BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye Çocuk

Türkiye Çocuk

Türkiye Çocuk dergisini en az 10 küsur yıldır görmemiştim. Çok değerli dostum, Dr. Nezih Berksoy, Türkiye ziyaretimizde derginin 30. yılını kutlayan sayısının çıktığını söyledi. Haberim olmadığını söyledim. Havaalanına bizi uğurlamaya geldiğinde Türkiye Çocuk dergisini de getirmişti.



> Washington, DC Türkiye Çocuk dergisini en az 10 küsur yıldır görmemiştim. Çok değerli dostum, Dr. Nezih Berksoy, Türkiye ziyaretimizde derginin 30. yılını kutlayan sayısının çıktığını söyledi. Haberim olmadığını söyledim. Havaalanına bizi uğurlamaya geldiğinde Türkiye Çocuk dergisini de getirmişti. Dergiyi, biz, ‘dergi’ derdik, dergi dedik mi Türkiye Çocuk dergisi anlaşılırdı. Washington’da inceleme fırsatım oldu... Türkiye Gazetesi Çocuk Dergisi’nin ilk sayısı 15 Kasım?1981?tarihinde çıktı. İlk birkaç yıl ismi bu şekildeydi. Sonra kısalttık. İsmin o şekilde olması Türkiye gazetesini duyurmak içindi. Bir çocuk dergisi çıkartma teklifini Enver Ören ağabeye yapmıştım. Kısa bir müzakereden sonra yanıma bir teknik eleman verdi. İki kişiydik. 1979’da hizmete açtığımız Bizim Sayfa’yı da iki kişiyle başlatmıştık. Eğer şu satırlar, tarihe bir derkenarsa şunu da yazmalıyız. Bizim Sayfa, Sevgili Peygamberim kitap dizisi ve BKY-Babıali Kültür Yayıncılığı hariç, başlattığımız hizmetlerden Türkiye Çocuk, TGRT ve İhlas Net, bizim tekliflerimizle doğmuştu. Türkiye Çocuk’u yayına hazırlarken Enver Ören ağabey iç kapağa Cüneyd’in fotoğrafını koymamızı ve O’nun ağzından ‘bu dergi benim için çıkıyor’ diye yazmamızı söylemişti. Öylece yaptık. İlk sayıyı 400 bin bastık. Enver ağabey bu kadar dergiyi Türkiye büroları vasıtasıyla bedava dağıttı. O zaman gazete 5 bin tirajlardaydı. Piyasada güçlü çocuk dergileri vardı. Fakat biz 150 bin bayi satışlarına kadar çıktık. Tiraj 100 bin net satışta oturdu. Enver ağabey, bir gün bir sırrı fısıldar gibi ben 5 bin tiraj bekliyordum, dedi. 20 kat fazlasını yakalamıştık. Önceleri 15 günlüktük. Sonra çok ciddi bir başarı elde edince haftalık olduk. Kadromuz da giderek gelişiyordu. Türkiye Çocuk, Türkiye gazetesi için kapıları açan bir gönül anahtarı oldu. Necip Fazıl, vefat etmişti. Onun cenaze namazına giden Enver ağabey, dönüşte bana bugün sana çok dua ettim dedi. Merakla yüzüne bakınca cenazeye giderken bir generalin arabasının arka cam önünde Türkiye Çocuk dergisini gördüm dedi. Türkiye Çocuk, peşin hüküm ve yanlış bakışları kırmıştı. Galiba, 1983’lerdi bir yıl kadar ismim dergide olmasına, okuyucu mektuplarını kendim yazmama rağmen dergi yönetiminde olmadım Dergiyi Cemalettin Ertürk’le arkadaşlara teslim ettiğimde 100 bin satıyordu. Ama bizim olmadığımız zaman içinde tiraj eriye eriye 20 binlere kadar geriledi. O noktada tekrar müdahil olmamız istendi. Yeniden 100 bin’e yakın satışlara vardık. 1985 yılında Şaban Çibir’i alıp Enver ağabeye götürdüm. Arkadaşlar artık bensiz yapabilirler diyerek müsaade istedim. Bugün Türkiye Çocuk dergisi ile büyüyenler değişik alanlarda iş sahibi ve ülke yönetimindeler. Türkiye Çocuk’la büyüyenler ismiyle bir de Facebook sayfası var. Türkiye gazetesi ve TGRT kadroları da neredeyse dergiden yetişme. Orada Yurdagün Göker, Gürbüz Azak, Vehip Sinan, Samim Utkun gibi birçok imza sahibi çalıştı, bugünün imza sahibi birçok ismi yetişti. Türkiye Çocuk, kelimenin tam manasıyla bir mektep oldu. Onu bir sütunda anlatmak imkânsız. Bir devir, bir ömür bir sütuna sığar mı? Bizden sonra bayrağı düşürmeyenlere teşekkür ederiz. Bir faniye birçok hizmete imza atma şerefini bahşeden Allahü tealaya şükür ve bu kapıları bize aralayan muhterem Enver Ören’e kalbi teşekkürlerimizi arz ederiz. Hizmetlerimiz kıyamete kadar büyüyerek devam eder inşallah. Onun için Türkiye Çocuk aylık olamaz. Ona yakışan bu ülke, hatta bu coğrafya çocuklarıyla her hafta buluşmaktır. Türkçe, Arapça, İngilizce ve Almanca bir Türkiye Çocuk yarınki nesiller için mükemmel bir yatırım demektir. * GEÇMİŞ OLSUN Başarılı bir kalb ameliyatı olan Sultan Abdülhamid-i Sani’nin torunu Şehzade Harun Efendi’ye geçmiş olsun diyoruz. Rabbim şifalar versin. Bu bir avuç emanete dikkat etmeli. Osmanoğlu soyadı da yalnızca bu sülaleye münhasır kılınmalıdır. Bir zaman sonra alakasız insanlar Hanedan’a nisbet kurmaya kalkışabilirler.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT