BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu şeref de Demirel’in olabilir

Bu şeref de Demirel’in olabilir

Ceza takdirinden maksat, caydırıcılıktan başka ıslahtır. Bir de ibret cephesi var.



Ceza takdirinden maksat, caydırıcılıktan başka ıslahtır. Bir de ibret cephesi var. İbret, üçüncü şahıslar için. Benzeri suçlar işlemekten korkutmak ister. Bunlar nazariyat. “Vazıı kanun” denen kanun koyucu veya yapıcısının ileriye dönük ümidleri. Ümid gerçek değil, tahakkuku beklenen hayaldir. Kitabından, makalesinden, konuşmasından, tiyatrosundan, sinemasından... dolayı cezaya çarptırılıp da hapse düşen fikir adamı, edebiyatçı, akademisyen, siyasetçi ve san’atkârdan birinin hürriyetine kavuştuktan sonra pişman olduğu görülmemiştir. 3 yıl, 5 yıl, 15 yıl zındanlarda çürüyen aydınlar oldu. Onlardan teki bile dışarı çıkınca ıslah olduğunu, suçlu olduğunu bu yüzden cezayı hak ettiğini ifade etmedi. Kimse özür dilemedi... Aksine içerde geçirdikleri zamanda bilendiler. Hırslandılar. Hınçlandılar. Öyleyse kanun koyucu ham hayal peşindedir. Kanunlar, entellektüelleri fikrinden caydırılamaz. Bu mantık, uygarlık olgunluğunu yakalayamamış ülkelere mahsustur. O ülkelerde bu cezalardan bir adım öncesi karakolda falakaya yatırılmaktır. Türkiye’de düşünür, yazar, siyasetçi... Münevver insan, karakolda çok dayak yemiştir. Ağız-burun kırmalar, ayak tabanlarını patlatıp yürüyemez hale getirmeler ve daha neler ve neler o kişinin komünistliği, mürteciliği veya benzeri ithamlar adına yapıldı. Bugün bile TBMM üyeleri, karakol basıp “filistin askısı” denen işkence aletleri yakalıyorlar. Türkiye’nin de aralarında yer almak istediği çağdaş dünya, düşünmeyi, düşündüğünü yazmayı, düşündüğünü konuşmayı yasaklayan bütün engelleri kaldırmıştır. Beyne kelepçe vurulamaz. İnsanlar hapse konabilse bile beyin, faaliyetine serbestçe devam eder. Batı, yalnızca düşünceyi cebir yolu ile başkalarına kabul ettirme teşebbüsünü suç sayarken bizde parlamenterlerin kürsü dokunulmazlığı dahi yok. Herkes Stalin, Hitler, Mussoloni dünyasından uzaklaştı. Biz, hâlâ demokratik gelişmemizi tamamlayamadık. TCK’nın 141, 142, 163. Maddelerini kaldıran Türkiye, 312 ayıbını yaşıyor. Anayasanın 69. Maddesi parti kapatma imkânı veriyor, ceza kanununun 312. Maddesi de insanları içeri kapatıyor. Yaşı 75’i bulmuş, Başbakanlık yapmış bir Necmettin Erbakan’ı fikrinden dolayı, cildler dolusu eser vermiş bir yazarı kaleme aldıkları için, ömrü kürsülerde geçmiş politikacıyı konuşması yüzünden cezalandırmak ne cezayı alanı ıslah eder, ne üçüncü şahıslara ibret olur. Sadece memleketimizi küçük düşürür. “Yargı kararıdır bir şey diyemeyiz”vari izahlar, politika piyasasının ucuz malzemeleridir. HADEP’li belediye başkanlarında yaşanan dış müdahaleye bir kere daha muhatap olunmamalı. Onun için kendisi de kritik bir seçim noktasında bulunan sayın Demirel’in demokratik öncülük yapması çok yerinde olacaktır. Cumhurbaşkanı, ağırlığını koyarak 69 ve 312’nin kaldırılmasını temin etmelidir. Turgut Özal, 141, 142, 163’ü tarihin çöplüğüne atma şerefi ile hatırlanıyor. Süleyman Demirel de 69 ve 312’yi yürürlükten kaldırma şerefi ile anılabilir. Bu yöndeki gayreti yeniden Cumhurbaşkanı seçilme şansını da arttıracaktır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT