BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MÜZİK/ Türkü Baba Fatih Kısaparmak

MÜZİK/ Türkü Baba Fatih Kısaparmak

O kendine has formatı, yaşantısı ve değer yargılarıyla insanımıza örnek bir sanat adamı, gerçek bir ozan, az bulunur bir düşünür. O Fatih Kısaparmak



“Türkü Baba” lakabını hakeden, besteleri ve ürünleriyle gönüllerde taht kuran Fatih Kısaparmak, Türkiye’de sanatçı geçinenlerin halkın talepleriyle farklılık arzettiğini söylüyor. “Bab-ı Telli’den görünen Türkiye ile benim adım adım dolaşıp yüzyüze görüştüğüm Anadolu insanının talepleri ve değer yargıları çok farklı” diyen Fatih Kısaparmak felsefesi, değerleri ve müzik hayatı ile sorularımızı cevapladı. -Çizginiz hiç sapmadı? -Ben eğitimci bir ailenin çocuğuyum. Ailemden aldığım terbiye, eğitim ve birikim neyi gerektiriyorsa onu yapıyorum. Halkım da bunun karşılığını veriyor. -Son kaset kaç sattı? -Son kasetimiz sadece 6 televizyon programına katılarak yaptığımız promosyonla şu an 507 bin adet satmış durumda... Yaz aylarına kadar milyonu bulur diye umuyoruz. Çünkü ben Anadolu insanının taleplerini biliyorum. Onların değerlerine sahip çıkıyorum. -Sanatçının kültürel görevleri olduğunu düşünüyor musun? -Ben bunun kavgasını veriyorum. -Unkapanı kültürel altyapısı bomboş ürünlermle halkın önüne çıkıyor ama. -O bir tarz. Onun da alıcısı var bu ülkede... -Sanatçılarda kültürel değerlere sahip çıkan kalmadı ama Unkapanı hala ayakta... -Unkapanı halkın arabesk taleplerine cevap verebildiği, onun talepleriyle örtüşebilidiği için ayakta... Ama ben sanatçının kültürel anlamda da sorumlulukları olduğunu düşünüyorum. -Daha çok halk konserlerine önem veriyorsun Bu zamana kadar nereleri dolaştın? -Nereleri dolaşmadım ki. Türkiye’yi üç defa adım adım dolaştım. Kozan’a giderken İmamoğılu’ndan sonra önünüze çıkacak virajı bile hafızama kazımışımdır. Öte yandan Azerbaycan’dan, Bakü’ye, Almatı’dan Aşkabat’a Türk Cumhuriyetleri, Köln, Frankfurt ve Münih olmak üzere birçok Avrupa kentinde konserler verdik. Almanya’da verdiğimiz bir konserde 3200 kişilik salona 5000 kişi gelince salonun müdürü polis çağırdı. Hiç vaki değilmiş. Onlarda bu tip konserlere en fazla bin-ikibin kişi gelirmiş... - Halkımız size birçok ünvanı layik gördü: “Bay Kilim”, “Çağdaş Ozan” ve “Türkü Baba” gibi. “Türkü Baba” oluşunuz nerede ve nasıl gerçekleşti? -Öncelikle belirtmeliyim ki, “Türkü Baba” ünvanını tek başına bir kişinin taşıyabilmesi mümkün değil. Halk müziğimize gönül, ömür ve emek vermiş herkes “Türkü Baba”dır, “Türkü Ana”dır. Ben, sadece “Türkü Dostu”yum ve yalnızca oğlumun babasıyım. -Bundan sonraki hedefleriniz, beklentileriniz neler? -Ben halkımın talepleri doğrultusunda doğru bildiğim yolda türkülerimi üretmeye ve söylemeye devam edeceğim. Kaliteden, değer yargılarımızdan hele hele müziğimizin gerçek formatından tek nokta bile taviz vermeden Fatih Kısaparmak gibi yaşacağım. Kendimi bildim bileli çalışıyorum. Eşim ve oğlum Ozan ile muhteşem bir dünyam var. Bu mutluluk bozulmasın diliyorum. Çoskun Güla, bir TV programında O’nu şöyle anlatıyordu: “Çok iyi bir öğrenciydi. Düzenli ve çalışkandı. En önemlisi, anlam dünyası yaşının çok üstündeydi. Müziği, derinlemesine algılayabiliyordu. Çok sevdiği babasının beklenmedik ölümü, Fatih’i çok sarstı. Kendini bağlamasına verdi. Adeta, bağlama terapilere başladı. Güfteler yazdı, besteler yaptı. Birikimleri, O’nu kaset dünyasına çekti. Aynı zamanda da, toplum ve müzik ilişkilerini gözlemliyordu. Bir süre sonra, yaşatılmaya çalışılan halk müziğinin toplum dinamiği ile paralel seyretmediğini, yaşayan kuşağin kendi müziğini yansıtması gerektiğini açık şekilde gördü. Bu öngörü, Fatih’in müzik yaşamındaki önemli dönemeçlerden biriydi” Farklı bir ses ğ Mustafa Uysal her ne kadar yolun başında olduğunu söylese de şimdiye dek müzik piyasasında birçok başarıya imza attı. Uysal son kasediyle listeleri zorluyor. Mustafa Uysal 1955 Düzce doğumlu... Düzce Meslek Yüksek Okulu’nu bitiren Mustafa Uysal, sound’u yorumu ve seslendirdiği özgün parçalarla farkılık arzediyor. TRT beste yarışmasında Özdemir Erdoğan’ın ardından ikinci olan Mustafa Uysal, Timur Selçuk’dan nota, solfej, armoni ve şan dersleri de almış... Bir çok bestesini Edip Akbayram’ın da seslendirdiği Mustafa Uysal büyük sükse yaptığı “Ay Karanlık” albümüyle listeleri zorluyor. Mütevazi sanatçı ise “Daha yolun başındayım.” diyor. TV programcısı ve yönetmeni Süleyman Baydilli “Ozan, bu gönül yangınlarını, öteleri aydınlatan bir çıra gibi yüreğinde büyütendir. Kendi sesiyle konuşan, kendi yüreği ile sevendir ozan. Iste onlardan biri, O’nun o Asyalı, o Anadolulu türkülerinden serçeler doluşacak içimize. Neredeyse adını bile unuttuğumuz çiçekleri yeniden sevecek; riyasız hüznün ve sevdanın, riyasız ümidin, yani toprağın sesini yeniden duyacağız...” Gazeteci Mustafa Holoğlu “Sevgi, bilgi ve duygu dolu bu iddialı genç adam,milyonların sevgilisi Fatih Kisaparmak... Peki, 0 bir idealist mi, muhteris mi? Hayalperest mi, gerçekçi mi? Göz yumucu mu yoksa bağışlayıcı mı? Olumlu, ılımlı ve uyumlu bir kişilik mi; kendisiyle bile barışık olmayan bir mücadeleci mi? Ya da, siyahlar ve beyazların çarpışmasıyla oluşan fırtınalardan sıyrılmıs bir rasyonalist mi? Hepsi veya bir kısmı mı? Hiçbiri mi? Karar vermek zor Ama O Halk ozanı, türkülerin babası gerçek bir İnsan... Özgeçmişi: 1961’de Elazığ’da doğdu.Egitimci bir anne-babanın tek çocuğudur. Temel eğitim döneminden itibaren Ankara Devlet Konservatuarı ve TRT Ankara Radyosu’nda müzik; Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde ise resim çalışmalarında bulundu. Lise yıllarında, Tasvir Gazetesi adına TBMM foto muhabirligi yaptı. Başta Varlık olmak üzere çesitli edebiyat-sanat dergilerinde şiirleri, röportajları ve araştırmaları yayımlandı. Yukarı Firat Havzası’ndaki inceleme ve derlemelerini yayımladığı “Dil Folkloru Açısından Harput Ağzi” adlı eser, basılı ilk kitabıdır. 1985 yilinda besteci, söz yazarı ve yorumcu olarak profesyonel sanat hayatına atıldı. Hızla gençleşen ve kentleşen Türkiye’nin yeni kuşaklarına Halk Müziği’ni benimsetebilmek amacıyla “Çağdas türkü” formunda 200 kadar besteye imza atti. Toplumsal değerler ve problemlere duyarlığıyla da tanınan sanatçı, Erzincan, Gölcük depremleri ve Zonguldak grizu faciasinda hayatını kaybedenlerin aileleri ile Darülaceze, Unicef vb. kurumlar yararına birçok konser düzenledi. Ilk albüm çalışması olan “Kilim”le kitlelere ulasan Fatih Kısaparmak, bugüne dek, ülkenin önde gelen kurum ve kuruluşlarınca 50’den fazla ödüle layık görüldü. Fatih Kısaparmak, haber spikeri Sebnem Kısaparmak ile evlidir ve Ozan’ın babasıdır.
Reklamı Geç
KAPAT