BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > İhtilâller ve savaşlar

İhtilâller ve savaşlar

Libya’da Kaddâfî’nin hâlâ mukavemeti, hâlâ çekilip gitmemesi, diktatörlerin ne kadar megaloman, manyak, kıyıcı, milletlerine karşı merhametsiz olduklarının kanıtıdır. Kaddâfî, 42 (kırk iki) yılla, modern çağlar (19-20. yüzyıllar) dünya tarihinde diktatörler arasında müddet bakımından 1.’dir.



Libya’da Kaddâfî’nin hâlâ mukavemeti, hâlâ çekilip gitmemesi, diktatörlerin ne kadar megaloman, manyak, kıyıcı, milletlerine karşı merhametsiz olduklarının kanıtıdır. Kaddâfî, 42 (kırk iki) yılla, modern çağlar (19-20. yüzyıllar) dünya tarihinde diktatörler arasında müddet bakımından 1.’dir. Üsteğmen rütbesinde stajyer bir subay, şerefli biyografi sahibi mücâhit kralı Bursa’da tedavide iken, Libya’ya el koydu, milletinin başına çöreklendi. Petrole dayanarak yarım asra yakın her türlü acayip atraksiyonlarla dünya gündeminden düşmedi. Diktatörlerden kurtulma kasırgası, Asya-Afrika’da şiddetini azaltmadan devam edeceğe benziyor. Sırada hangi ülkenin bulunduğu konuşuluyor. Ancak, bahis konusu devletlerin diktatörlerinden kurtulmaları, elbette olumlu, şerefli bir gelişmedir, ama... Maalesef demokrasiye geçiş falan değildir. Bahis konusu devletlerin hiçbirinin -Batılı yani gerçek anlamda- demokrasiye geçebilecek tecrübesi bulunmuyor. Diktatörlerden kurtuluş, demokrasi hedefine doğru atılmış doğru bir adım şeklinde algılanabilir, fazlası mübalağadır. Bu derecede şümullü, ihtilâl benzeri dalgalanma, daha çok gençliğe dayanıyor. Bu halk hareketleri dengeleri bozup devletler arası savaşlara yol açabilir mi? Şu anda böyle bir ihtimal yok. Ancak tarihçiler, ne derece pestenkerânî sebeplerle savaş çıkabileceğini bilirler. Bilhassa ihtilâlleri izleyen savaşlar, korkutucu boyutlardadır. Devletlerin bu kadar silâhlanmaya düşmeleri hiç de olumlu gelişme değildir. Çünkü her silâh alımı, o milletin boğazından kesilmiş para ile yapılır. Ancak karşınızdaki, yanınızdaki silâhlanıyorsa, siz de silâhlanmaya mecbursunuz. 2008 dünya silâh satışı 386 milyar dolar iken, 2009’da 401 milyara yükseldi. 2010’da daha da arttı. 2009’da 401 milyarlık silâh satışının 247 milyarını -her ülkeye silâh satarak- Amerika Birleşik Devletleri gerçekleştirdi. Zaten dünya savunma harcamalarının yüzde 50’sini Amerika yapıyor. Geri kalan diğer % 50’yi 190 devlet aralarında paylaşıyorlar. 2002’den 2009’a dünya silâh satışı yüzde 59 arttı. Bu olumsuz gelişmelere, nükleer silâh hevesini de eklersek, tablonun vahâmeti artıyor.
Reklamı Geç
KAPAT