BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Benim de söyleyecek bir şeyim var

Benim de söyleyecek bir şeyim var

Ortada savrulan kelimeler iki gruba ayrılıyor: 1-Hain, hıyanet, ihanet, namert, namussuz, haysiyetsiz, şerefsiz, alçak... 2-Kardeşlik, sevgi, birlik, dirlik, beraberlik, gözyaşı, huzur, barış...



Ortada savrulan kelimeler iki gruba ayrılıyor: 1-Hain, hıyanet, ihanet, namert, namussuz, haysiyetsiz, şerefsiz, alçak... 2-Kardeşlik, sevgi, birlik, dirlik, beraberlik, gözyaşı, huzur, barış... Arada kaldık! Konuşanlar, yazanlar demokratik açılım diyorlar, kendini ifade edebilmek diyorlar, kimliğin tanınması diyorlar, kültürel haklar diyorlar, özgürlük diyorlar... Yuvarlak lâflar... Mücerred ifadeler, isterseniz “soyut” deyin... “Açın şu ifadeleri” diyor sunucular da, seyirciler de, dinleyiciler de, yazarlar da, okuyucular da. “Sıralayın isteklerinizi, madde madde söyleyin.” Karşılıklı bir ağız dalaşı... Derken tam söyleyeceklerinde, tam müşahhasa, somuta geçeceklerinde programlar sona eriyor, sütunlar doluyor. Yine kalıyoruz baş başa: Demokratik açılım, kendini ifade edebilmek, kimliğin tanınması, kültürel haklar, Kürtlerin özgürleşmesi... Anlamıyorum. Ülkede bir demokrasi eksikliği varsa bütün ülkede vardır. Doğu’ya, Batı’ya, Güney’e, Kuzey’e ayrı hukuklar mı uygulanıyor? Kürt vatandaşlarımızın eksikliğini çektikleri nedir? “Ekonomik kalkınma, gençlere iş, evlere aş...” demeyin. Yani PKK yıllardır bunun için mi kan döküyor? Bu mesele başka bölgelerimizde de var ve ülkenin topyekun kalkınma meselesi. Güneydoğu’da seyahat özgürlüğü mü kısıtlı, başka bir yere yerleşme özgürlüğü mü? Hayır. En batı şehirlerimizde bile sere serpe yerleşmişler, iş kurmuşlardır. Okuma, yazma özgürlüğü mü yok? Hayır, var. Üniversiteye giriş formları doldurulurken etnik köken hânesi var da, oraya “Kürt” yazılınca bazı okullara alınmıyorlar mı? Hayır, öyle bir şey yok! “Üniversiteye girmeleri kolay değil ki, eğitimde fırsat eşitliği mi var?” derseniz, devlet okullarının durumu hiçbir yerde iç açıcı değil! İstanbul’un varoşlarındaki 60 kişilik sınıfta da kaliteli eğitim yok. Bu Kürt meselesi değil, memleketin eğitim meselesi. Yani PKK bu eğitim meselesini halletmek için mi yıllardır kan döküyor? Kürt asıllı vatandaşlarımız memur, bürokrat, milletvekili, bakan, tüccar, sanayici, gazeteci, sanatçı... olamıyor mu? Oluyor. Batı’da olup da Doğu’da olmayan nedir? Doğu’nun iki dezavantajı var: Kışların çok soğuk geçtiği iklim, bir de feodal yapı. “Muhatabımız İmralı’daki adam değil” deniyor. Ama muhatap alınan parti öyle demiyor. Terör örgütünün başı muhatap alınmalıdır diye bağırıyorlar. Bunu bağırıp duranlarla nasıl, nereye açılacağız? Yol haritası oradan geliyor! O haritada terör örgütünün tasfiyesi yok, terörist kelimesi bile yok! Bedeli ne olursa olsun... İyi de, bedelini ya bütün memleket öderse?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT