BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > CHP BATTIKÇA BATIYOR

CHP BATTIKÇA BATIYOR

Başbakan Erdoğan, “CHP Genel Başkan Yardımcısı Öymen’in, Dersim katliamının bugün tekrarını talep etmesi ve bunun üzerinde ısrarla durması CHP ve zihniyetinin battıkça battığının net ifadesidir” dedi.



> Müge Tutcalı ANKARA İHA Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in Dersim olayları ile ilgili sözlerini eleştirdi. Erdoğan, Özürlüler Şurası’ndan ayrılırken basın mensuplarının sorularını cevapladı. Erdoğan, “CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu, Öymen’in Dersim ile ilgili açıklamalarına ilişkin olarak gereğinin yapılmasını istedi. Bu ‘istifa çağrısı’ olarak yorumlandı. Bununla ilgili bir değerlendirme alabilir miyiz? Ayrıca dün Yusufça’da yapılan seçimi nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna şu cevabı verdi: “Tabii benim, özellikle CHP Genel Başkan Yardımcısının, Genel Başkanı huzurunda ve Alevi vatandaşlarımın, kardeşlerimin huzurunda, tüm parlamentoda ve tüm Türkiye’de ekranları başında izleyenlerin huzurunda Dersim katliamının bugün tekrarını talep etmesi ve bunun üzerinde ısrarla durması... Hatta ve hatta ertesi gün yaptığı açıklamalarda bunu kendine göre kuvvetlendirici bazı ifadeler kullanması, yani battıkça battığının açıkça net uygulamasıdır. Bu, tabii CHP ve zihniyetinin bugüne kadar olan tutarsız yaklaşımlarının en açık, net ifadesidir. Bunlar şecaat arz ederken sirkatin söylemişlerdir. Açıkça ortaya çıkmışlardır. Artı, şu anda kendilerini gizleyecek hiçbir yanları yoktur.” DİNLEMELER YASAL “Yargıda telekulak iddiaları var. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da dinleme olaylarının siyasi olduğunu belirterek, partinizle ilgili inceleme başlattı. Yeni bir kapatma davası gerekçesi olarak görüyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Erdoğan, şu cevabı verdi: “Böyle bir adımın atılıp atılmadığını bilmiyorum. Bu konuda bana ulaşan herhangi bir şey yok. Ben de sadece sizlerden bu tür şeyleri duyuyorum. Bir defa devlet tüm kurum ve kuruluşlarıyla çalışır. Anayasa’da, yasada belirlenen neyse bu noktada da adımlar atılır. Şu anda yürütmenin atmış olduğu adımlar var. Ve bu atmış olduğu adımlar dikkat edilirse hiçbirisi yasaya aykırı bir adım değildir. Herhangi bir mahkeme kararı olmadan atılmış bir adım söz konusu değildir. Eğer yargının ilgili kurumları ve yetkilileri mahkemelerin vermiş olduğu kararları tanımıyorsa burada yanlış yaklaşım tarzının kime ait olduğunu çok açık, net görüyoruz. Öncelikle yargının temsilcileri, mensupları bu noktada mahkemelerin vermiş oldukları kararlara kendilerinin uymaları gerekir. Bizden her zaman bunlar nasıl bekleniyorsa kendilerinin de aynı şekilde buna uymaları gerekir.” MEKTUP GELMEDİ Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakınız, şahsımla alakalı işte geçenlerde ortaya çıktı. Beni de hiçbir mahkeme kararı olmadan, farklı yerden, farklı yerlerden, kimlerin olduğu tabii çıkacak ortaya, dinledikleri ortaya çıktı. Ve bununla ilgili olarak kimlerin dinlediği ortaya çıktı, şimdi bununla ilgili yine bir yargı süreci var. Tüm bunlar açık, ortada. Ve yargının mensupları da şimdi bunu itiraf ediyorlar, ‘evet’ diyorlar. ‘Bu ülkede başbakan dinlendi’. Tüm bu gerçekler ortada iken nasıl olur da kalkıp benim partimle ilgili böyle bir yakıştırmayı yaparlar? Bunu çok çirkin bulurum. Partime kimse böyle bir yanlışı, böyle bir yasa dışı bir uygulamayı yakıştırma hakkına sahip değildir. Böyle bir şeyi kimse müdellel (kanıtlı, kanıtlanmış) hale getiremez. Kaldı ki bu partinin zaten bir görevi değil. Hukuk dışında herhangi bir şey söz konusu olamaz.” Erdoğan, bir gazetecinin, “Islak imza ile ilgili bugün üçüncü bir ihbar mektubu ortaya çıktı. Sizin çevrenizdekilerin de fişlendiği iddiası var ve o mektubun size de gönderildiği belirtiliyor...” demesi üzerine, “Hayır. Bana gelmiş herhangi bir CD veya mektup söz konusu değil. Öte yandan Telekomünikasyon İletişim Başkanı (TİB) Fethi Şimşek’in, “Başbakan’ın dinlenildiği” şeklindeki sözleriyle ilgili geçen hafta Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına bilgi verdiği belirtildi. Bu arada Başbakan Erdoğan’ın, eşi Emine Erdoğan ile birlikte İtalya’ya gittiği bildirildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 4. Özürlüler Şûrası’nın yapıldığı Bilkent Otel’de salona girişinde engelli bir gençle sohbet etti. Engelliler yalnız değil Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bilkent Otel’de düzenlenen, “4. Özürlüler Şûrası”nın açılışında yaptığı konuşmada, göreve geldiklerinden bu yana milletin kendilerinden beklediği ciddiyet ve duyarlılık içinde özürlülük konusunda hem mevzuat, hem de uygulama açısından önemli bir değişim sürecini yaşadıklarını söyledi. Erdoğan, “Eğer sosyal devletsek, bunun gereği verilmesi gereken hakları tüm vatandaşlarına vereceksin. Bu bir iane değil, bir lütuf değil, bir görevdir, bir sorumluluktur” dedi. Başbakan Erdoğan, millet olarak her türlü sorunu çözebilecek kapasiteye sahip olunduğunu dile getirerek, “Bu mesele hepimizin ortak meselesidir. Toplumsal dayanışma ve paylaşma kültürümüz, esasen bunu bizlere bir sorumluluk olarak zaten yüklüyor. Yeter ki çözebileceğimize inanalım. Yeter ki devletin millete bakışı özürlü olmasın. Burası çok önemli, yeter ki siyasetimiz, demokrasimiz özürlü olmasın” diye konuştu. Yusufça seçimi en güzel cevap Başbakan Erdoğan, Burdur’un Gölhisar ilçesine bağlı Yusufça beldesindeki seçimi değerlendirdi. Erdoğan, CHP lideri Baykal’ın seçimden önce kendisine Yusufça’dan cevap vermesini istediğini hatırlatarak, “Gördüğünüz gibi yüzde 47 küsur oyu AK Parti aldı. Ben Yusufça’ya gitmedim. Ama kendileri bütün çevredeki belediye başkanlarının hepsini de yanın alarak Yusufça’ya gittiler. Onlar da yüzde 20 ile üçüncü parti oldular. Benim halkımın kimi nasıl değerlendirdiğini çok açık ve net görüyoruz” dedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102595
    % 1.49
  • 5.6822
    % -0.05
  • 6.3496
    % -0.44
  • 7.0798
    % -0.04
  • 260.062
    % -0.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT