BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye demokratik bir anayasaya mahkûmdur

Türkiye demokratik bir anayasaya mahkûmdur

Prof. Ergun Özbudun başkanlığında bir Anayasa Komisyonu kuran TESEV, hazırlayacağı raporu seçimden önce siyasi partilere ve kamuoyuna sunacak.



Mustafa Selçuk 2007 seçimlerinin öncesinde başlayan yeni anayasa tartışmaları yaklaşan seçimlerle birlikte tekrar öne çıkıyor. TBMM’deki partilerin hepsi “yeni anayasa gerekli” derken, sivil toplum örgütleri ise, siyasi partilere seçimden önce kendi anayasa taslaklarını açıklamaya davet ediyor. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) de, Prof.Ergun Özbudun başkanlığında bir Anayasa Komisyonu kurdu. Nisan 2011’e kadar din ve vicdan hürriyeti, sivil-asker ilişkisi, ademi merkeziyetçilik, kimlikler gibi başlıklarda hazırlanacak yeni anayasa raporu siyasi partilere ve kamuoyuna sunulacak. TESEV Anayasa Komisyonunda Prof. Ergun Özbudun’un yanısıra yine 2007 seçimlerinden sonra AK Parti’nin hazırlattığı yeni anayasa taslağını kaleme alanlardan Prof. Serap Yazıcı ile Can Paker, Mustafa Erdoğan gibi isimler de yer alıyor. ANAYASA DEĞİŞMELİ DE... 82 Anayasasının değişmesini herkes istiyor. Siyasi partiler de yeni anayasa değişikliğine taraftar görünüyorlar... Lakin iş metin yazımına geldiğinde kimse kılını kıpırdatmıyor. Kılıçdaroğlu’nun CHP’si “Seçimi kazanırsak yapacaklarımızı açıklarız“dan başka bir şey söylemiyor. MHP bir metin hazırlattığını ama açıklamayacağını söylüyor. AK Parti ise “Anayasayı millet yapacak” şeklinde özetlenecek mücerret bir tarifin ötesine henüz geçmiş değil... Prof. Özbudun da buna dikkat çekerek, “Bütün siyasiler mevcut anayasadan şikayetçiler ama şikayetlerinin neler olduğunu söylemiyorlar” dedi. Anayasa metinlerinin siyasi partilerin sırrı olamayacağı ve seçimlerden önce kamuoyu ile paylaşılması gerektiği de komisyon üyeleri tarafından sıklıkla vurgulandı. MECLİS YAPAR TESEV’deki toplantıda, yeni anayasa yapmak için ortaya atılan “Kurucu Meclis” ve “doğrudan halkın anayasa yapması” gibi yöntemlerin uygulama ihtimali olmadığı da vurgulandı. Her iki yöntem de ilk anda kulağa hoş gelse bile, parlamenter demokratik yapıyı dışlamak anlamına geliyor. O halde, yeni seçilecek parlamentonun hazırlayacağı ve gerekirse halkoyuna sunulacak bir anayasa en uygulanabilir ve mantıklı çözüm olarak önümüzde duruyor. Bu durumda da, seçimden önce hangi siyasi partinin hangi prensipler çerçevesinde bir anayasa tasavvuru olduğunu bilmemiz gerekiyor. Vatandaşlık tanımı, özgürlük alanları, ifade hürriyeti, kimlik gibi konularda siyasilerin “anayasal tariflerini” her yurttaşın bilmeye hakkı var. Bir de yeni anayasanın “resmi ideolojisi” olacak mı, olmayacak mı konusu var. Zira evrensel demokrasi, anayasaların resmi ideolojilerle veya ideolojik kutsallarla tarif edilemeyeceğini söylüyor. Toplantıda vurgulandığı gibi, Türkiye demokratik bir anayasaya “mahkûm” ve bunun için hepimizin yeni anayasayı tartışabileceğimiz metinlere ihtiyacı var.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT