BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > En önemli işiniz maliyet azaltma olmalıdır!

En önemli işiniz maliyet azaltma olmalıdır!

Krizi bitmez güzel yurdumuzda ne zaman ekonomik bir çöküntü yaşansa şirketlerimiz hemen; (a) eleman çıkarmaya, (b) kâğıtların arka yüzlerini kullanmaya ve (b) tuvalet kağıdı kullanımını azaltmaya yönelik tedbirlere başvururlar. Kriz sona erdikten sonra da eski tas eski hamam! Aslolan her zaman ‘tutumlu’ olmaktır...



SÜREKLİ İNNOVASYON KAZANDIRIR Maliyet azaltma süreklilik bazında yapılması gereken bir etkinliktir ve innovasyon dediğimiz konu en fazla bu alanlarda fayda getirir Dünyada Lale Devrinin sona erdiğini söylemek için ekonomi profesörü olmaya gerek yok. İş dünyasının içindeki herkes artık işlerin bundan on sene öncesindeki gibi tatlı kazançlar getirmediğini ve kolay kolay da eski günlere dönemeyeceklerini gayet iyi biliyor. Ama işin acı tarafı, hâlâ millet eski günlerin popüler söylemlerini tekrarlamaktan geri durmuyor: “Dünya markası olun, markanızı güçlendirin” falan filan. Bugünün dünyasında yapmanız gereken en önemli şeyin ne olduğunu ben size hiç dolandırmadan söyleyeyim: Maliyetlerinizi süreklilik bazında düşürmek. MARKA OLMAKLA İŞ BİTMİYOR Daha önce de vurguladım, artık dünyada her sektörde alıcılar fiyata karşı daha duyarlı hâle geldiler. Bunun sebebi bir yandan gelirlerin azalmasıyla, daha önemli olarak her ürün kategorisinde alternatiflerin süratle piyasaya çıkıyor olması. Bu tür durumlarda da tüketicinin fiyata karşı duyarlılığı artar, o nedenle de eskiden olduğu gibi tutturabildiğiniz fiyatı koyamazsınız. Marka uzmanları size marka olun fiyatı çakın diyorlar ama bana bunu yapabilen bir-iki Türk firması gösterebilirlerse çok mutlu olacağım. Bu palavraları unutun, iş hayatının gerçeklerine tutunun. İş hayatının en temel gerçeği, şirketlerin tek bir amacı olduğu ve bu amacın da para kazanmak olduğudur. Yani kârlarını maksimize etmek. Bir başka deyişle, bu sayfada size bıkmadan usanmadan verdiğim şu denklemi yönetmek: Toplam Kâr= Toplam Gelir - Toplam Maliyet. Yani her şirketin amacı bir yandan gelirlerini azamiye çıkartırken, diğer yandan maliyetlerini mümkün olan en düşük seviyelere çekmektir. Sürekli olarak. Temel amaç, iki değişken arasındaki farkı azami kılmaktır. Ama ‘markacıların’ böyle bir denklemden haberleri olmadığından, size maliyetle ilgili hiçbir şey söyleyemezler. Onlara kalırsa verin reklamı, değiştirin logonuzu, herkes sizi tanısın, bakın nasıl güzel para kazanacaksınız. Büyüklere masallar. TUTUMLU KURUM KÜLTÜRÜ GEREKİYOR Ama ne var ki ülkemizde maliyet tasarrufu hiç gündeme gelmez dersek haksızlık etmiş oluruz. Krizi bitmez güzel yurdumuzda ne zaman ekonomik bir çöküntü yaşansa şirketlerimiz hemen (a) eleman çıkarmaya, (b) kağıtların arka yüzlerini kullanmaya ve (b) tuvalet kağıdı kullanımını azaltmaya yönelik önlemlere başvururlar. Kriz bir şekilde sona erdikten sonra da eski tas eski hamam. Benim bilgim dahilinde ülkemizde “tutumluluk” bazlı bir kurum kültürü oluşturmuş şirket yok. Eğer varsa da tanımak isterim. Sizlere söylemek istediğim şu: Maliyet azaltma bir şirket için en önemli yönetim hedeflerinin başında gelir; maliyet azaltma süreklilik bazında yapılması gereken bir etkinliktir ve innovasyon dediğimiz konu en fazla maliyet azaltma alanlarında fayda getirir. O nedenle maliyet azaltmayı ve ‘tutumlu kurum’ kültürü yaratmayı her akıllı firmanın kendisine şiar etmesini öneririm. HEDEFİNİZ YÜZDE 50 OLSUN! Yenilikçi maliyet azaltma yöntemleri Size anlatacağım bu yeni yöntemler sayesinde maliyet tasarrufunda öyle yüzde 5’ler değil, yüzde 50 gibi uçuk görünen rakamları yakalayabilirsiniz Maliyet azaltmanın bilinen yöntemleri var. Ama günümüzde bu konuda bilinmeyenler bilinenlerden çok daha fazla. Hele ülkemiz şirketlerinde geleneksel maliyet indirme yöntemlerinin dışında kalan ve son yıllarda karşımıza daha fazla çıkmaya başlayan maliyet indirme bakış açıları ne yazık ki pek fazla yok. Ben bu yeni ve radikal maliyet azaltma yöntemlerinden bu sayfada ayrıntılı olarak söz ettim. Bugün de tüm radikal maliyet azaltma yöntemlerini bir arada vermek istiyorum ki, daha önceki yazılarımı kaçıranlar hepsini bir arada görebilsin. SIRA DIŞI YÖNTEMLER Maliyetlerinizi çarpıcı şekilde azaltmayı düşünen bir kurumsanız o zaman anlatacağım şu üç farklı yöntem üzerine ardı ardına çalışmalar yapmalı ve maliyet tasarrufunda öyle yüzde 5’ler değil, yüzde 50 gibi uçuk görünen rakamları hedeflemelisiniz! Bu da ancak ve ancak sıra dışı bir bakış açısıyla bakmakla mümkün olabilir. Maliyet azaltma çabalarınızda size yardımcı olabilecek ve geleneksel yöntemlerin dışında kalan yöntemler şunlar: 1. Azalt-Yok et yaklaşımı, 2. Kendin yap-Satın al yaklaşımı, 3. Süreçleri basitleştirme yaklaşımı. AZALT-YOK ET YAKLAŞIMI Bu yaklaşımdan daha önceki bir yazımda uzun uzun söz ettim, o yazıyı internetten bulabilirsiniz (www.armankirim.com). Bu yaklaşıma göre maliyetleri radikal bir şekilde azaltabilmek için bizim şekilde gördüğünüz bu dört eylemden özellikle şu ikisini kullanmamız gerekiyor: Azalt ve Yok et eylemleri. Bunu yaparken de kendimize şu soruları sormamız gerek: - Hangi unsurları sektör standartlarının çok aşağısına indirmeliyiz? - Sektörümüzde sorgusuz kabul edilen hangi unsurları tamamen yok etmeliyiz? Bu soruları sorarken ürün özellikleri, dağıtım şekilleri, paketleme gibi gerek maliyetleri ve gerekse müşteri algısını etkileyecek her şeyi, ama her şeyi göz önüne almalısınız. Ardından da, aynı müşterilerin, sunumuzun (ürün veya hizmetinizin) içinde yer almasa bile fazlaca aldırmayacakları özelliklerin neler olduğunu belirleyip bunları yeni sunumunuzdan çıkarmalı veya azaltmalısınız. Zira sunumunuzun içine koyacağınız her yeni özellik maliyetleri artıracaktır. Maliyeti azaltmak için, sizin artırmacı rekabet yarışında sunumun içine sürekli eklediğiniz ama müşterinin pek aldırmadığı özellikleri azaltmak veya yok etmek suretiyle maliyetlerinizi radikal şekilde düşürebilirsiniz. KENDİN YAP-SATIN AL KARARLARI Bu konuyu geçen haftaki yazımda uzun uzun anlattım. Çok taze olduğu için fazlaca ayrıntıya girmeyeceğim. Bu çerçevede maliyet azaltmak için yapmanız gereken şey, şirketinize rekabete nazaran farklılık yaratmayan mümkün olan her iş etkinliğini dışarıya çıkartmak, yani fasona vermek şeklinde tanımlanıyor. Bunun için öncelikle şirketinizin en detaylı bir şekilde ‘değer zincirini’ çıkarmalısınız ve ardından şirketinizin dışında belki de sizden daha ucuza ve daha iyiye yapılan mümkün olan tüm faaliyetleri dışarı vermelisiniz. Bu şekilde de ağırlıklı olarak size fark yaratacak faaliyetler üzerine odaklanır ve böylelikle de farklılığınızı daha da güçlendirirsiniz. Ama daha da önemlisi, genel giderlerinizi ve sabit maliyetlerinizi azaltıp, maliyetleri büyük ölçüde değişken maliyete dönüştürürsünüz ki bu da size çok büyük esneklik getirir. SÜREÇLERİ BASİTLEŞTİRMEK Süreç, bir girdiyi çıktıya çevirebilmek için gerekli olan iş adımlarının yan yana dizilmiş hâlidir. Her iş bir süreçtir. Ama şirketler genelde süreçlere odaklanarak değil, organizasyon şemasına odaklanarak yönetilir. Toplam Kalite Yönetimi (TKY) çalışması yapmış olan şirketlerde de durum farklı değildir. TKY çalışmalarının gereği olarak şirket-içi tüm süreçler yazılır yazılmasına da, kurumun bu süreçlere bakılarak yönetilmesi yaklaşımı yine de izlenmez. Süreçlerin yazılmasındaki amaç, genelde, kalite belgesi almaktır. SÜREÇ: Bir veya daha fazla girdinin, bir veya daha fazla çıktıya dönüştürülebilmesi için atılacak adımlar silsilesi. TEDARİKÇİ ----> GİRDİ 1. ADIM 2. ADIM 3. ADIM ÇIKTI---> MÜŞTERİ Ancak şirketlerin ‘siparişten teslimata‘ olarak tanımlayacağımız ve şirket içindeki tüm süreçlerin genelde yüzde 80’ini içeren büyük süreç üzerinde yapılacak bir iyileştirme ve basitleştirme çalışması sayesinde çok ciddi maliyet tasarrufları elde edebilmeleri mümkün. Süreç iyileştirme ve maliyet tasarrufu amaçlı süreç basitleştirme çalışmasının nasıl yapılacağını ‘Farklı Olan Kazanır’ isimli kitabımda çok ayrıntılı olarak anlatmıştım. Size bu kitapta anlatılan yöntemi kullandığınız takdirde çok ciddi maliyet tasarrufları sağlayabileceğinizi rahatlıkla söyleyebilirim. Üç yöntem birden: BackWerk Alman fırın firması BackWerk, diğer benzeri firmaların tersine 300 çeşit değil, 100 çeşit farklı ürün bulundurarak ciddi şekilde maliyet azaltıyor Sizlere daha önce de sözünü etmiş olduğum BackWerk şirketi Almanya kökenli, ama şu anda gerek Almanya ve gerekse Avusturya ile Hollanda’da çok yaygın olan bir fırın zinciri. Bizdeki Komşu Fırın benzeri, ekmek, kek, kurabiye ve kruasan çeşitleri satan ‘düşük maliyetli’ bir zincir (www.back-werk.de). Bu şirket, Almanya’da çok yaygın olan mahalle fırınlarının karşısına yepyeni bir müşteri değer önerisiyle çıkıyor. İçinde 100 farklı çeşit ekmek, pide, kruasan, kurabiye ve kek olan ‘self-servis’ marketler açıyor ve buralarda söz konusu ürünleri, benzer fırınlara kıyasla %30 daha ucuza satıyor. Düşük fiyatlı bir şirket olup aynı zamanda kâr edebilmeniz için maliyetlerinizin de radikal şekilde düşürülmesi lazım. İşte BackWerk bu çok başarılı iş modelinde maliyetlerini, yukarıda saydığım her üç yöntemi birden kullanmak suretiyle ciddi anlamda düşürüyor. Düşük fiyatlı havayolu taşımacılığı iş modeline çok benzeyen bu fırıncılık iş modelinde de benzer mantığı kullanıyor: “Daha az seçenek-daha az eleman.” FIRINCININ YAPTIĞINA BAKIN! BackWerk’in maliyetleri azaltmak için benimsediği temel ilkeler: > Mağazalar son derece gösterişsiz, dekorasyon neredeyse yok gibi. (Azalt) > Müşteriler, içinde temiz kağıt olan birer tepsi alıp, maşalarla ekmek veya kurabiyelerini tepsiye koyuyorlar. Bu şekilde servis personelinden tasarruf ediliyor. (Yok et) > Diğer benzeri fırınların tersine 300 çeşit değil 100 çeşit farklı ürün bulunduruyorlar. (Azalt) > Mağazaların pişirme bölümünde eğitimli fırıncılar çalışmıyor. Onların yerine az sayıda, deneyimsiz kişiler istihdam ediliyor. Bu kişiler, hazır gelmiş olan ve derin dondurucuda muhafaza edilen ekmekleri otomatik ayarlı fırınlarda pişirmekle ve rafları doldurmakla görevli. Geleneksel fırınlarda bu personel toplam maliyetlerin %35 ila %50’sini oluştururken, BackWerk’te %20 ila %25’ini oluşturuyor. (Azalt) > BackWerk ucuz fiyata bulduğu sürece dış tedarikçilerden iyi fiyata yarı donmuş ürünler satın alıyor. (Outsource et) > Mağazaların bilgisayarlı kasaları gün içinde o güne yönelik olarak hangi ürünün ne kadar satacağına dair tahmin yapabiliyor. Bu tahmin bilgilerine göre de gün içinde hangi üründen ne kadar pişirmeleri gerektiğine karar veriyorlar. Bu sayede gün sonunda ellerinde kalan stok sadece %2. Bu rakam geleneksel fırınlarda %10 ila %15 arasında değişiyor. (Süreci basitleştir) > Mağazada tek bir servis elemanı çalışıyor, o da kasa görevlisi. Bu da haliyle maliyetleri ciddi anlamda azaltıyor. (Süreci basitleştir) Tüm bu radikal maliyet indirme çabaları sayesinde de müşterilerine %30 daha ucuza fırın ürünleri sunmak gibi muhteşem bir değer önerisi yaratıyor. Sonuçta da büyüme anlamında çok başarılı oluyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT