BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mantık-duygu savaşı

Mantık-duygu savaşı

Süleyman bey için bir “mantık ve duygu savaşı” yaşıyoruz. Mantık; Demirel’in iyi bir cumhurbaşkanı olduğunu, içteki “kıpraşmaları” tecrübesiyle nötralize edip, dışta da tanınmışlığı ile temsil görevini -AGİT’te, Kafkas İstikrar Paktı’nda- iyi yaptığını söylüyor.



Süleyman bey için bir “mantık ve duygu savaşı” yaşıyoruz. Mantık; Demirel’in iyi bir cumhurbaşkanı olduğunu, içteki “kıpraşmaları” tecrübesiyle nötralize edip, dışta da tanınmışlığı ile temsil görevini -AGİT’te, Kafkas İstikrar Paktı’nda- iyi yaptığını söylüyor. Öte yandan, duygular geriye gidiyor. Mazideki sadakat merkezimiz ölçü alınınca, “ah o eski hatıralar” meydana çıkıyor. Hele ANAP’lılar için Demirel’in Özal’ın cumhurbaşkanlığı için yaptıkları akıllarına geliyor, gönüllerine düşüyor. “Alışamadık”lar duygulara egemen oluyor. (ANAP Grubu’nun tavrı bu çerçevede anlaşılır hâle geliyor.) Bazıları bir kişi için anayasa değiştirilir mi duygusunu yaşıyorlar. Evet, Demirel iyi-hoş da, bu tutum bir kez anayasayı deldirmekten bir şey çıkmaz ölçüsüne yaklaşırız, diyenler var. Clinton için bile bu yol denenmiyor ki!... Hem XXI. yüzyılda koca Türkiye başka bir aday çıkaramıyor mu? İsimler hemen zihinde belirmiyor. Bir çırpıda 5 kişinin adını bile söyleyemiyorsunuz. Bu da başka bir acı. İşte, tartışmalar böyle gidiyor. Ecevit de kendi açısından haklı. Yılmaz da. (İkincisinin şahsi beklentisi, Grubun duyguları ile örtüştüğü için malum politika çıkıyor.) Siyaset çok kaypaktır. Tarih bilenler, dünü yaşayanlar son anda yeni bir ismin “fırlayıvereceğini” bekler gibiler. Gürler Olayı’nı nazara verip, benzeri bir akıbeti yakıştıranlar da var. Ben sahnede “yapayalnız” bir Demirel görüyorum. Partisi yok, onun için lobi yapacak. (Çiller yine kendi hesabı ile destekliyor ama...) Nerede eski AP’liler? Kimse içlerinden çıkıp, bir sivil toplum platformu kurup “Demirel’i isteriz” diye sokaklara düşmüyor. Hani o Çankaya’ya ilk çıktığında Köşk’ü panayır yerine çeviren davulcular, folklorcular, mahalli giysililer? Ya o heyetler? Akın akın gelip, çikolata yiyip, hatıra fotoğrafı çektiren Çankaya turistleri? Biri Ankara’ya telgraf çekip, “Başkan’ın adamları” imajını veriyor mu? Açılışlarda el öpenler, Baba şapkası kapanlar, neredeler? Yarın Baba Güniz Sokağa dönse, askerî idare yasağındaki kadar bile ziyaretçisi olcağını sanmam. Güniz sokağa o andan itibaren Hacı Arif Bey’in müşterileri kalabalıklaştıracaktır. Bu “yalnızlık”ta Baba’nın payı yok mu? Var. O da başka yazının konusu olacak. Bu halden, şu süreçten geçen Baba’nın ikinci dönemi, ilki ile aynı olmayacak gibime geliyor. Ne bileyim, şu yıpratmayı da onu sağlamak için kasten yapıyorlar herhalde.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT