BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Terviye, Arefe, teşrik ve kurban gün ve geceleri...

Terviye, Arefe, teşrik ve kurban gün ve geceleri...

“Arefe Günü”, Kurban Bayramı’nın birinci gününden önceki gündür. Arefe Gecesi ise; Arefe Günü ile Kurban Bayramı’nın birinci günü arasındaki gecedir...



Dînî bayramlarımızdan birincisi olan Ramazân Bayramını 09-10-11 Eylül 2010 (01-03 Şevvâl-i şerîf 1431) Perşembe-Cuma-Cumartesi günlerinde idrâk etmiştik. Yaklaşan Kurbân bayramı ise, dînî bayramlarımızdan ikincisi. Takvîmlere göre, (16 Kasım 2010 / 10 Zil-hicce 1428 Salı günü), bu senenin Kurbân Bayramını da idrâkle şerefleneceğiz inşâallah; bayram Çarşamba, Perşembe ve Cuma günlerinde de devâm edecek. [Allahü teâlâ, necîp milletimizin ve bütün Müslümânların, sıhhat ve âfiyet içerisinde nice bayramlara kavuşmalarını nasîp buyursun.] “TERVİYE” GÜNÜ Zilhicce ayının 8. gününe [ya’nî takvîmlere göre yarınki Pazar gününe] “Terviye Günü” denir. O güne “Terviye=suya kandırmak” denmesinin sebebi, hacıların o gün Zemzem suyundan çokça içip kanmalarındandır. [“Terviye”, tefekkür mânâsında da kullanılmaktadır.] O gün, hacılar Mekke’den Minâ’ya çıkarlar. Bir hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Bir Müslümân, Terviye günü (Arefe gününden bir önceki gün, Zilhicce ayının 8. günü) oruç tutarsa ve günâh söz söylemezse, Allahü teâlâ, onu elbette Cennete sokar.” AREFE GÜNÜ VE GECESİ İbrâhîm aleyhisselâm, Zilhicce ayının 8. gecesi, rüyâsında; “Kendi oğlunu keser hâlde” gördü. Sabâh olunca, “Rü’yâ şeytânî midir, yoksa Rahmânî midir, ya’nî Allah tarafından mıdır?” diye terviye ve tefekküre dalıp, o günü tefekkürle geçirdi. “Arefe gecesi” olduğunda kendisine; “Emrolunduğun şeyi yerine getir” buyurulunca, Allahü teâlâ tarafından olduğunu bildi. Bildiği için o güne, bilmek [bildi] anlamına gelen “Arefe” dendi. Arefe sâdece, Zilhicce’nin 9. günüdür; başka günlere “Arefe” denmez. [Tabîî ki Kur’ân-ı kerîmde de belirtildiği gibi, Cenâb-ı Hak, İsmâîl aleyhisselâm yerine fidye olarak büyük bir koç göndermiştir.] “Arefe Günü”, Kurban Bayramı’nın birinci gününden önceki gündür. Arefe Gecesi ise; Arefe Günü ile Kurban Bayramı’nın birinci günü arasındaki gecedir. Her mübârek geceye hürmet olunduğu gibi, bu geceye de saygı göstermelidir. Bilindiği üzere, İslâmî literatürde gece önce gelir, gündüz sonra gelir, ama 4 gün bundan müstesnâdır. Bunlar da Arefe gecesi ile Kurbân Bayramının ilk üç gününün geceleridir. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: “Arefe Günü’ne hürmet ediniz! Çünkü Arefe, Allahü teâlânın kıymet verdiği bir gündür.” “Arefe gecesi ibâdet edenler, Cehennemden âzât olur.” “Arefe Günü oruç tutanların, iki senelik günâhları affolur. Biri geçmiş senenin, diğeri ise gelecek senenin günâhıdır.” “Arefe Günü 1000 İhlâs okuyanın, bütün günâhları affolur ve duâsı kabûl olur.” [Hepsi Besmele ile okunur.] TEŞRÎK TEKBİRLERİ OKUNACAK Arefe Günü (15 Kasım 2010 Pazartesi) sabâh namazından, Kurbân Bayramı’nın dördüncü günü [Cuma] ikindi namazı sonuna kadar 23 vakitte, erkek ve kadın herkesin (kadınlar yavaş söyler) farz namazlardan sonra, selâm verir vermez; (Allahümme entes-selâm...) demeden evvel, “Tekbîr-i teşrîk”i okuması vâciptir. “Teşrîk Tekbîri” şöyledir: “Allahü ekber, Allahü ekber. Lâ ilâhe illallahü vallahü ekber. Allahü ekber ve lillahil-hamd.” Farz namazlardan başka, Bayram namazından sonra, ayrıca Bayram günlerine denk gelen Cuma namazlarından sonra da okunur. Konuştuktan sonra veya câmiden çıktıktan sonra okumak lâzım değildir. ZİLHİCCE AYI’NIN FAZİLETİ Bunları belirttikten sonra, şimdi de, bir nebze, Zilhicce Ayı’nın faziletinden bahsedelim. Kurban bayramının bulunduğu aya “Zilhicce” ayı denir. Zilhiccenin ilk on günü çok faziletlidir, ilk dokuz gününde oruç tutulması da çok faziletlidir. Onuncu günü bayramdır; bayram günlerinde oruç tutulmaz. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: “Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya, bir gecesini ihyâ etmek de Kadir gecesini ihyâ etmeye bedeldir.” “Bu günlerin her biri, fazilette 1000 güne, Arefe ise 10.000 güne eşittir.” “Allah indinde, Zilhiccenin ilk 10 gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bu günlerde tesbîhi (Sübhânallah demeyi), tahmîdi (El-hamdü lillah demeyi), tekbîri (Allahü ekber demeyi) ve tehlîli (Lâ ilâhe illallah demeyi) çok yapın (bunları çok söyleyin).”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT