BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Büyük bir müjde...

Büyük bir müjde...

Merhaba! Daha önceki sohbetlerimizde, “2000’de sürprizlerimiz birbirini izleyecek” demiş ve ‘Türkiye 2000’ ile başlatmıştık.



Merhaba! Daha önceki sohbetlerimizde, “2000’de sürprizlerimiz birbirini izleyecek” demiş ve ‘Türkiye 2000’ ile başlatmıştık. 4. sayısıyla tanıştığınız magazin ekimiz, her hafta ‘mükemmel’e doğru biraz daha yaklaşırken; ailemize dahil olan yeni okuyucular da bizi mutlu ediyor. ‘Magazin ekibimiz’i kutluyoruz. * * * ...Ve şimdi ‘yeni bir müjde’ zamanı... Promosyon yerine, her zaman ‘kalıcı ve sosyal hizmetleri’ tercih eden gazeteniz Türkiye yine ‘tam yerine noktayı koyuyor...’ Türkiye; bir-iki gün içinde gazete sayfalarından ve TV ekranlarından duyacağı bu müjde ile sarsılacak. Zira şimdiye kadar böyle bir hizmet görülmedi. Türkiye’DEN ÇİFTE HİZMET Köşemiz, böyle bir hizmetin detaylarını anlatmaya müsait değil. Ama şu kadarını söyleyelim: Hem, size milyonlarca liraya mal olacak bir kanuni mecburiyetten kurtulacaksınız, hem de zor gününüzde bizi yanınızda bulacaksınız. Bu büyük hizmete kavuşmak için ise hiçbir fedakârlık yapmayacaksınız. “Çünkü Türkiye okuyucusu olmak bir ayrıcalıktır” Sizler ‘güzel’ olan her şeye lâyıksınız... ÇEÇENİSTAN’DA YALNIZ KALDIK Başta ABD olmak üzere hiç bir ülke ve kuruluş, Çeçenistan’da yaşanan son Rus vahşetine gereken tepkiyi göstermedi. Birçok konuda abartılı bir takipçilik yapan TV ve gazetelerimiz de nedense bu drama ilgisiz kaldı. Dünyanın her tarafını bir radar gibi tarayarak ‘haber’ değeri olan her olayı kamuoyuna yansıtması gereken medyamızın ‘boynu’ maalesef doğuya dönmüyor. Çeçenistan’daki vahşete “Rusya’nın iç işidir” yorumunu yapan Ecevit’e -haklı olarak- tepki gösterenler, aynı anlayışa dayanan bir haber politikası uyguladılar. MEDYA NEREDE Peki bizim ‘kılı kırk yaran’ medyamıza ne oldu? Şu kış günlerinde, binlerce kadın ve çocuğun maruz kaldığı muamele nasıl sîneye çekilebilir. ‘İnsan hakları’nın ateşli savunucuları nerede?.. Yoksa ‘insan’dan ‘insan’a fark mı var? Biz; Çeçenistan’da yaşanan trajediyi ‘ısrarla’ size aktaran tek gazete olmamayı arzu ederdik. Basınımız, Kosova’daki Sırp vahşetine gösterdiği örnek tepkiyi burada da ortaya koyabilseydi, belki Çeçenler bu kadar zor duruma düşmeyecekti. BİR MANŞETİN HİKÂYESİ Dışişleri Bakanı İsmail Cem Lüksemburg ve Brüksel’de AB ile ilgili görüşmeler yürütüyordu. ‘Avrupa’ tecrübeli muhabirimiz Vakur Kaya; daha görüşmeler sürerken ‘gündemi yakaladı’. Dış Haberler Müdürümüz Hayrettin Turan’ın da şahsi gayretleriyle ‘özel’ haber Çarşamba günü sabahtan masamızdaydı... Konu Türkiye için çok önemliydi... Yıllardan beri sürüncemede bırakılan AB yardımlarına; Helsinki Kararları çerçevesinde işlerlik kazandırılmıştı. Uzun vadeli bu mutabakat; Türkiye’ye her yıl ortalama bir milyar dolarlık AB yardımı gelmesi demekti. * * * Bu özel ve güzel haberi ilk baskımızdan itibaren manşete taşıdık. İlerleyen saatlerde temaslarını tamamlayan Dışişleri Bakanı Cem, yaptığı değerlendirme çerçevesinde bu konudan bahsetti. Anadolu baskılarımız için basılan gazetemizde çoktan yerini alan bu haberi geç saatte duyan birkaç gazete, son baskılara ‘ufak-tefek’ yetiştirebildi. “Türkiye, okumak ayrıcalıktır” tespitimizi bir kere daha doğrulayan bu habere emeği geçen bütün arkadaşlarımızı kutluyoruz. HACI ADAYLARINA HEDİYEMİZ VAR Şu günlerde tatlı bir heyecanla; hayatının en anlamlı yolculuğuna hazırlanan hacı adaylarımız için biz de ‘anlamlı’ bir hediye hazırladık. Yazarımız Mehmet Oruç, Peygamberimizin hac yolculuğuna nasıl hazırlandığını, nelere dikkat ettiğini araştırdı. Bu paha biçilmez bilgileri bugünden itibaren ‘Hazret-i Muhammed’ köşemizde yayınlamaya başlıyoruz. Mukaddes yolculuğa hazırlananlar bu köşeyi mutlaka okusun ama hazırlanmayanlar da okusun. Zira bu mukaddes mekanlara ‘çağrılanlar’ gidiyor ama genellikle de ‘o arzu ile yananlar’ çağrılıyor. SÖZ SAVUNMANIN Şu şehirler arası otobüsler ve şoförleri... Onlarsız yapamayız, tenkit etmeden de duramayız. Hemen hemen bütün kazaların faturasını onlara çıkarırız. “Bir kere de bu insanları dinleyelim” dedik... İrfan Özfatura, günlerce Esenler Otogarı’nı mesken edindi. Şoförlerle hasbihal etti, dertlerini kaydetti, “Dikiz Aynasından” manzarayı seyretti... Biraz da nostaljik bir çerçevede kaleme alınan bu diziyi de ilgiyle izleyeceğinizi tahmin ediyoruz. * * * Mutlu bir hafta geçirmeniz dileğiyle...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT