BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Veriler ve doğrular

Veriler ve doğrular

Ekonomiye ait verilerin ne manaya geldiğini anlamak kolay değildir. Hele bizde olduğu gibi bir “veri” kargaşası yaşanıyorsa... Hükümetin finans ve maliyesinden sorumlu kadrolarının çizmiş oldukları pembe tablolar, giderek kızarmakta; hatta çeşitli oranlarda morluklara da rastlanmaktadır.



Ekonomiye ait verilerin ne manaya geldiğini anlamak kolay değildir. Hele bizde olduğu gibi bir “veri” kargaşası yaşanıyorsa... Hükümetin finans ve maliyesinden sorumlu kadrolarının çizmiş oldukları pembe tablolar, giderek kızarmakta; hatta çeşitli oranlarda morluklara da rastlanmaktadır. Kağıt üzerinde muharebe kazanmak kolaydır. Ancak iş uygulamaya dönüştüğünde; kazanmak ve kaybetmenin kardeş oldukları hatta iç içe yaşadıkları görülecektir. Ekonomimizin alârm verdiğine dair kanaatler giderek yaygınlaşmaktadır. Hele ocak ayı enflasyon oranları açıklandıktan sonra bu kanaatler kökleşmiştir de... Çok çeşitli konularda büyük bir uyum gösteren “Ecevit Hükümeti”nin hiç olmazsa enflasyonu frenleme hususunda başarılı olmasını isterdik. Ancak eldeki verilerden çok, yaşanan doğrular sebebiyle bu isteğimize ulaşılamadığı anlaşılmaktadır. “IMF” antlaşmaları (stand-by) sorasında faizlerde gözlenen düşüşün suni olduğu anlaşılmaktadır. Gerçi hazinenin düzenlediği iki ayrı ihalede ulaşılan rakamlar makul gibi görünmektedir. Ne var ki faizlerin giderek baş kaldıracağı intibaı doğmaktadır. 1999 yılı şirket gelirlerinin büyük bir bölümünü oluşturan faiz ve repo gelirlerindeki saadet zinciri tam olarak kırılamamıştır. Dikkat edilirse döviz fiyatlarındaki dalgalanmaların arkasında faizlere olan güvensizlik saklıdır. Hele dış borçların ulaştığı üç rakamlı milyar dolarlar düşünüldüğünde; mevcut durum sermayeye güven vermemektedir. Ödenmesi gereken borçlarla tahsili düşünülen alacaklar (vergiler) neredeyse denk durumdadır. Bütçeyi dengelemeyi başaramayan elliyedinci hükümetin, tahsilât ve ödeme dengesini koruyabilmesi mümkün değildir. Aralık 1999 dönemine sıkıştırılıp tıkıştırılan zam ve vergilere rağmen ocak ayı enflasyonu kontrol edilememişse, bu taktirde plân hedeflerine ulaşılması sadece hayâl değil, “ham hayâl” olacaktır. Sanayi üretiminde gözlenen geçici iyileşmeler genel manâda yeterli sayılamaz. Kaldı ki büyüme hedefinin plânlandığı gibi gerçekleşmesi de mümkün görülmemektedir. Büyüme hazını ‘sıfır’la#da tutabilmek bile başarı sayılacaktır. Bize göre “eksiler”in tek haneli rakamlara hapsedilmesi bile zordur. Demek ki bize pembe tablolar çizen ekonomi kurmaylarımız “renk körlüğü” ile mâlûl!.. Peki ne yapılabilir? Beyaz bayrak çekerek teslim olmak çözüm değildir. Hele “Ört de ölem!” demek bize yakışmaz. Öyleyse ekonomik hedeflerin vakit geçirilmeden revize edilmesi ve “veri”lerle değil; “doğru”larla amel edilmesi gerekir. Vatandaşın kafası karışık! Sermayenin önü karanlık! Buna rağmen de; “çıkmayan canda ümit var!” derler. Bari ümitleri kırmayın ve Umutları boşa çıkartmayın
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT