BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Odun!..

Odun!..

Bir tohum daha düşer, bir filiz daha sürer ormanlık alanda... Kimsenin eli değmeden bir fidan uzar on-onbeş yılda; bir ağaç büyür otuz-kırk yılda; sonunda bir tomruk gelişir zaman içinde...



Bir tohum daha düşer, bir filiz daha sürer ormanlık alanda... Kimsenin eli değmeden bir fidan uzar on-onbeş yılda; bir ağaç büyür otuz-kırk yılda; sonunda bir tomruk gelişir zaman içinde... Peki bu ağaçlardan istifade edilmezse ne olur? Koflaşır, içleri boşalır ve bir gün devriliverirler boyları boyunca!.. * Odun demek; sıradan ağaçların ve işe yaramayan kalın dalların, rast gele dilinip doğranmasıdır. Farkında mısınız; odun kendi bilmese de, aslında ateşe hazırlanmakta ve ateş odunu özlemektedir!.. Tomruklar ise kerestelere, keresteler latalara, tahtalara çevrilmektedir... Tahtalar çeşitli yerlerde kullanılmaktadır: Çatı kaplama tahtaları, zemin döşeme tahtaları, merdiven tahtaları, mezar tahtaları... * Bir tohum daha düşer, bir filiz daha sürer ormanlık alanda... Birilerinin eli değip kendisine yön verdiği fidan uzar on-onbeş yılda; bir düzgün ağaç gelişir zaman içinde ve işte onun ahşabı, ustasının parmaklarıyla şekilden şekle girer, hizmetten hizmete koşar! Malum ki en sevilen iş; insanlığa hizmette bulunabilmek... * Gül motifli, gül kokulu, gül ağacından yapılmış bir tarak gördünüz mü hiç?.. Ya da özel göz ve rafları olan bir ahşap ecza dolabını incelediniz mi? Yanlarında iki sıra çekmeceleri, üstünde kalem bölmeleri ve okka çukurları olan, kayından bir yazı masası sizi kendine âşık etti mi?.. Hattın ender bir numunesinin hayranı olurken, onu dört yanından kuşatan el işi oyma çerçevesini de seyrettiniz mi peki, içinde barındırdığı eserle birlikte?.. Ve idrak ettiniz mi şunu: İnce ince işlenmiş ahşap “eser” olmakta, fakat el değmemiş fidan baltaya gitmekte!.. * Şimdi ben, orman kıyısına gidip; tomrukların ve odunların karşısına geçip, desem ki: “Bu yazım sizi anlatıyor!” Acaba onlar bana ne derlerdi?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT