BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Yemen’de son
Osmanlı

Yemen’de son
Osmanlı

Harp için Yemen’e giden Konyalı Muzaffer Şemsi anavatana bir daha dönemez. Orada evlenip çoluk çocuğa karışır. Oğlu Şemsi Hilmi, Yemen’deki son Osmanlıdır.



> TÜRKİYE ÖZEL HABER Mehmet Koca İSTANBUL 1 milyona yakın Türk evladının “İslam toprakları’nı düşmana karşı savunmak” için gittiği Yemen bugün tarihî bir gün yaşıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün resmen ziyaret ettiği Yemen, Osmanlı İmparatorlu’nun son vilayeti olduğunu artık ne okullardaki tarih kitaplarında görürüz ne de TV filmlerinde. 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan, Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 16. Maddesine göre, Yemen ve Asir’deki Osmanlı kuvvetlerinin en yakın İtilaf devletleri garnizonlarına teslim olması istendi. KARDEŞLERİYLE MEKTUPLAŞTI Yemen Valisi Mahmud Nedim Bey, merkezi hükümetten resmen emir almadıkça İtilaf ordularına teslim olmayacağını açıkladığında, Yemen tarihinde önemli bir yeri olan İmam Yahya, Yüzbaşı Ömer Subhi gibi isimler bu anlaşmaya uzun süre direndi. İtilaf devletleri tarafından işgal edilen Yemen yakın tarihinin en zor yıllarını işte bu dönemde yaşamaya başladı. Yemen savunması için yollanan Osmanlı askerlerinin sayısı her zaman değişti. Ancak resmi kayıtlara göre 1902-1911 yılları arası Yemen Vilayetine giden asker sayısının 1 milyonu bulduğu bildiriliyor. Bu askerler arasında yer alan Konyalı asker Muzaffer Şemsi, evli olarak geldiği Sana’dan bir daha geri dönemedi. Son Osmanlı Meclis-i Mebusan’da iki milletvekili ile temsil edilen Yemen’de, ilk TBMM seçimleri için konulan sandıklarda oy kullananların üzerine İngiliz askerlerinin ateş açtığı, çok sayıda seçim sandığının yine işgal birlikleri tarafından yakıldığı tarih kitaplarında yer almıştır. Türkiye’nin kurtuluş savaşı verdiği bir dönemde Yemen’den çıkamayan Konyalı Muzaffer Şemsi, Ahmet Fevzi paşa tarafından burada evlendirildi. Bu evlilikten doğan Şemsi Hilmi, Yemen’deki son Osmanlı vatandaşı olmaktan gurur duyduğunu söylüyor. Konya’da yaşayan kardeşleri Şemsi ve Ayten Arıduru’nun ile yıllarca mektuplaştıklarını söyleyen Hilmi Şemsi “Rahmetli babam buradan yurduna dönemeyeceğini, Anadolu’ya geçemeyeceğini anladığında bizim Türkçe öğrenmemiz konusunda fazla ısrarcı olmadı. Konya’daki kardeşlerim de Arapça bilmeyince onlarla ilişkimiz tamamen kesildi. En son 1930’lu yıllarda mektuplaşmıştık” diyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT