmak üzere herkesi hükümetin başlattığı bu açılıma katkı vermeye çağırdı. Arınç, önceki akşam gazetelerin Ankara temsilcileri ile bir araya geldiği iftar yemeğinde hükümetin başlattığı demokratik açılım sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Çözüm için en iyi konjonktürün bulunduğunu kaydeden Arınç, 25 yılda en az 10 Genelkurmay Başkanı değiştiğini, en az 10 hükümetin kurulduğunu ve en az 10-15 Kara Kuvvetleri Komutanının gelip geçtiğini hatırlattı. OLUMLU BİR HAVA VAR Arınç, şöyle konuştu: “Bunların hepsi pek çok şey yaptılar. Hepsi de özeleştiri yaptı. Kimi Kürt kimliğini tanımak istemedi, kart kurt diye karikatürize etti. Kimi Kürtçe konuşmayı yasaklamak ne kadar yanlışmış dedi. Kimisi Diyarbakır cezaevindeki şartlardan bahsetti. Sadece polisiye tedbirlerle bombalamayla çözülecek gibi gözükmüyor. TSK’nın başarısız olduğunu söylemiyorum. Asker de sosyal, siyasi, ekonomik boyut olduğunu söylüyor zaten. Biz çok konuşan profesyonel ağlayıcıların değil, gerçek şehit annelerinin oğullarının başında ‘Akan kan dursun’ sözünü rehber edindik. Medya tahminimizin ötesinde sahip çıktı. Yüzde 60 olumlu. Belki biraz daha fazla. Önemli yazarlar konuya olumlu yaklaşıyor. Peşinen olumsuz yaklaşan az” ÖZEL KÜRTÇE TV OLABİLİR Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de insanların bireysel olarak haklarına kavuşmasından daha tabii bir şey olamayacağını belirten Arınç, “Bunu belli bir etnik kökenin siyasi hakları olarak değerlendirmemek lazım. Biz etnik kimliğe mensup insanların rahatlıkla kullanabilecekleri haklar olarak görüyoruz. TRT sabahtan akşama kadar Kürtçe yayın yapıyorsa, özel televizyonlara da bu tanınmalı. Bence bu tartışılabilir. Olabilirliği olan bir mesele. Korkmamak gerekir” görüşünü dile getirdi. BAYKAL’IN ELİNİ ÖPERİZ Demokratik açılım konusunda toplumun sıcak bir ilgilisinin olmasına rağmen CHP ve MHP’nin zorlandığını ve ‘sizinle konuşmayız’ dediklerini ifade eden Arınç, kendilerinin bir proje ile onların önüne gitmediklerini, ortak akıl ve düşüncelerini almak istediklerini hatırlattı. Peşinen madde madde muhalefete gittikleri zaman da karşı çıkmalarının söz konusu olacağını belirten Arınç, “Toplumsal karşılığı olan bir meselede genel başkanlar sürecin dışında kalamazlar. Başbakan’ın liderlerle görüşmesi şu an gündemde yok. CHP’nin kategorik karşı çıkmasını yanlış buldum. Biz siyasi mutabakat olması gerektiğini söylüyoruz. Bir noktada yumuşama olabilir. Kanalları açık tutmak lazım. Güneydoğu’da bir adet var. Kavga bitirmek isteyen başındaki poşuyu yere atıyor. Kavga edenler ayrılıyor. Her halde o iş de Başbakan’a düşüyor. Şeyh Edebali’nin dediği gibi. Küstüm, oynamıyorum demek, iktidarın yapacağı bir şey değil. Muhalefette bunu söylemek daha kolay. İktidar kanadı alttan almak durumunda. Başbakanı da aşağıya çekmeden bir yol bulunabilir. İşte akîl adam çözümü denilen budur. Bu iş çözülecekse herkesle görüşülür. Baykal gelmeyin dese de, itse de görüşülebilir. Bu işi çözecekse Baykal’ın elini bile öperiz. Yaşı da buna müsait” diye konuştu. YILBAŞINA KADAR ŞEKİLLENİR İsmet Paşa’nın, Talat Aydemir olayında ‘silahları bırakın affedeceğim dediğini hatırlatan Arınç, “Onlar yargılandı mı? Hayır. Peki bu hukuki miydi? Hayır. Ama meseleyi çözdü, akıllı bir hareket yaptı. Bunu yaparken ceza kanununa da anayasaya da bakmadı. Bu işi çözmek için ne gerekiyorsa yapmalı” dedi. Başta şehit yakınları olmak üzere doğrudan zarar görmüş insanların bile ‘Bu işin çözülmesini’ istediklerini kaydeden Arınç, “Çalışmalar sınırsız değil. Ucu açık değil. Umarım yılbaşına kadar bu konu her şeyiyle şekillenmiş olur” şeklinde konuştu. DTP’nin ileri gelenlerinin bir süre öncesine kadar ‘mutlaka bir af gerekir’ demelerine rağmen şimdi ‘Af gerekmez deyip bütünlükten yana olduklarını söylediklerini’ kaydeden Arınç, kapsamlı bir projenin içinde herkesin kendine en makulü bulmaya çalıştığını söyledi. Arınç, “Bizim de bazı kabullerimiz var. Onları mutlaka uygulamak isteriz. Türkçe’nin resmi dil oluşunu tartışmayız. Ana dille eğitim ve öğretimi ayrı tutmak lazım. DTP’nin bazı düşünceleri MHP’den ve CHP’den çok daha ileri. Olumlu anlamda” dedi. Demokratik açılım projesinin ABD projesi olduğuna yönelik yorumlara da tepki gösteren Arınç, “ABD örgütün tasfiyesinde samimi ancak bu bir ABD projesidir diyenler hayal görüyor. ABD’de yazılmış Türkiye’de AK Parti uyguluyor demek biraz geri zekalı işi” dedi. OKTAY VURAL ÇİRKİNLEŞTİ MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural’dan her gün hakaret işitmenin kendilerine ağır geldiğini de hatırlatan Arınç, “Biz de şöyle bir cevap verelim diyoruz ama bu süreç uğruna nelere katlanıyoruz. Çirkinlikle kimse yarışamaz Vural ile. Kamer Genç bile bana daha şirin gözükmeye başladı. Ne kadar sevimliymiş. Hayatta sevmediğim bir insan Vural yüzünden melek gibi gelmeye başladı. Beterin beteri varmış. Adama Tillo’lusun dedim. İnadından Aydınlar diyor. Tillo Aydınlar diyen bir kaymakam bir de sensin. Herkes Tillo diyor. Ne var utanacak. Genç olsa Dersim derdi. Ziya Gökalp nasıl Türkçüyse bunlar da Arap, ama Türkçülük yapıyor” dedi. ARINÇ: Önemli olan teröristleri DAĞDAN İNDİRMEK! Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ ile eski genelkurmay başkanı emekli orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın ‘Önemli olan dağa çıkışları durdurmak ve dağdakileri indirmek’ dediklerini hatırlatan Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dağdakilerin inmesi bir şekilde kararlaştırılacak. Genelkurmay Başkanı, Başbakanı da yanına alarak gazetecilere ‘10 kişi geldi 8’i serbest 2’si şöyle oldu’ demişti. TCK 221 madde imkan vermektedir. Yeterli mi değil mi tartışılır. Gelir eğer bir eyleme katıldığı tespit edilmezse ifadesi alınır, adresi tespit edilir ve bırakılır. Belki bu özendirici de olacak. Örgütün tamamen tasfiyesi konusunda ciddi kararlı hareket yapılacaksa herşeylin düşünülmesi lazım. Bu projenin belki 10 maddesi varsa biri de bu ne olacak maddesidir. Kararı vermek için henüz erken.” Arınç, Mahmur Kampının boşaltılmasına yönelik tartışmaları ise “Mahmur Kampı’nda 11-12 bin kişinin bulunduğu söyleniyor. Boşaltılmasını bence başka bir prosedür olarak düşünmek lazım” diye değerlendirdi. Olmazsa seçimde yeniliriz Hükümettin yürüttüğü sürecin, iki sene sonra yapılacak seçimin de sonucunu tayin edeceğine dikkat çeken Arınç, “AK Parti başarılı olursa halkın büyük çoğunluğunun onayladığı güven ortamı oluşursa halk bundan dolayı ödüllendirir. Başarısız olunursa bu seçim kaybına yol açabilecek bir risktir. Muhalefet özellikle bunu bekliyor. AK Parti yıpransın önü kesilsin, vatan hainliği ile suçlansın, halkta derin kaygılar meydana gelsin, hatta düşmanlığa dönüşsün ve biz CHP ile MHP iktidar kazanalım diye düşünüyor. 29 Mart’ta bu koalisyonu başarıyla uyguladılar. Siyasetçi meseleyi çözen insandır ve bunun için her türlü tehlikeyi göze alan insandır” görüşünü dile getirdi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT