BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Reaksiyon partisi

Reaksiyon partisi

Kemal Kılıçdaroğlu’nun işinin kolay olmadığını yazmıştık. Fakat parti içi çatışmanın daha sandıklar açılırken başlayacağını tahmin etmemiştik. Şimdi buna bir de Mehmet Haberal faktörü eklendi. İddialara göre Süleyman Demirel, Haberal vasıtasıyla CHP’ye sızmış, burada grup kuracak sayıya varmıştır.



> CHP, bir proje ve hizmet partisi değildir. O, bir reaksiyon kurumudur. Rejimin muhafızı olduğunu iftiharla dile getirir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun işinin kolay olmadığını yazmıştık. Fakat parti içi çatışmanın daha sandıklar açılırken başlayacağını tahmin etmemiştik. Şimdi buna bir de Mehmet Haberal faktörü eklendi. İddialara göre Süleyman Demirel, Haberal vasıtasıyla CHP’ye sızmış, burada grup kuracak sayıya varmıştır. Tasavvur edilen bu grup, yakında seçildikleri çatı altından koparak müstakil bir parti olacak veya DP’ye geçecektir. Eğer bu plan gerçekleşirse CHP yeniden 115’e düşecek ve dolayısıyla artış namına hiçbir şey kalmamış olacaktır. Halbuki CHP genel başkanının seçim meydanlarında ‘Haberal’ın başımızın üstünde yeri var!’ sözü daha kulaklarda çınlıyor. Böyle bir vefasızlık kendisine acı bir ders olacaktır. Hem Ergenekon sanıklarını partiye aldıkları için bir kısım seçmeni kaçırdılar ve hem de kaçma sebebi ekip, şimdi yeni kondukları daldan göçüyor. Gel de tekerlemeyi hatırlama: ‘Dal tartar kartal kalkar, kartal kalkar dal tartar!’ Şaşırmadan hızlıca söylemek lazım. Fakat Kılıçdaroğlu nasıl şaşırmasın? Sonunda kimseye yaranmamışa dönecek. Halbuki çok koşturdu, çok kavga etti, çok ter döktü.. Ve sayın Kılıçdaroğlu bir hususta klasik halk partililerden daha muhtevalı davrandı. Seçim meydanlarında Atatürkçülük pazarlamadı, laiklik istismarı yapmadı. Ama bunu yapmayarak da klasik halk partilileri kızdırdı. Onlara göre suç bununla da kalmadı. Yeni CHP dedi. İki kelimesinden biri Atatürk, biri laiklik olmadıysa aile sigortası, askerlik gibi teklifler hiç mühim değil. O halde şurada resmedilen tablo açıktır: Statükocu CHP’liler için Kılıçdaroğlu bir mücrimdir. Bu fikri sabit sahibleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nu yakında Atatürk düşmanı ilan ederlerse hiç şaşmayın. Hey gidi Kılıçdaroğlu! Bülent Ecevit bile o partiye dayanamamıştı. Yeni CHP sözünü ilk telaffuz eden Bülent Ecevit’tir. Karaoğlan efsanesiyle CHP’ye hiç alamadığı kadar oy kazandırıp birinci koalisyon ortağı yapmıştı. Buna rağmen kopmadan edemedi. Entellektüel Boyut adlı programda kendisine şunu sormuştum. ‘Neden hapisten çıkınca CHP’nin başında devam etmeyip de DSP’yi kurdunuz?’ Cevap ‘CHP kendine has partidir, bazı şeyleri aşamadım!’ CHP, bir proje ve hizmet partisi değildir. O, bir reaksiyon kurumudur. Rejimin muhafızı oluğunu iftiharla dile getirir. Rejim düşmanlığı diye bir hayali hakikat gibi görür. Muhafız, üretmez, korur. Sizi, Baykal’ı devirmek için kaldıraç olarak kullananlar işiniz bittiği için defterinizi dürme peşindeler. Dayanmanız çok zor. CHP’de bazı şeyleri aşamazsınız. Eğer dayanırsanız, eğer aşarsanız bu defa da onlar giderler. Halk Evleri’ne yerleşip oradan size ateş ederler. Tahminimiz o ki bir zaman sonra şöyle diyeceksiniz: -Boşa koşturmuş, boşa ter dökmüşüm!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT