BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ekonomide Batman olayının benzerleri

Ekonomide Batman olayının benzerleri

Son haftaların kamuoyunu en çok meşgul eden konularından biri de Batman Valiliği’nce ithal edilen silâhlar oldu.



Son haftaların kamuoyunu en çok meşgul eden konularından biri de Batman Valiliği’nce ithal edilen silâhlar oldu. Çeşitli görüşlerin ileri sürüldüğü bu konunun nirengi noktasını; ülke menfaatleri gerektirdiği zaman bilinen ve alışılmış hukuk kurallarının dışına çıkılıp çıkılmayacağı teşkil etti. Hukukun çizdiği şablonun hiçbir şekilde dışına çıkılamayacağını savunanlarla ülke yararı sözkonusu olduğu zaman suç sınırına kadarki alanda hukuki tartışmaya açık her türlü davranış ve işlemleri sakıncasız görenler arasında ortaya çıkan ihtilaflı olayların ekonomik hayatımızdaki benzerlerine geçmişte biz çok rastlamış ve çoğunun içinde görevli olarak rolümüz bulunduğu halde Allah’a şükür başımıza “bir şey” gelmemişti. Çeşitli güçlüklerinin yanında aslında devlet hizmetinin en zor tarafı; kanunlara uyulmadığı ithamına maruz kalmamak için devlete gereken hizmeti tam olarak yapmamanın vicdani sorumluluğundan kaynaklanır. Ülkesini seven her üst düzey bürokratın çalışma hayatındaki en büyük huzursuzluk kaynağını teşkil eden bu manevi özeleştirinin yapılmasına sebep olan olayların olumlu sonuç vermesinin mutluluğu ne kadar çok olursa, aksi durum da o kadar ıstıraplı olur. Bu noktada şans ya da şanssızlık insanın son söylediği kelimelerdir. İşte ekonomiyle ilgili şanslı olduğumuz bir olay: 1967 yılı, biz o sırada Hazine genel sekreteri idik. Bahara doğru bir günTürk Hava Yolları Genel Müdürü merhum Agasi Şen odamıza geldi ve jet projesine başlayacaklarını, bunun için Douglas firmasına jet uçağı sipariş edeceklerini, bunun finansmanı için ABD’de Eximbank’tan kredi alacaklarını, bu amaçla projenin yıllık programa eklenmesini ve kendilerine alımın peşinatı olan 674 bin doların tahsisini istedi. Biz hemen o zaman Devlet Plânlama Müsteşarı olan rahmetli Turgut Özal’a telefon ederek durumu anlattık. Onun projeyi yıllık programa aldıracağını vadetmesi üzerine bu gerçekleşmeden altıyüz yetmişdört bin doların transferini yaptırdık. Ayrıca, ilk alınacak uçağın yedek parça ihtiyacı için de ellibin dolar tahsis ettik. Bütün bu işlemlerin o zamanki mevzuata uygun olup olmadığı tartışmaya açıktı. Fakat işin önemi dolayısıyla, projeye hız kazandırmak maksadıyla ve memleket yararına olduğu için bu riski göze almıştık. Bilâhare bakanlardan müteşekkil iktisadi kurul söz konusu uçak alımında suiistimal olduğu hususundaki dedikodular yüzünden jet alımını iptal etti. Dolayısıyla biz de mevzuata uymamış bir memur durumuna düştük. Fakat sonra zamanın Başbakanı Sayın Süleyman Demirel’e olayı arzedip mevzuya el koymasını istedik ve onun talimatıyla uçak alımına yeşil ışık veren, başka deyimle Eximbank kredisinin alımını onaylayan Bakanlar Kurulu kararı çıkmış oldu. Neticede jet uçağı da süratle ülkeye getirildi ve jet projesi dedikodulara rağmen gerçekleşmiş oldu. İşte ilk uçağımız Topkapı’nın hikâyesi: 35 yıl önce yaşanan bu olayın bugünkü idari ve siyasi atmosfere göre değerlendirilmesi yapılsa ileri sürülecek ithamlara muhatap kişi olarak bizim “40 katır ya da 40 satır” istememiz gerekecekti. Çünkü o zamanki Türk parasını koruma kararnamesine göre kamu sektörüne dahil bir teşekkül kredili bir mal ithali sırasında peşinat ödeyecekse karşı taraftaki satıcının bunun karşılığında bir kontr garanti vermesi gerekiyordu. Biz bunu merhum Agasi Şen’e ilk reaksiyonumuz olarak belirtince o cevaben “O zaman bu iş yürümez, çünkü yapımcı Douglas firması; biz siparişi yerine getiremezsek sizin paranızı iade ederiz, bizim beynelmilel alemde onurumuz var” dediklerini söyledi. Bu durum karşısında bizim ya Agasi Şen’in talebini red ya da kabul etmemiz gereriyordu. Kabul etmemiz halinde mevcut kararnameye aykırı hareket etmiş olacaktık. Kabul etmememiz halinde ise, havayollarına ait jet uçağı alımı mümkün olmayacaktı. Bu ise THY’mizin gelişmesini engelleyecekti. Çünkü bütün dünya havayolları jet’leşiyordu. Biz sorumluluğu üzerimize alıp kararnameye aykırı olarak peşinatın transferi için Merkez Bankası’na talimat verdik ama, Sn. Demirel’in emri olmasaydı hem muhtemelen haksız yere mahkemeye sevkedilmiş olacaktık, hem de THY jetleşmede çok geri kalıp bugünkü haline ulaşmayacaktı. İşte kamu görevi yapmanın, işin içinde bulunmayanlarca başka bir deyimle eli taşın altında olmayanlarca bilinmeyen bazen acı bazen tatlı yanlarına ait anlamlı bir anı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99370
    % -0.47
  • 5.6109
    % -2.33
  • 6.3463
    % -2.11
  • 7.3974
    % -2.47
  • 237.819
    % -2.27
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT