BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çok itici bir adam?!.

Çok itici bir adam?!.

Bu soruların hiç birine cevap alamamış, bu yüzden daha da öfkelenmiş, hırslanmıştı.



Bu soruların hiç birine cevap alamamış, bu yüzden daha da öfkelenmiş, hırslanmıştı. - Gel şuraya iki lokma bir şey ye... - İstemem, canım istemiyor. - İyi ya madem acıkınca yersin. Nasıl olsa evdesin... Ters ters baktı Şehnaz. Annesi kararlı görünüyordu. Hıçkırıklar yeniden üşüştüler boğazına. Hırsla bağırdı bilinçsizce: - Nereye kadar engel olacaksın, nereye kadar yöneteceksin beni... Cengiz en iyisini yaptı bırakıp gitmekle seni. İşte o anda bir yıldırım düştü sanki. Kalakaldı Seher lokması elinde. Titrediğini hissetti. Alev alev yanıyordu sanki. Öyle çaresiz baktı ki Şehnaz’ın yüzüne, genç kız ufak bir tereddüt yaşadı konuşmak üzereyken. Ama aldırmadan devam etti hemen: - Benim hayatıma karışma artık. Ben Şahin’i seviyorum... * * * Hazım yüzünden o hiç eksik olmayan alaycı ifadeyle güldü: - Demek sevmedin o adamı ha? Hah, hah, hah... Ben de sevmem herifi ama iş ilişkisi bu. Cengiz saygıyla mırıldandı: - Çok itici bir adam patron... Ters bir herif... - Öyledir, öyledir... İşi de öyle... Şahin’den bahsediyorlardı. Cengiz artık iyice alışmıştı Hazım’ın yanındaki hayata. Birkaç kere daha uyuşturucu kuryeliği yapmış, her seferinde de bayağı yüklü paralar almıştı patronundan mükafat olarak. Artık dilediği gibi bir hayatı vardı. Cebinde silahı, cüzdanında parası, karışanı, görüşeni olmadan, çocukluğundan beri hayal ettiği heyecanlı, macera dolu bir ortamın güçlü insanı olarak hayatını sürdürüyor ve yaşadıklarından da memnun görünüyordu. Ne Afyon geliyordu aklına, ne anası, ne de kardeşi. Sanki onları hiç tanımamış, hayatında öyle insanlar yokmuş gibiydi. . Babasının katiline olan kini de gün geçtikçe külleniyor, hatta ara sıra bu olay olmasaydı bu hayata kavuşmasının imkansız olduğunu düşünüyordu: - Adam iyi mi yaptı ne babamı öldürmekle... diye geçiriyordu aklında. Sonra vicdanı böyle düşündüğü için kendisini rahatsız ediyor, aceleyle uzaklaştırıyordu bu tür fikirleri kafasından. Tek bir amacı vardı. İleride kendi çetesini kurmak. Hazım gibi güçlü bir patron olmak. Bunun için bu işin inceliklerini iyice öğrenmesi gerekecekti. Sabırla dikkat ediyor, Hazım’ın verdiği kararları kafasında irdeliyor, işini son derece ciddiye alıyordu. - Sen yarın yine bir mal götüreceksin, Bu sefer Kartal’a. Hemen iskelenin arkasında bir depo var. Orada bekleyecekler. Parayı alıp geleceksin. Haydi bakalım göreyim seni. Patronunun gösterdiği ilgi ve güvenden son derece memnun, başıyla “olur” işareti yaparak çıktı dışarıya. Bir sigara yaktı çıkar çıkmaz. Artık yabancı sigara içmeye, markalı ve son derece şık giyinmeye başlamıştı. Parası boldu nasıl olsa. O güne kadar sadece filmlerde imrenerek baktığı bir sürü şey elinin altındaydı artık. Akşamüstü serinlemek için Tarabya otelinin rufuna gidip bir iki kadeh bir şeyler içiyor, cebindeki para önündeki her kapıyı açıyordu. Zaten yaşından en az beş yaş büyük gösterirdi, bu da işine yarıyor, kimse onun on sekizinin içinde olduğunu anlamıyordu... Ertesi gün erkenden geldi Hazım’ın yanına. Adresi ve götüreceği malı aldı. Siyah bir bond çantanın içindeydi uyuşturucular. Hepsi yüzer gramlık paketler halindeydi. Hazım bir kez daha ikaz etti kapıdan çıkarken: - Dikkatli ol. Bir aksilik olursa beni tanımıyorsun, sakın konuşmayacaksın, seni elbet kurtarırız başına bir şey gelirse, sakın korkup ötme!.. Kendinden emin bir şekilde başını salladı, sırıtarak: - Merak etme patron, güven bana... Dışarıda çok sıcak vardı. Saat henüz on bile olmamıştı ama ortalık kavruluyordu adeta. DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99370
    % -0.47
  • 5.6109
    % -2.33
  • 6.3463
    % -2.11
  • 7.3974
    % -2.47
  • 237.819
    % -2.27
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT