BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Siyasete pazar molası

Siyasete pazar molası

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, pazar günleri TV kanallarında siyasi tartışma programlarına yer verilmesini istemiyor. “Hane halkının birlikte olduğu bir günde ekranlarındaki siyasi polemiklerden dolayı gına geldi herkese” diyor. Tabii, Çiçek’in bir de önerisi var. Pazar günleri hepimizin zevkle izleyebileceği ve örnek alabileceği başarı hikâyelerini anlatan programlara yer verilmesi. Çiçek, nice ilkokul, ortaokul mezunu insanların başarıdan başarıya koştuğuna işaret ediyor ve ardı ardına iş dünyasından isimler sıralıyor.



Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, pazar günleri TV kanallarında siyasi tartışma programlarına yer verilmesini istemiyor. “Hane halkının birlikte olduğu bir günde ekranlarındaki siyasi polemiklerden dolayı gına geldi herkese” diyor. Tabii, Çiçek’in bir de önerisi var. Pazar günleri hepimizin zevkle izleyebileceği ve örnek alabileceği başarı hikâyelerini anlatan programlara yer verilmesi. Çiçek, nice ilkokul, ortaokul mezunu insanların başarıdan başarıya koştuğuna işaret ediyor ve ardı ardına iş dünyasından isimler sıralıyor. Sayın Çiçek yerden göğe kadar haklı. Hakikaten saatlerce süren kısır siyasi tartışmaların ekran başındakilere vereceği bir şey yok; moral bozmaktan, gelecekle ilgili karamsarlığa düşürmekten başka. Sayın Çiçek, şu sözleriyle olayın vahametini ne güzel anlatıyor: “Ben de siyasetten ekmek yiyorum ama bu kadar olmaz ki!..” Siyasetçiler de dahil, gerginliklerden ve polemiklerden uzak, keyifle zaman öldürebileceğimiz bir günü özlemeyen insan yoktur, herhalde. İş, medya patronlarına düşüyor. Nasıl karar verirler bilemem ama reyting için insanlara eziyet etmenin bir anlamı yok!.. İster ağla, ister çıldır Miami’de daire fiyatları 35 bin dolara gerilemiş. Milyon dolarlık evler 100 bin dolara satılıyormuş. Bu evleri almak için koşanlar ise bizim beyaz Türklermiş... İstanbul’da piyasaya sürülen ve 147 bin Euro’ya satılan genişliği 246, yüksekliği 152 cm olan dünyanın en büyük televizyonuna büyük rağbet varmış... “Zenginler Fuarı”na özel jetle gelen Endonezya Eski Başkanının eşi 1.5 milyon dolarlık mücevher almış. Bayan Sukarno dünya jet sosyetesinin önde gelen isimlerindenmiş... Erol Akyavaş’ın “Kuşatma” adlı tablosu 2 milyon 100 bin liraya alıcı bulmuş. Başka bir tablo Mavi Senfoni de geçenlerde 2 milyon 700 bin liraya satılmıştı... 2010 Rusya Güzellik yarışmasını kazanan genç kızın tacı elmas ve inci ile işlendiği için 1 milyon dolar değerindeymiş... Bu arada Ankara’da su borcu yüzünden 4 gün hapis yatan kör ve yatalak Dursun Amca, “Suçumuz fakir olmak” diye dert yanıyor... Eskişehir’de de kanser hastası çocuğunun ilaç parasını karşılamak için hırsızlık yapmak zorunda kalan çaresiz baba, ihtiyacı olan 500 lirayı karşıladıktan sonra çaldığı mücevherlerin geri kalan kısmını sahibine iade ediyor... Dünyanın gerçekleri bu işte; gerisi yalan, dolan... Grek, sana yardım gerek Boğazına kadar borç batağına saplanan Yunanistan çıkış arıyor. Yunanistan Milli Bankası’nda açılacak hesapta toplanacak bağışlarla bütçe açığı kapatılacakmış. Bu ülke ile tarihten gelen bir ilişkimiz var, sınır komşumuz. Bu şartlar ışığında biz kucak açmayalım da, kim kucak açsın. Açacağımız kampanyalarda toplanacak paraları komşuya aktarabiliriz. Resmî ve sivil yardım kuruluşlarımız hemen harekete geçmeli. Yunan halkını ve Papandreu’yu, Almanların vereceği bir Cent’e muhtaç hale gelmekten ve adaları haraç-mezat satmaktan kurtaralım. Evelallah, böylece komşumuzu kısa zamanda düze çıkarırken biz de “komşu hakkı”na riayet etmiş oluruz. Haydi, pamuk eller cebe!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91445
    % -1.5
  • 5.4513
    % -0.73
  • 6.1428
    % -1.25
  • 7.0355
    % -0.45
  • 211.13
    % -0.42
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT